Skip to content Skip to navigation

Bebekler Uyurken Öğrenmeye Devam Ediyor

Dr. Tuba Sarıgül
05/02/2015 - 10:43

Uyku çoğu zaman beynin dinlendiği bir zaman dilimi olarak değerlendirilir. Çünkü bu süreçte duyu organlarından gelen bilgi akışı en düşük seviyededir. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar uykunun özellikle yeni öğrenilen bilgilerin beyinde kalıcı olarak kaydedilmesinde ve var olan bilgilerle ilişkilendirilmesinde önemli etkisinin olduğunu gösteriyor. Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları bu sürecin bebeklerde bile gerçekleştiğini belirledi.

Araştırmada 9-16 aylık bebeklere belirli nesnelerin görüntüleri gösterildi ve nesnelere verilen isimler dinletildi. Nesneler arasında şekil olarak birbirlerine çok benzeyen ancak aralarında renk ve boyut farklılıkları olanlar vardı. Beyin etkinlikleri incelendiğinde bu süreçte bebeklerin nesnelerin isimlerini öğrendikleri, ancak benzer nesneleri birbirleriyle ilişkilendiremedikleri yani sınıflandırma yapamadıkları anlaşıldı. Daha sonra bebeklerin bir kısmı yaklaşık 1,5 saat boyunca uyurken, diğer grup bu zamanı oyun oynayarak geçirdi. Uyuyan bebeklere uyandıktan sonra araştırmanın başlangıcındakilere benzer nesneler gösterildiğinde, bebeklerin yeni gördükleri nesneleri öncekilerle ilişkilendirebildikleri anlaşıldı. Aynı bebekler uyumadan önce bunu başaramamıştı. Uyanık kalan bebekler ise yeni gördükleri nesneleri öncekilerle ilişkilendiremedi.

Sonuçlar uykunun yeni öğrenilen bilgilerin uzun süreli belleğe kaydedilmesinde, bu bilgilerin analiz edilerek sınıflandırılmasında ve önceki bilgilerle ilişkilendirilmesinde bebeklik döneminde bile belirgin etkisi olduğunu gösteriyor.

Genelleme ve sınıflandırma yapabilme insanların sahip olduğu önemli bir bilişsel yetenek. Bu yetenek sayesinde geçmişte sahip olduğumuz bilgileri, aralarındaki benzerliklerden yararlanarak, yeni karşılaştığımız durumlara uyum sağlamada kullanabiliyoruz.

1

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2019 probleminin çözümüne ve Haziran 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, farelerin gözlerine nanoparçacıklar (boyutları metrenin milyarda biri ölçeğinde olan parçacıklar) enjekte ederek kızılötesi ışığı algılamalarını sağladı. Çalışma ile ilgili makale Dr. Yuqian Ma ve arkadaşları tarafından Cell’de yayımlandı.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Nisan 2019 probleminin çözümüne ve Mayıs 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mart 2019 probleminin çözümüne ve Nisan 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Columbia Üniversitesi’nde çalışan bir grup mühendis, insan düşüncesini sese çeviren bir teknoloji geliştirdi. Beyin sinyallerini takip eden sistem, algıladığı kelimeleri anlaşılır bir biçimde telaffuz edebiliyor. Gelecekte, konuşma sorunları yaşayan insanların bu teknoloji sayesinde iletişim kurması mümkün olabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni bilgiler öğrenmek ya da yeni bir hobi edinmek konusunda uzman olan beynimizde bu süreçte birtakım değişiklikler meydana geldiğini biliyor muydunuz? Gelin, bu süreci daha yakından inceleyelim.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Şubat 2019 probleminin çözümüne ve Mart 2019 problemine yer veriyoruz.