Skip to content Skip to navigation

Bebeklerin İlk Sözleri

Dr. Mahir E. Ocak
06/01/2017 - 16:16

Hindistan Üniversitesi’nde çalışan bir grup psikoloğun yaptığı çalışmalar, bebeklerin ilk sözlerinin görsel tecrübeleri tarafından belirlendiğini gösteriyor. Dr. Elizabeth M. Clerkin ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Philosophical Transactions of the Royal Society B: Biological Sciences’ta yayımlandı.

Araştırmacılar yaşları 8 ile 10 ay arasında değişen beş kız, üç erkek bebeğin görsel tecrübelerini kameralar yardımıyla kaydetmiş. Henüz konuşmaya başlamamış bebeklerin bakıcılarına, istedikleri zaman bebeklerin kafalarındaki kameraları açmaları ve bebeklerin görsel tecrübelerini kaydetmeleri söylenmiş. Kayıtlardan her beş saniyede bir görüntü alınmış ve her görüntüdeki beş nesnenin adı not edilmiş. Daha sonra kaydedilen isimler “ilk sözler”, “erken sözler” ve “geç sözler” olarak üç ayrı grup altında sınıflandırılmış. İlk sözler grubunda on altı aylık bebeklerin yarısı tarafından bilinen kelimeler, erken sözler grubunda otuz aylık bebeklerin yarısı tarafından bilinen kelimeler, geç sözler grubundaysa otuz aydan daha büyük bebeklerin bildiği kelimeler var. Sonuçlar, ilk sözler grubundaki kelimelerin bebeklerin en çok gördüğü nesnelerin adları olduğunu gösteriyor. Bu sonuçlar bebeklerin dil öğrenimiyle ilgili yeni bir kuramın temellerini atmanın yanı sıra gelecekte konuşma sorunlarının ya da otizmin tedavisinde de yararlı olabilir.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümünü sizlerle paylaşıyoruz: Klavdiya Tuşavina, Smena, 1938.

Beyin ve Sinir Bilim

1999’da vizyona giren Matrix filminde ana karakter Neo, Headjack olarak isimlendirilen bir beyin-bilgisayar arayüzü sayesinde Matrix dünyasına girebiliyordu. Neo’nun kafatasının arkasında yer alan bağlantı girişi sayesinde bu cihaz binlerce küçük bağlantı boyunca beynin derinliklerine ulaşabiliyordu. Headjack bilgisayarlara bağlanıyor ve bu şekilde insanlar bir sanal gerçeklik dünyası olan Matrix'e giriş yapabiliyordu.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Temmuz 2019 probleminin çözümüne ve Ağustos 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Çok acıktığınızı ve arkadaşlarınızla beraber en sevdiğiniz ev yapımı hamburgerciye gittiğinizi hayal edin. Büyük bir iştahla siparişinizi verdiniz. Ancak yan masada oturan kişi meyve suyunu höpürdeterek içiyor. Çok rahatsız oluyor ve hemen orayı terk ediyorsunuz.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2019 probleminin çözümüne ve Haziran 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, farelerin gözlerine nanoparçacıklar (boyutları metrenin milyarda biri ölçeğinde olan parçacıklar) enjekte ederek kızılötesi ışığı algılamalarını sağladı. Çalışma ile ilgili makale Dr. Yuqian Ma ve arkadaşları tarafından Cell’de yayımlandı.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Nisan 2019 probleminin çözümüne ve Mayıs 2019 problemine yer veriyoruz.