Skip to content Skip to navigation

Bebekler Düşünebiliyor mu?

Dr. Tuba Sarıgül
15/11/2016 - 15:02

Mantıklı ve soyut düşünme insanlara özgü bir yetenek. Mantıksal düşünme yeteneğine sahip bireyler yeni karşılaştıkları durumları geçmişte edindikleri bilgileri kullanarak değerlendirir. Bebeklerde bu gelişimin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığının belirlenmesi, insanların öğrenme sürecinin doğasının anlaşılması açısından hayli önemli.

Bazı bilim insanları bebeklerdeki bilişsel işlevlerin dil gelişimine bağlı olduğunu düşünüyor. Bir bebek çoğunlukla bir yaşından önce anlaşılır bir şekilde konuşmaya başlayamaz. Ancak bazı araştırmacılar bebeklerin konuşmaya başlamadan önce de düşünebildiğini öngörüyor.

Nesneler, olaylar ve fikirler arasında ilişki kurma ve benzerlikleri belirleyebilme soyut düşünme yeteneğinin önemli aşamalarından biridir. Okul öncesi yaştaki çocukların soyut düşünebilme yeteneğine sahip olduğu kabul ediliyor. Ancak bu yeteneğin bebeklik döneminde gelişmeye başladığını gösteren araştırmalar var. Örneğin birbirinin aynı ve birbirinden farklı oyuncak çiftleri gösterilen 7-9 aylık bebeklerle yapılan bir araştırmada, bebeklerin benzer ve farklı nesneleri tanıyabildiği ve birbirinden ayırabildiği belirlendi.

Ayrıca araştırmalar bebeklerin istatistiksel değerlendirmeler yapabildiğini gösteriyor. 6-8 aylık bebeklerle yapılan araştırmada bebeklere %80’i kırmızı, %20’si ise beyaz toplarla dolu bir kutu gösterildi. Ardından kutudan rastgele beş top seçildi. Bebekler seçilen topların dördünün beyaz, bir tanesinin kırmızı olması durumunda -topların dördünün kırmızı, birinin beyaz olması durumuna göre- daha fazla şaşırdı (bebeklerin bir görüntüye daha uzun süre bakması, o olayın bebeklerin dikkatini daha fazla çektiği anlamına geliyor). Yani bebekler seçilen topların renklerinin oranının kutudaki topların renklerinkiyle uyumlu olmamasını doğal karşılamıyor. Bu durumun bebeklerin farklı olasılıklar arasında değerlendirme yapabildiğini ve ilişki kurabildiğini gösterdiği düşünülüyor.

Yani bebeklerin bilişsel yetenekleri sanıldığından daha gelişmiş olabilir.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz duyu organlarımız aracılığıyla çevreden bilgi toplar ve hafızaya kaydeder. Bu bilgiler de çevreyi algılama, problem çözme ve davranış geliştirme gibi işleri gerçekleştirmek için kullanılır. Bilgileri bazen anlık olarak, bazen kısa, bazen de uzun süre hafızamızda tutarız.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Aralık 2019 probleminin çözümüne ve Ocak 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni doğan bebeklerde görülen genetik sağlık sorunlarından biri, sinir hücrelerinin etrafında miyelin kılıfın olmamasıdır. Sinir hücrelerinin işlevlerini yerine getirmesine yardımcı olan bu koruyucu kalkan olmadan doğan bebeklerin el ve ayaklarında kısmi felç ortaya çıkabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Kasım 2019 probleminin çözümüne ve Aralık 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, insanların hiçbir sağlık sorunu yaşamadan az uykuyla yetinebilmesini sağlayan bir genetik mutasyon keşfetti.

Beyin ve Sinir Bilim

Heyecanlandığımızda ya da kaygılandığımızda beynimizdeki amigdala bölgesi, tıpkı bir tehlike ile karşılaştığımızdakine benzer şekilde, stres-heyecan sistemi olarak da bilinen sempatik sinir sistemini etkinleştirir ve adrenalin salgılamaya başlar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ekim 2019 probleminin çözümüne ve Kasım 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz hiç mola vermez, sürekli çalışır. Hayati fonksiyonları düzenler, çevreden algılanan uyarıları değerlendirir ve bilişsel becerilerden sorumludur. Beynimizde farklı işlevler için farklı sinir hücreleri vardır. Hafıza da özel bir grup sinir hücresinin yeniden etkinleşmesiyle oluşur. Peki, bu özel sinir hücrelerini diğerlerinden ayıran nedir?

Beyin ve Sinir Bilim

Anılar ve yaşam tecrübeleri sanki ayrılmaz ikililermiş gibi görünür. Ancak bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda Nature Neuroscience’ta yayımladıkları bir makalede, beyinlerindeki sinir hücrelerini uyararak laboratuvar hayvanlarının zihninde yapay anılar oluşturmayı başardıklarını açıkladı.