Skip to content Skip to navigation

Beynimiz Kaslarımız Gibi Yorulur mu?

Dr. Tuba Sarıgül
26/08/2017 - 10:00

Kasların yorulması güç üretme kabiliyetlerinin azalması olarak tanımlanabilir. Kaslar yoğun bir etkinlik sırasında dinlenme durumuna göre 100 kat fazla enerji tüketir. Enerji ihtiyacını sağlayan kaynakların tükenmesi ve enerji elde edilen mekanizmalar sonucu oluşan maddelerin kas dokusunda birikmesi kasların yeterince kasılmasını engeller. Ancak kaslarımızın dayanıklılık sınırını belirleyen etkenler arasında beynimiz de var. Kaslara kasılma uyarısı sinir hücreleri aracılığıyla beyin tarafından gönderilir ve bu hücreler kasın kasılma sıklığını ve gücünü kontrol eder. Sinir hücreleri tarafından iletilen sinyallerin gücünün yeterli olmaması ya da sinyallerin kas hücrelerine ulaşamaması kasların yeterince kasılamamasına neden olur. Kaslarımızdaki yorgunluğun sebebi beynimizin yorulması olabilir.

Girdiğimiz bir sınav sonrasında ya da zor bir karar vermemiz gerektiğinde yani belirli bir konu üzerinde uzun süre düşündüğümüzde zihnen yorgun hissederiz. Beynimiz toplam vücut ağırlığımızın %2’sini oluşturmasına rağmen, vücudumuzun harcadığı toplam enerjinin %20’sini kullanır. Yani beynimiz çok çalışan bir organımız. Araştırmalar karar verme süreçlerinde beynin daha fazla enerji harcadığını gösteriyor. İnsanlar belli bir konu üzerine odaklandıklarında dışarıdan gelen diğer uyarıları görmezden gelme eğilimi gösteriyor. Bu nedenle bazı bilim insanları beynimizin de kaslarımız gibi çok çalıştığında daha verimsiz olmaya başladığını düşünüyor.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Çok acıktığınızı ve arkadaşlarınızla beraber en sevdiğiniz ev yapımı hamburgerciye gittiğinizi hayal edin. Büyük bir iştahla siparişinizi verdiniz. Ancak yan masada oturan kişi meyve suyunu höpürdeterek içiyor. Çok rahatsız oluyor ve hemen orayı terk ediyorsunuz.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2019 probleminin çözümüne ve Haziran 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, farelerin gözlerine nanoparçacıklar (boyutları metrenin milyarda biri ölçeğinde olan parçacıklar) enjekte ederek kızılötesi ışığı algılamalarını sağladı. Çalışma ile ilgili makale Dr. Yuqian Ma ve arkadaşları tarafından Cell’de yayımlandı.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Nisan 2019 probleminin çözümüne ve Mayıs 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mart 2019 probleminin çözümüne ve Nisan 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Columbia Üniversitesi’nde çalışan bir grup mühendis, insan düşüncesini sese çeviren bir teknoloji geliştirdi. Beyin sinyallerini takip eden sistem, algıladığı kelimeleri anlaşılır bir biçimde telaffuz edebiliyor. Gelecekte, konuşma sorunları yaşayan insanların bu teknoloji sayesinde iletişim kurması mümkün olabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni bilgiler öğrenmek ya da yeni bir hobi edinmek konusunda uzman olan beynimizde bu süreçte birtakım değişiklikler meydana geldiğini biliyor muydunuz? Gelin, bu süreci daha yakından inceleyelim.