Skip to content Skip to navigation

Bir Kilogram Bakırın Korsan Ganimetleri Arasında İşi Ne?

Nurulhude Baykal
10/07/2018 - 16:45

ABD’de uzunluk ölçüsü olarak metre yerine yard, feet ve inç; kütle ölçüsü olarak kilogram yerine pound ve ons gibi metrik olmayan ölçü birimlerinin kullanılması dikkatinizi çekmiştir. Peki, ABD’de bu ölçü birimlerinin kullanılmasında Karayip korsanlarının da payı olduğunu biliyor muydunuz?

Joseph Dombey 1794 yılında, ABD’li devlet adamı Thomas Jefferson’a metrik uzunluk ve kütle ölçü birimlerini tanıtmakla görevlendirildi. Dombey, Karayip korsanlarına esir düşüp hayatını kaybetmese, ABD bu ölçü birimleri ile bir yüzyıl önce tanışacak ve belki de halk metrik birimlere daha kolay uyum sağlayıp İngiliz ölçü birimlerini kullanmaya istekli olmayacaktı.

ABD’nin Büyük Britanya’ya karşı verdiği Bağımsızlık Savaşı’nda onlara destek olan Fransa, ABD ile ticari ilişkilerini geliştirmek istiyordu. Farklı tarihlerde ABD Başkanlığı ve ABD Dışişleri Bakanlığı görevlerini de yürüten Jefferson ise ülkesindeki ölçü birimlerinde belirli bir standart olmamasından rahatsızdı. ABD’nin kuruluş aşamasında eyaletlerin bu konuda birbirinden bağımsız hareket etmesi söz konusuydu. Örneğin o dönemde, ilk olarak Hollandalı kolonicilerin yerleştiği New York’ta Hollanda sistemi, New England’da ise İngiliz sistemi kullanılıyordu. Bu durum ülke içindeki ticarette bile sorun oluşturuyordu. ABD’de standart ölçü birimlerinin kullanılması hem yurt içi hem de yurt dışı ticareti kolaylaştıracaktı. Jefferson Fransa’da o yıllarda yeni yeni sistematik hale getirilen ondalık tabanlı metrik sistemden haberdar olmuştu ve bu sistemin ABD için uygun olabileceğini düşünüyordu. Fransa ile bu konuda iletişime geçip metrik ölçü birimlerinin örneklerini istedi.

Bu amaçla daha önce botanik araştırmaları için Güney Amerika’ya seyahat etmiş, deniz yolculuğu konusunda deneyimli Joseph Dombey görevlendirildi. Dombey, bir metre ve bir kilogramı sembolize eden iki bakır nesne ile yolculuğa çıktı. Dombey hem bir botanikçi olduğu için ticareti yapılacak tarım ürünlerinin kalitesini değerlendirebilecek hem de yetkin bir bilim insanı olduğu için ABD Kongresi’ni yeni Fransız standartlarını kabul etmeye ikna edebilecek kapasitedeydi.

Ancak Dombey görevini gerçekleştiremedi. İçinde bulunduğu gemi Karayip Denizi’nde korsanlar tarafından ele geçirildi. Dombey hayatını kurtarmak için önce sıradan bir İspanyol denizci gibi görünmek için rol yaptı ancak gerçek kimliği ortaya çıkınca korsanlar tarafından esir alındı. Korsanlar, Fransa ile fidye pazarlığı yapamadan Dombey hayatını kaybetti. Fransa’nın Dombey ile birlikte ABD’ye göndermek istediği ölçü birimleri de böylece hedefine ulaşamadı.

NIST Museum - Amerikan Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü Müzesi’nde sergilenen ve Dombey’den kaldığı iddia edilen ölçü birimi

Birtakım tarihçiler bu olayın ABD’de kullanılan ölçü birimi sistemini etkilediğini düşünüyor. Örneğin Andro Linklater Measuring America (Amerika’yı Ölçmek) kitabında, ABD Kongresi’nin Dombey’in getireceği metre ve kilogram birimlerini simgeleyen bakır nesneleri görmesi durumunda senatör ve vekillerin zihnindeki belirsizliklerin giderileceğini ve ABD’nin bugün metrik sistemi kullanmayan sayılı ülkelerden biri olmayabileceğini öne sürer.

Peki, Dombey’in Jefferson’a göstermek için yanında götürdüğü bir metrelik bakır çubuk ile bir kilogramlık kütleye ne olduğunu merak ediyor musunuz? Dombey’in gemisinden elde edilen ganimetler bir açık artırma ile satılır. Birkaç Fransız aracılığıyla bu standart ölçüler Jefferson’dan sonraki dışişleri bakanı olan Edmund Randolph’a ulaşır. Ne var ki Randolph eline geçen bakır nesnelerin önemini kavrayamaz ve bunları görmezden gelir. Bir süre sonra, kilogramlık kütle Dombey’in çağdaşı Andrew Ellicott’un mülkiyetine geçer. Uzun yıllar Ellicott ailesinde nesilden nesile aktarılan bu ölçü birimi, 1952’de Andrew Ellicott Douglass tarafından Amerikan Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü Müzesi’ne bağışlanır.

Şu an müzede sergilenen kütlenin 1794’te korsanların eline geçenle aynı nesne olup olmadığı bilinmiyor. Bununla birlikte, Dombey’e verilen bakır ölçü biriminin kütlesi muhtemelen modern kilogramı temsil eden ve bugün Fransa’da bulunan platin-iridyum nesnenin kütlesi ile tamamen aynı değil. Kilogramın tanımın yapıldığı ilk günlerde bu birimi açıklamak için “0⁰C’deki bir desimetreküp saf suyun kütlesi” tanımı kullanılıyordu. Ancak 1799’da Fransız kimyacı Louis Lefèvre-Gineau ve İtalyan doğa bilimci Giovanni Fabbroni suyun 4⁰C’de daha yoğun olduğunu ve bu nedenle bir kilogramın tanımının 4⁰C’deki bir desimetreküp saf suyun kütlesine göre yapılması gerektiğini belirtti. Aynı yıl platinden üretilen silindir şeklindeki nesnenin kütlesi bu yeni tanıma göre düzenlendi ve kilogramı sembolize etmek üzere 1799’dan 1889’a kadar standart kabul edildi.

Uluslararası Ağırlık ve Ölçü Bürosu’nda bulunan platin-iridyum Kilogram Prototipi

1889’dan itibaren platin ve iridyumdan yapılan silindir şeklindeki “Uluslararası Kilogram Prototipi” olarak isimlendirilen nesnenin kütlesi bir kilogram olarak tanımlandı. Bu nesnenin yeniden üretilen kopyaları çeşitli ülkelerde metroloji enstitülerinde bulunuyor. Ülkemizdeki Uluslararası Kilogram Prototipi kopyası TÜBİTAK’a bağlı Ulusal Metroloji Enstitüsü’ndedir.

Ülkemizde bulunan 54 numaralı Uluslararası Kilogram Prototipi kopyası

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Fizik

Söz konusu elektronlar, protonlar gibi “noktasal” parçacıklar olduğunda aynı işaretli elektrik yüklerinin birbirini ittiği, zıt işaretli elektrik yüklerinin birbirini çektiği bilinir. Ancak çok sayıda elektrik yüklü noktasal parçacığın bir araya gelmesiyle oluşan “bileşke” parçacıklarda durum farklıdır. 

Fizik

Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romer, ışık hızını belirlemek için çalışmalar yapan ilk bilim insanlarından biridir. Romer, yaptığı uzun süreli gözlemler sonucunda Jüpiter’in uydularından Io’nun iki tutulması arasında geçen zamanlarda farklılıklar tespit etti.

Fizik

Bu etkinliğimizde yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisinin farklı enerji türlerine dönüştüğünü gözlemleyebileceğimiz bir düzenek tasarlayacağız.

Fizik

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. James Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için etkili bir yöntem ararken geliştirdi. İlk yazımızda Arşimet, 12. yüzyılda yaşayan el-Cezeri ve 16. yüzyılda yaşayan Takiyüddin’in suyun yukarı taşınması için geliştirdikleri düzenekleri anlatmıştık.

Fizik

Uluslararası bir araştırma grubu, araçların arka kısımlarına hava püskürten cihazlar yerleştirerek hava sürtünmesini azaltmayı başardı. Dr. Ruiying Li ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Physical Review Fluids’te yayımlandı.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemelerden güneş enerjisi ile çalışan bir yel değirmeni düzeneği tasarlayarak enerji dönüşümünü gözlemleyeceğiz.

Fizik

Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü ve Zürih Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, aşırı derecede düşük sıcaklıklara soğutulduğunda bile suyun donmasını engelleyen bir yöntem geliştirdi. 

Fizik

Nano ölçekteki malzemelerin özelliklerinin anlaşılması için gerçekleştirdiği uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Hasan Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Gözümüz karanlık veya aydınlık ortamlarda, nesnelerin çok uzakta ya da çok yakında olduğu durumlarda net görüntüler oluşturabiliyor. Etkileyici fotoğraflar çekebilmek içinse fotoğraf makinesinde doğru ayarların yapılması gerekiyor. Gelin, görüntü oluşturma özelliğine sahip olan insan gözü ile fotoğraf makinesini karşılaştıralım.

Fizik

İletken, yüksüz iki levhanın birbirine paralel biçimde boşlukta konumlandırıldığını düşünelim. Klasik elektromanyetik kuram levhalara net bir elektriksel kuvvet etki etmeyeceğini söyler. Ancak gerçekte durum çok daha farklıdır.