Skip to content Skip to navigation

Bir Pilin Dolu mu Yoksa Boş mu Olduğunu Nasıl Anlayabiliriz?

Dr. Tuba Sarıgül
03/07/2015 - 17:47

Bir pilin dolu mu yoksa boş mu olduğu uygun elektronik cihazlar kullanılarak belirlenebilir. Ancak bunun daha kolay bir yolu olduğu söylenebilir. Princeton Üniversitesi’nden bilim insanları pillerin zıplama derecelerinin doluluk oranlarıyla ilişkili olduğunu belirledi. Journal of Materials Chemistry A dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, belirli bir yükseklikten bırakılan pillerin zemine çarptıktan sonra ulaştıkları yükseklikler doluluk oranları azaldıkça artıyor. Peki, bu durumun sebebi nedir?

 

 

 

Alkali piller günlük hayatta en sık kullandığımız pil türüdür. Çinkodan oluşan bir anot (yüzeyinde yükseltgenme tepkimesinin meydana geldiği elektrot) ve mangan dioksitten (MnO2) oluşan katot (yüzeyinde indirgenme tepkimesinin meydana geldiği elektrot) içerirler. Alkali piller kullanılmaya başlandıklarında anottaki çinko yükseltgenirken yani elektron verip artı yüklü iyon haline gelirken, katottaki mangan elektron alarak indirgenir. Alkali pillerdeki anot, kimyasal tepkimenin gerçekleştiği yüzey alanını dolayısıyla pilin verimliliğini artırmak amacıyla, çinko tozlarıyla potasyum hidroksitin karışımından üretilir. Pil boşaldıkça çinko anot yükseltgenmeye ve çinko oksit oluşmaya başlar. Çinko parçacıkları etrafında birikmeye başlayan çinko oksit, çinko parçacıklarının hareketini engelleyerek jel şeklindeki çinko elektrotun katılaşmasına yol açar. Pilin yapısındaki bu değişim alkali piller boşaldıkça zıpladıkları yüksekliğin artmasına neden olur.

Ancak pilin doluluk seviyesi %50’nin altına düşmeye başladığında pilin zıplama yüksekliğindeki hızlı artış yavaşlar ve pillerin zemine çarptıktan sonra ulaştığı yükseklik neredeyse sabit kalır. Bu durumun nedeni pilin doluluk oranı %50’ye ulaştığında çinko parçacıkları etrafında oluşan çinko oksitin, çinko parçacıklarının hareketini tamamen durdurmasıdır. Bu seviyeden sonra elektrottaki katılaşma tamamlanır.

İlgili İçerikler

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün 2017 yılı sahipleri Jacques Dubochet, Joachim Frank ve Richard Henderson oldu. Araştırmacıların, biyomoleküllerin yapılarının yüksek çözünürlükte belirlenmesine imkân veren kiroelektron mikroskobi yöntemine yaptıkları önemli katkılardan dolayı ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kimya

Deniz ya da okyanus köpüğü olarak adlandırılan...

Kimya

Harvard John A. Paulson Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Okulu’nda çalışan bir grup araştırmacı kendini onaran kauçuk üretti.

Kimya

Paket lastikleri kauçuktan üretilir. Çok eski zamanlardan beri insanlar tarafından kullanılan bir malzeme olan kauçuğun elastik, suya ve ısıya karşı yalıtım sağlayan, yumuşak ve uzun ömürlü bir malzeme olması nedeniyle günümüzde de çok geniş bir kullanım alanı var.

Kimya

Pigmentler boya, tekstil, kozmetik, yiyecek gibi maddelerin renklendirilmesinde kullanılan bileşiklerdir. Bu maddeler çoğunlukla suda çözünmez.

Kimya

Normalde çok fazla hissedilmeyen açık hava basıncının etkisini bir deneyle gözlemleyelim.

Kimya

Araştırmacılar sıvı suyun yapısı ve yoğunluğu birbirinden çok farklı iki ayrı fazı olduğunu belirledi. 

Kimya

Bitkilerin çiçekleri çoğunlukla güzel kokular yayar. Çiçekli bitkilerdeki kokulu maddeler, kolayca buharlaşabilen kimyasal bileşiklerdir.

Kimya

Kimyasal silahların izleri çevresel örneklerin (toprak, su, şarapnel parçaları, saldırıya maruz kalmış insanların kıyafet örnekleri) yanı sıra kan, doku, idrar gibi biyolojik örneklerde de aranıyor.

Kimya

Bir organik kimyacı ve bir yelkenli tekne kaptanının ortak çabaları sonucunda plastik atıkları motorine dönüştürmek için yeni bir yöntem geliştirildi.