Skip to content Skip to navigation

Birçok İşle Uğraşmak ya da Tek Bir İşe Odaklanmak

Dr. Tuba Sarıgül
02/11/2016 - 13:42

Günümüzde çoğumuz zaman problemi yaşıyoruz. Bu nedenle zamanı verimli kullanabilmek çok önemli. Bunu başarabilmek için ise çoğunlukla aynı anda birden fazla işle ilgileniyoruz. Bunun yanında modern dünyada zihnimiz -belki de farkında olmadan- birçok uyarıcıya aynı anda maruz kalıyor. Örneğin ders çalışırken telefonumuzdan e-postalarımızı kontrol ediyor, bir arkadaşımızla mesajlaşıyor ya da sosyal medya hesaplarımıza göz atıyoruz. Peki, beynimiz bu gibi durumlarda asıl yaptığımız işe yeterince odaklanabiliyor mu? Ya da aynı anda birden fazla işle meşgul olmak verimli bir süreç mi?

Aynı anda birden fazla işle uğraşmak olarak tanımladığımız olgu iki şekilde gerçekleşebiliyor. Birincisi aynı anda iki işi birlikte yapmak. Araç kullanırken cep telefonu ile konuşmak bu duruma örnek olarak verilebilir. İkincisi ise kısa zaman aralıklarında bir işten diğerine geçmek, örneğin bir sunum hazırlarken e-postaları kontrol etmek. Her iki sürecin de dikkat ve odaklanma üzerindeki etkileriyle ilgili yapılmış araştırmalar var.

İlk olarak bir işten diğerine “atlamanın” etkilerinden bahsedelim.

Bir işten diğerine geçmenin zaman olarak bir maliyeti var. Bu süreçte sırasıyla “şimdi bu işi değil diğerini yapmak istiyorum” ve “bu işi yapmak için gerçekleştirmem gereken kurallar yerine diğer işi yapabilmek için gerçekleştirmem gereken kuralları uygulamam gerekiyor” kararlarını vermek gerekiyor. Bir işten diğerine her geçiş saniye ölçeğinde zaman kayıplarına neden oluyor. Ayrıca karmaşık konular arasında geçiş yapmanın zaman olarak maliyeti daha fazla. Sürekli olarak bir işten diğerine atlamak bir kişinin üretken zamanının %40’ına kadar boşa harcanmasına neden olabiliyor. Aynı zamanda araştırmalar bu durumun zaman kaybının yanı sıra daha fazla hata yapmaya yol açtığını gösteriyor.

Aslında bu, günümüzde her yaştan insanın karşı karşıya olduğu bir süreç. Bilgi teknolojileri alanındaki gelişmeler nedeniyle aynı anda birçok işle ilgilenmek ve birden fazla konuya odaklanmaya çalışmak yaşam tarzımız haline geldi. Televizyon, bilgisayar, taşınabilir akıllı cihaz gibi teknolojiler tarafından sürekli bilgi bombardımanına tutuluyoruz. Dolayısıyla bir işten diğerine atlamanın bilişsel maliyeti artık çok daha fazla. Araştırmalar da bu görüşü doğruluyor. Stanford Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından yapılan araştırma çok fazla elektronik uyarıcıya maruz kalan kişilerin dikkatlerini toplama konusunda başarısız olduğunu gösteriyor. Bu kişiler çevrelerindeki odaklandıkları konuyla ilgisi olmayan uyarıcıları görmezden gelemiyor. 

Birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışmanın en yaygın örneği ise araç kullanırken telefonla konuşmak. Tehlikeli sonuçlara yol açabilecek bir durum olduğundan bu konu üzerine yapılmış birçok araştırma var. Sonuçlar cep telefonu ile konuşmanın sürücülerin tepkilerini yavaşlattığını gösteriyor. Böyle bir durumda şeritte kalmak, takip mesafesini korumak, trafik lambalarını ve tabelalarını algılamak zorlaşıyor. Ayrıca sürücüler bir kavşağa ya da kırmızı ışığa yaklaşırken yavaşlama konusunda problem yaşıyor. Göz hareketleri takip edilerek yapılan bir araştırma, cep telefonuyla konuşan sürücülerin doğrudan baktıkları nesnelerin yarısını algılayamadığını gösteriyor.

Yani beynimiz aynı anda iki konuya odaklanma konusunda çok başarılı değil.

Ayrı ayrı dikkat gerektiren iki konuya odaklanmanın zor olduğunu, birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışmayla ilgili problemin bu durumdan kaynaklandığını düşünebilirsiniz. Çok defa tekrarladığımız basit işleri aynı anda yapmanın görece daha kolay olduğu söylenebilir. Ancak böyle durumlarda bile iki işi aynı anda yapma konusunda tam olarak başarı değiliz. Örneğin son yıllarda sokakta yürürken akıllı telefonlarıyla ilgilenen insanların yaşadığı sorunları belki birçoğumuz tecrübe etmişizdir. Yani yaklaşık 1 yaşından itibaren her gün gerçekleştirdiğimiz bir eylem olan yürüme sırasında bile dikkatimizi farklı bir konuya odaklamanın tehlikeli sonuçları olabiliyor.

Peki, beynimiz 100 milyara yakın sinir hücresi ile aynı anda farklı birçok bilgiyi işleyebilirken, iki farklı konuya odaklanma konusunda neden başarısız?

Bazı bilim insanları bu durumun, verilerin beynimizde işlenme sürecindeki dar boğazdan kaynaklandığını düşünüyor. Beyindeki prefrontal korteks birden fazla işi aynı anda yapmamızı engelleyen dar boğazlardan biri olabilir. Prefrontal korteks beynin yürütücü işlevlerden (örneğin dikkat kontrolü, karar verme, problem çözme) sorumlu yani bir davranışın bilişsel kontrolünü sağlayan bölgesi. Neuron dergisinde yayımlanan bir araştırma iki işi aynı anda yapmaya çalıştığımızda beynin görevlerden birine öncelik verdiğini ve diğerini milisaniye ölçeğinde de olsa ertelediğini gösteriyor. Bu, aslında hiçbir zaman dikkatimizi aynı anda iki konuya odaklayamadığımız anlamına gelebilir. Araştırmada prefrontal korteksin de aralarında olduğu beynin ön lobunda bulunan bazı bölgelerin bu gecikmeden sorumlu olduğu anlaşıldı. Ayrıca beynimizin aynı anda iki konuya odaklanamamasının nedeni sadece bu görevlerle ilgili uyarıcılara tepki verme ile değil, aynı zamanda uyarıcıları algılama mekanizmalarındaki sınırlamalarla ilgili.

Ancak beynin kapasitesinin yetersizliğinin bir göstergesi gibi algılanabilecek bu durum bir konuya tam olarak odaklanmayı sağlıyor olabilir. Örneğin sınavlar sırasında dışarıdan gelen gürültüler öğrencilerin korkulu rüyasıdır. Yakın zamanda yapılan bir araştırma, bir konuya odaklandığında beynimizin diğer uyarıcılara karşı daha az duyarlı olduğunu gösteriyor. Hatta ilgilenilen uğraşın zorluğu arttıkça yani yapılan iş daha fazla dikkat gerektiriyorsa, beynin dış uyarıcılara olan tepkisi daha da azalıyor. Bu, dikkatin asıl amaç üzerinden uzaklaşmasını engelliyor. 

Her ne kadar birçoğumuz aynı anda birden fazla işle uğraşma konusunda iyi olamasak da bazılarımız bunu kusursuz bir biçimde başarabiliyor. Utah Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Prof. Dr. David Strayer ve ekibi araç kullanırken cep telefonuyla konuşmanın etkilerini belirlemek amacıyla yaptıkları araştırmada şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı. 700 kişiyle yapılan araştırmada, katılımcılardan 19’unun (yani katılımcıların yaklaşık %2,5’inin) her iki görevi de tek bir görevle ilgilenen kişiler kadar başarıyla gerçekleştirebildiği anlaşıldı. Bu kişilerin beyin aktiviteleri görevlerin zorluğu artırılmasına rağmen çok fazla değişmedi. Yani bu kişilerin beyinleri, zihinsel süreçlerin yükü artsa da, “soğuk” kalmayı başarabiliyor.

Eğer bu kişilerden değilseniz ders çalışırken Facebook, Twitter ya da Instagram hesabınıza göz atmaya karar vermeden önce tekrar düşünmenizi tavsiye ederiz.

Daha fazla bilgiye aşağıdaki kaynaklardan ulaşabilirsiniz.

 

· http://www.apa.org/research/action/drive.aspx

· http://www.apa.org/research/action/multitask.aspx

· http://www.nature.com/news/2009/090715/full/news.2009.690.html

· Ophir, E. ve ark., “Cognitive control in media multitaskers”, Proceedings of the National Academy of Sciences, Cilt: 106, Sayı: 3, s. 15583-15587, 2009.

· Strayer, D. L., Watson, J. M., “Top Multitaskers Help Explain How Brain Juggles Thoughts”, Scientific American Mind, Mart 2012.

· Tombu, M. N. ve ark., “A Unified attentional bottleneck in the human brain”, Proceedings of the National Academy of Sciences, Cilt: 108, Sayı: 33, s. 13426-13431, 2011.

· Dux, P. E. ve ark., “Isolation of a Central Bottleneck of Information Processingwith Time-Resolved fMRI”, Neuron, Cilt: 52, s. 1109-1120, 2006.

· Sörqvist, P. ve ark., “Concentration: The Neural Underpinnings of How Cognitive Load Shields Against Distraction”, Frontiers in Human Neuroscience, Cilt: 10, 2016.

 

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Çok acıktığınızı ve arkadaşlarınızla beraber en sevdiğiniz ev yapımı hamburgerciye gittiğinizi hayal edin. Büyük bir iştahla siparişinizi verdiniz. Ancak yan masada oturan kişi meyve suyunu höpürdeterek içiyor. Çok rahatsız oluyor ve hemen orayı terk ediyorsunuz.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mayıs 2019 probleminin çözümüne ve Haziran 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, farelerin gözlerine nanoparçacıklar (boyutları metrenin milyarda biri ölçeğinde olan parçacıklar) enjekte ederek kızılötesi ışığı algılamalarını sağladı. Çalışma ile ilgili makale Dr. Yuqian Ma ve arkadaşları tarafından Cell’de yayımlandı.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Nisan 2019 probleminin çözümüne ve Mayıs 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Mart 2019 probleminin çözümüne ve Nisan 2019 problemine yer veriyoruz.

Beyin ve Sinir Bilim

Columbia Üniversitesi’nde çalışan bir grup mühendis, insan düşüncesini sese çeviren bir teknoloji geliştirdi. Beyin sinyallerini takip eden sistem, algıladığı kelimeleri anlaşılır bir biçimde telaffuz edebiliyor. Gelecekte, konuşma sorunları yaşayan insanların bu teknoloji sayesinde iletişim kurması mümkün olabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni bilgiler öğrenmek ya da yeni bir hobi edinmek konusunda uzman olan beynimizde bu süreçte birtakım değişiklikler meydana geldiğini biliyor muydunuz? Gelin, bu süreci daha yakından inceleyelim.