Skip to content Skip to navigation

Bir Sonraki Uzay Üssü Ay’ın Etrafında Hareket Edebilir

Dr. Tuba Sarıgül
02/01/2018 - 17:36

NASA

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) 2020’li yıllarda görevini tamamlaması planlanıyor. Uzay teknolojilerine sahip ülkeler bir sonraki uzay istasyonunun taşıması gereken özellikleri belirlemek için çalışmaya başladı.

ISS’nin yerini alması planlanan yeni istasyonun aynı zamanda insanların Dünya’nın yörüngesinin çok uzağındaki gökcisimlerine ulaşmak için yapacakları uzay yolculukları sırasında bir üs olarak kullanılması planlanıyor. Bu nedenle istasyon Ay’ın etrafındaki bir yörüngede hareket edecek şekilde inşa edilebilir. Böylece astronotlar uzayın derinliklerine yapılacak yolculuklarda kullanılacak teknolojileri burada test edebilecek.

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Dünya etrafında yaklaşık 350 km irtifada hareket ediyor.

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) bu amaçla inşa etmeyi planladığı Deep Space Gateway isimli bir projesi var. Bu proje geleceğin uluslararası uzay istasyonu olabilir. Çünkü projenin uluslararası katılımla inşa edilmesi, yönetilmesi ve hizmet vermesi planlanıyor.

İstasyon, Dünya’nın manyetik alanının dışında olacağından, daha önceki uzay görevleri sırasında yapılamayan farklı bilimsel araştırmaların gerçekleştirilmesine imkân sağlayabilecek. Örneğin bilim insanları istasyonda Dünya’nın manyetik alanı nedeniyle yeryüzüne ulaşamayan kozmik parçacıklarla ilgili araştırmalar yapabilecek. Ayrıca istasyon Ay’a yakın olacağı için bilim insanları Ay’ın yüzeyini düzenli olarak ziyaret edip örnek toplayabilecek ve bu örnekleri Dünya’ya getirmeden istasyonda analiz edebilecekler.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Uzayda görev yapan yer gözlem uydularımızla iletişim kurmak amacıyla gerçekleştirilen Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi’nin önemli bir aşaması olan, 7,3 metre çapındaki reflektör antenin üretimi geçtiğimiz yıl aralık ayında tamamlandı.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) Mars’ın yüzeyinde yaklaşık on beş yıldır araştırmalar yapan Opportunity keşif aracının görevi sonlandı. 

Gökbilim ve Uzay

2019 TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 8 Mart’a kadar devam edecek.

Gökbilim ve Uzay

Ay’ın görünmeyen yüzüne inen ilk uzay aracıolan Chang’e-4 Ay’ın görünmeyen yüzünün bugüne kadar kaydedilen yüksek uzaysal çözünürlüklü ve en güncel görüntülerini Dünya’ya gönderiyor.

Gökbilim ve Uzay

2021’de uzaya fırlatılması planlanan James Webb Uzay Teleskobu, Büyük Patlama’dan Güneş Sistemi’nin oluşumuna kadar daha birçok konuda önemli bilgiler sağlayabilir.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı, uydu verilerini kullanarak nehir havzalarındaki su seviyelerinin değişimini tahmin etmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Konu ile ilgili bir makale Dr. Eva Boergens ve arkadaşları tarafından Journal of Hydrology’de yayımlandı.