Skip to content Skip to navigation

Beslenme Alışkanlıklarımız Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?

Mehmet Şen
14/12/2018 - 18:28

Sağlıklı bir yaşam için sağlıklı beslenmek önemlidir. Ancak sağlıklı bir beslenmenin nasıl olması gerektiğine dair elimizde kesin bilgiler yok. ABD ve Fransa’da çalışan bir grup bilim insanı sağlıklı insanlarla sağlıklı olmayan insanların tükettikleri besinleri karşılaştırıp sağlıklı beslenmeye dair sorulara cevap bulmaya çalıştı.

Araştırmacılar Bolivya’da yaşayan Tsimane ve Moseten isimli iki ayrı toplulukla beslenme alışkanlığı üzerine bir araştırma yaptı. Tsimaneler şehirden uzakta yaşayan, Mosetenler ise daha önce şehirden uzakta yaşayan ancak zamanla şehir hayatına uyum sağlayan bir topluluk. Bu iki toplum etnik ve genetik olarak birbirlerine benzese de yaşam tarzları, yeme içme alışkanlıkları ve bedensel sağlıkları birbirlerinden farklı.

Araştırmaya 1299 Tsimaneli ve 229 Mosetenli katıldı. Araştırmacılar her iki gruptan katılımcılara da son 24 saatte besin olarak ne tükettiklerini sordu. Araştırma beş yıl sürdü.

Sonuçlar Tsimane grubundaki bireylerin tükettikleri besinlerden günlük 2433-2738 kalori enerji aldığını gösteriyor. Tsimane grubu günlük 376-423 gram karbonhidrat, 119-139 gram protein ve 40-46 gram yağ tüketiyor. Besinlerden elde ettikleri enerjiyi ağırlıklı olarak karmaşık yapıdaki karbonhidratlardan (%64) alıyorlar. Karbonhidratları ise proteinler (%21) ve yağlar (%15) takip ediyor. Ayrıca Tsimane grubunun tükettiği besinlerin çeşidi Moseten grubuna göre daha az.

UC Santa Barbara - Tsimane grubundan bir kadın pirinç topluyor.

Tsimane grubunun besinlerinin üçte ikisini pirinç ve plantain (muzgiller familyasından bir bitkinin meyvesi) gibi karbonhidratların, %16’sını farklı balık türlerinin, %6’sını avladıkları hayvanların ve %8’ini hazır market ürünlerinin oluşturduğu belirlendi. Tsimane grubunun tükettiği besinlerin çeşidi daha az olmasına rağmen ihtiyaçları olan vitamin ve minarelleri genel olarak yeterli ölçüde vücutlarına alıyorlar. Örneğin Tsimane grubunda kalsiyum minerali ile D, E ve K vitamin seviyeleri biraz düşük olsa da kalp-damar sağlığı açısından önemli olduğu düşünülen potasyum, magnezyum, selenyum gibi minerallerin seviyesi ve tükettikleri besinlerdeki lif oranı yüksek.

Moseten grubundaki bireyler ise besinlerinde daha fazla kızartma yağı, işlenmiş şeker ve tuz kullanıyor.

Tsimanelerin günlük aldıkları kalori miktarı Moseten grubundan daha yüksek. Ayrıca daha hareketli bir hayat tarzına sahipler. Örneğin Tsimane grubundaki bireyler günde ortalama 17.000 adım atarken Moseten grubundaki bireylerin günlük ortalama adım sayısı 5100.

UC Santa Barbara

Tsimanelerin aldıkları kalorinin yani enerji miktarının yüksek olmasının nedeni tükettikleri besinlere erişmek için harcadıkları enerjinin Mosetenlerden çok daha fazla olması. Mosetenler herhangi bir çaba göstermeden yiyeceklerini marketten hazır olarak alırken Tsimaneler avcılık, toplayıcılık, çiftçilik, balıkçılık gibi zorlu işlerde çalışarak besinlerini elde ediyorlar. Tsimanelerin bu zorlu işleri yapmak için ihtiyaç duydukları enerjiyi alabilmek için gün içinde Mosetenlerden daha fazla besin tüketmesi gerekiyor.

Tsimanelerin daha yüksek kalori almalarının nedeni sadece daha fazla enerji harcamaları değil. Tsimaneler doğal ortamda yaşadıkları için daha fazla hastalık tehlikesi ile karşı karşıyalar ve bu yüzden Mosetenlerden daha dayanıklı olmak zorundalar. Tsimaneler hastalıklarla mücadele etmek için Mosetenlere göre vücutlarında daha fazla enerji depoluyor ve bu nedenle günlük olarak daha yüksek kalori alıyorlar.

Geçmişte yapılan çalışmalar Tsimaneler arasında kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, obezite, diyabet gibi sağlık sorunlarının görece daha az görüldüğünü gösteriyor. Araştırmacılar Tsimanelerin nişasta gibi karmaşık yapıdaki karbonhidratlar açısından zengin beslenmesinin, lifli yiyecekler tüketmesinin, daha az yağ, tuz ve işlenmiş şeker kullanmasının, ayrıca fiziksel olarak aktif bir hayat tarzına sahip olmalarının bu durumun nedeni olduğunu düşünüyor. Mosetenlerin ise değişen beslenme alışkanlıklarına ve hareketsiz yaşam tarzlarına bağlı olarak kilo alma, kalp-damar ve şeker hastalıklarına yakalanma risklerinin arttığı düşünülüyor.

Tsimanelerin karbonhidrata dayalı beslenme şekillerinin dünyada başka örnekleri de var. Japonya’ya ait Ryukyu Adası’nda yaşayan yerli insanların beslenme şekli olan Okinawa diyeti de yüksek oranda karbonhidrat tüketimi içeriyor ve bu diyet kalpte bulunan atardamarları koruyor. Bu iki beslenme şeklinin ortak özelliği karmaşık yapıdaki karbonhidratları içermesi.

Okinawa diyetinde tüketilen tatlı patates

Şehir hayatına uyum sağlayan Mosetenler daha az karbonhidrat içeren besinler tüketiyor ve daha az kalori alıyorlar. Bunun yanı sıra Mosetenlerin tükettiği besinlerin çeşidi (örneğin meyveler, sebzeler, süt ürünleri ve baklagiller) Tsimanelerden daha fazla. Mosetenler Tsimanelerden farklı olarak asitli içecekler, ekmek, kurutulmuş et ve işlenmiş gıdalar tüketiyor.

Araştırmacılar şehirden uzakta yaşayan Tsimanelerin de yakın zamanda şehir yaşamına uyum sağlayacaklarını ve Mosetenlerin sahip oldukları hastalıklara yakalanacaklarını belirtiyor. Çünkü Tsimanelerin de tıpkı Mosetenler gibi şehir hayatına geçtikten sonra daha sağlıksız beslenmeye başlayacağı öngörülüyor.

Araştırmacılar sağlıklı yaşam için tek bir beslenme alışkanlığının tek başına anahtar görevi görmediğini düşünüyor. Beslenme ve sağlık arasındaki ilişki düşünülenden daha karmaşık olabilir. Araştırmacılar hangi besinleri tükettiğimizin yanı sıra ne kadar tükettiğimize de dikkat etmemiz gerektiğini söylüyor. Günlük enerji ihtiyacımızı karşılamaya yetecek kadar besin tüketmek en ideali olabilir. Zararlı olduğu düşünülen işlenmiş gıdalara erişimin bu kadar kolay olduğu günümüzde insanların bu alışkanlıklardan vazgeçmesi ise hiç de kolay değil.

Posteri büyütmek için üzerine tıklayın.

Vücudumuzun sağlıklı kalabilmesi ve işlevlerini düzgün şekilde yerine getirebilmesi için çeşitli besin maddelerine ihtiyaç duyarız. Bu maddeleri alabilmek için doğru yiyeceklerden doğru miktarlarda tüketmek gereklidir. Bu beslenme düzeni sağlıklı ya da dengeli beslenme olarak isimlendirilir.

 

Kaynak:

 

Yazar Hakkında:
Mehmet Şen
Orta Doğu Teknik Üniversitesi İlköğretim Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü
Araştırma Görevlisi

 

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

17 Aralık 1903’te, ABD’li Wright kardeşler tarafından bir hava aracı ile gerçekleştirilen ilk uçuşun üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. O tarihten itibaren hızla gelişen havacılık teknolojileri bugün insanlara yerden ortalama 11-12 kilometre (36.000-40.000 feet) yüksekte uçma imkânı sunuyor.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar plasentadan elde edilmiş, Cdx2 olarak adlandırılan kök hücrelerin kalp krizi geçirmiş farelerde yeniden sağlıklı kalp hücrelerine dönüşebildiğini gösterdi.

Tıp ve Sağlık

Yakın zamanda doktora gittiyseniz hastane duvarlarında şöyle bir uyarı ile karşılaşmış olabilirsiniz: “Doktorunuza antibiyotik yazması için ısrar etmeyin”. Peki, bu uyarı neden yapılıyor? Neden antibiyotik kullanıyoruz? Antibiyotikler tehlikeli mi? Gelin, bu soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Tıp ve Sağlık

Rochester Teknoloji Enstitüsünde çalışan Nicholas Conn, Karl Schwarz ve David Borkholder, konjestif kalp yetmezliği hastaları için yararlı olacak bir klozet oturağı geliştirdi. Çeşitli ölçüm cihazlarıyla donatılmış oturak, henüz semptomlar ortaya çıkmadan hastanın sağlığındaki bozulmaları tespit edebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Ergenlik dönemi bilişsel, fiziksel ve duygusal olarak çok hızlı değişimler geçirdiğimiz, kendine has özellikleri olan bir dönemdir. Peki, bu dönemde beslenme konusunda nelere dikkat etmek gerekiyor?

Tıp ve Sağlık

Prof. Dr. Ramazan Akdemir ile üç boyutlu yazıcıyla üretilen eriyebilen damar stenti projesi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tıp ve Sağlık

“Her şeyin azı karar çoğu zarar” denir. Bu söz bağışıklık sistemimiz için de geçerli olabilir. Çünkü bağışıklık sisteminin aşırı aktif olması otoimmün hastalıklara (öz bağışıklık hastalıkları) sebep olabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Sindirim sistemimizi yakından tanıyıp yiyeceklerin vücudumuza girdikten sonra hangi süreçlerden geçtiğini ve nasıl enerjiye dönüştüğünü öğrenmek i

Tıp ve Sağlık

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan bir grup araştırmacı, sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri öldürmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Dr. Hokyung K. Chung ve arkadaşlarının Prof. Dr. Michael Z. Lin önderliğinde yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Tıp ve Sağlık

Geçmişte yapılan araştırmalar, yüksek tansiyonun hafif bilişsel bozukluklar ve demansla ilişkilendirilebileceğini göstermişti. Peki, bu doğru mu?