Skip to content Skip to navigation

Beynin Kapasitesi Zannedilenden Çok Daha Fazlaymış

Dr. Mahir E. Ocak
29/03/2017 - 08:34

Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCLA) çalışan Dr. Jason J. Moore ve arkadaşları, Science’ta yayımladıkları makalede beynin kapasitesinin daha önce zannedilenden onlarca kat daha fazla olduğunu gösterdi.

Sinir sistemini oluşturan hücrelerin (nöronların) soma olarak adlandırılan bir gövdesi ve dentrit olarak adlandırılan, gövdeden dışarıya doğru uzanan çok sayıda kolu vardır. Geçmişte doğru olarak kabul edilen görüşe göre, nöronların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan elektrik sinyalleri somalarda üretilir, dentritlerin işleviyse sadece pasif olarak bu elektrik sinyallerini iletmektir. Her ne kadar somaların elektrik sinyalleri ürettiği laboratuvar ortamında doğrulanmış olsa da dentritlerin işlevinin gerçekten de sadece pasif olarak sinyalleri iletmek olup olmadığı deneylerle test edilememişti. Doğal davranışlar sergileyen hayvanların dentritlerine yerleştirilen elektrotlar sinir hücrelerinin ölmesine neden oluyordu. UCLA’da çalışan araştırmacılar bu sorunun üstesinden gelebilmek için elektronların dentritlerin içine değil, yakınına yerleştirildiği yeni bir yöntem geliştirmiş. Deneyler, dentritlerin zannedilenin aksine sadece pasif bir biçimde elektrik sinyallerini iletmediğini, aynı zamanda somalar gibi elektrik sinyalleri ürettiğini de gösteriyor. Hatta dentritler bilişsel süreçlerde somalardan çok daha aktif bir rol oynuyor. Science’ta yayımlanan sonuçlara göre fareler uyurken beyinlerindeki dentritler somalardan beş kat daha aktif. Fareler hareket halindeyken bu oran ona çıkıyor. Ayrıca dentritler somaların aksine büyük potansiyel salınımları da üretebiliyor.

Araştırma ekibinin lideri Dr. Mayank Mehta, dentritlerin toplam hacmi somalarınkinin 100 katından fazla olduğu için, elde edilen sonuçların beynin kapasitesinin geçmişte zannedilenin yüz katından daha fazla olduğu anlamına geldiğini söylüyor.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Çok acıktığınızı ve arkadaşlarınızla beraber en sevdiğiniz ev yapımı hamburgerciye gittiğinizi hayal edin. Büyük bir iştahla siparişinizi verdiniz. Ancak yan masada oturan kişi meyve suyunu höpürdeterek içiyor. Çok rahatsız oluyor ve hemen orayı terk ediyorsunuz.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2019 probleminin çözümüne ve Haziran 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, farelerin gözlerine nanoparçacıklar (boyutları metrenin milyarda biri ölçeğinde olan parçacıklar) enjekte ederek kızılötesi ışığı algılamalarını sağladı. Çalışma ile ilgili makale Dr. Yuqian Ma ve arkadaşları tarafından Cell’de yayımlandı.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Nisan 2019 probleminin çözümüne ve Mayıs 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mart 2019 probleminin çözümüne ve Nisan 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Columbia Üniversitesi’nde çalışan bir grup mühendis, insan düşüncesini sese çeviren bir teknoloji geliştirdi. Beyin sinyallerini takip eden sistem, algıladığı kelimeleri anlaşılır bir biçimde telaffuz edebiliyor. Gelecekte, konuşma sorunları yaşayan insanların bu teknoloji sayesinde iletişim kurması mümkün olabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni bilgiler öğrenmek ya da yeni bir hobi edinmek konusunda uzman olan beynimizde bu süreçte birtakım değişiklikler meydana geldiğini biliyor muydunuz? Gelin, bu süreci daha yakından inceleyelim.