Skip to content Skip to navigation

Biyoalgılayıcılar

Dr. Mahir E. Ocak
29/03/2016 - 15:23

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü’nden Doç. Dr. Dilek Demirkol ile hastalık tanısı ve çevre kirliliklerinin incelenmesi dâhil pek çok alanda kullanılan biyoalgılayıcılar üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

TÜBİTAK Bilim Genç: Kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

Doç. Dr. Dilek Demirkol: 28 Temmuz 1980’de İzmir’de doğdum. 2002'de Ege Üniversitesi Biyokimya Bölümü’nde lisansımı, 2004 yılında yüksek lisansımı, 2010 yılında ise doktoramı tamamladım. Doktora sırasında İtalya ve Almanya’da çalışmalar yaptım. Doktora sonrasında Avrupa Biyokimya Dernekleri Federasyonu'ndan (FEBS) kazandığım burs ile çalışmalarıma devam ettim. 2013 yılında malzeme bilimleri alanında UNESCO-L’ORÉAL Ulusal Genç Bilim Kadınlarına Destek Bursu’na ve ODTÜ Prof. Dr. Mustafa Parlar Araştırma Teşvik Ödülü'ne, 2014 yılında Fevzi Akkaya Bilimsel Etkinlikleri Destekleme Fonu Araştırma Destek Ödülü'ne ve Bilim Kahramanları Derneği Yılın Bilim İnsanı Ödülü'ne, 2015 yılında ise Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne (GEBİP) layık görüldüm. Halen Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü’nde görev yapıyorum. Uluslararası Atıf Endeksleri kapsamındaki dergilerde basılmış 84 bilimsel makalem var. Bu makalelere bugüne kadar 1300’ün üzerinde atıf yapıldı. Ulusal/uluslararası konferanslarda ise 91 civarında sunum yaptım.

TÜBİTAK Bilim Genç: Peki, araştırma konularınız neler?

Doç. Dr. Dilek Demirkol: Biyolojik moleküllerin tanıyıcı kısım olarak kullanıldığı çeşitli biyoalgılayıcıların tasarımına ilişkin çalışmalar yapıyorum. Hızlı, doğru sonuç veren ve yüksek duyarlılıkta analize imkân sağlayacak sensörlerin üretimi için yüzeyler hazırlıyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Laboratuvarınızda ne tür araştırmalar yapılıyor?

Doç. Dr. Dilek Demirkol: Araştırmalarımızın temelini glukoz, alkol, ilaçlar gibi küçük moleküllerden hastalık yapıcı mikroorganizmalar (patojenler) ya da kanser hücreleri gibi daha büyük yapılara kadar geniş bir yelpazede birçok hedefin belirlenmesine yönelik biyoalgılayıcıların hazırlanması oluşturuyor. Bunun dışında laboratuvarımızda TÜBİTAK destekli projeler kapsamında kanser hücrelerini hedef alan ilaç salım sistemleri dizayn ediliyor. Özellikle biyouyumlu ve biyobozunur materyaller, killer ve nanomalzemelerin kullanımıyla belirlenmek istenen moleküle özel tanıyıcı yüzeyler hazırlıyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Çalışmalarınızın uygulama alanları neler?

Doç. Dr. Dilek Demirkol: Biyoalgılayıcılar hastalık tanısında, yiyecek ve içecek endüstrisinde, çevresel kirliliklerin incelenmesinde, ilaçların belirlenmesinde ve biyolojik süreçlerin izlenmesinde kullanılıyor. Özellikle hızlı, kolay ve doğru ölçüm yapabilen sensörlerin geliştirilmesi son derece önemli. Ben ve öğrencilerim de daha iyi özelliklere sahip biyoalgılayıcılar geliştirmeye çalışıyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Bu alanda sanayi ile birlikte yürüttüğünüz herhangi bir proje var mı?

Doç. Dr. Dilek Demirkol: Araştırmacı olarak görev yaptığım Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli iki proje kapsamında sanayi ile ortak çalışmalarımız devam ediyor. Bunların ilkinde antioksidan, antimikrobiyal ve hücre kültürü etkinliği artırılmış bitkisel preparatlar, diğerinde ise yatay akış (lateral flow) testleri hazırlanıyor. Ayrıca son yıllarda TÜBİTAK 2209-B-Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Tezi Destekleme Programı kapsamındaki çeşitli projelerde lisans öğrencilerine danışmanlık yapıyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Araştırma grubunuzda hangi bölümlerden öğrenciler yer alabiliyor?

Doç. Dr. Dilek Demirkol: Ağırlıklı olarak lisans eğitimini biyokimya üzerine almış öğrencilerim var. Ayrıca biyoloji, kimya ve fizik gibi farklı bölümlerden mezun olmuş öğrencilere de danışmanlık yapıyorum. Temel bilimlere yatkın, araştırmaya meraklı, deney yapma isteği ve yeteneği olan öğrencilerle her zaman çalışmak isterim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Peki, bu alanda çalışacak birinin iş imkânları neler olabilir?

Doç. Dr. Dilek Demirkol: İçinde bulunduğumuz yüzyıl biyolojik bilimler ve biyoteknoloji çağı olarak kabul ediliyor. Biyokimya, biyoteknoloji ve gen teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak bu konularda çalışanların iş imkânları da artıyor. Bu alanlarda eğitim almış kişiler gıda, ilaç, tıbbi ve kimyasal maddeler, tarım ilaçları, kozmetik ve deterjan sanayileri ve fermantasyon teknolojisine dayalı sanayi kollarında; üniversitelerde; tıp, tarım ve çevre ile ilgili araştırma merkezlerinde ve laboratuvarlarında görev alabilirler.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Alışverişlerde vaktimizin çoğu gıda reyonlarında hangi ürünün daha sağlıklı olduğuna karar vermekle geçiyor. Kimi zaman doğru kararlar veriyor kimi zamansa “Acaba gerçekten ne yiyoruz?” sorusuyla eve dönüyoruz.

Biyoloji

Günümüzde olduğu gibi geçmiş yıllarda da genç bilim insanları önemli çalışmalara imza atıyordu. Hatta genç yaşlarda önemli çalışmalarda yer alarak en saygın bilim ödüllerinden biri olan Nobel Ödülü’nü kazanan bilim insanları da var.

Biyoloji

ABD’deki Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nda çalışan bir grup araştırmacı DNA dizileri üretmek için yeni bir yöntem geliştirdi. Dr. Sebastian Parluk, Dr. Daniel Arlow ve arkadaşlarının Prof. Dr. Jay Keasling önderliğinde yaptıkları araştırmanın sonuçları Nature Biotechnology’de yayımlandı.

Biyoloji

Geçmişte sıfırı kavrayacak düzeyde zekâya sadece insanların sahip olduğu düşünülürdü. Ancak bilimsel çalışmalar maymunların ve kuşların da sıfırı kavrayabildiğini gösterdi.

Biyoloji

Günlük hayatta birçok nesne veya duruma karşı korku duyabiliriz. Sinir sistemi, korku yaratan uyaranlara karşı organizmayı harekete geçirdiğinden yaşamın devamı için hayli önemlidir.

Biyoloji

Pek çok hayvan türü doğada sürüler ve kümeler oluşturuyor ve kolektif davranışlar sergiliyorlar. Hayvanların sürüler ve kümeler oluşturarak kolektif davranışlar göstermesini sağlayan, türden bağımsız genelgeçer yasalar olabilir mi?

Biyoloji

Keçiler dik yamaçlara tırmanma konusunda uzman canlılardır. En yetkin dağcılar bile kaya tırmanışı sırasında ip, kaya çivisi, çekiç, emniyet kemeri gibi güvenlik ekipmanlarına ihtiyaç duyar. Dağ keçileri ise 60 derece eğimli arazilere bile tırmanabilir.

Biyoloji

İç Anadolu Bölgesi’ndeki bitki türlerinden bazıları sadece Ankara’da bulunuyor. Haydi gelin, Ankara’dan başka yerde yaşayamayan bu bitkilerin bazılarıyla tanışalım!

Biyoloji

Bazı bitkiler vardır ki hazine niteliğindedir. Her yerde yetişmez, sadece belli bir ülkede ya da bölgede yaşarlar. Ender bulunan, sadece o bölgeye has bu bitkilere “endemik bitkiler” adı verilir. Gelin, hep birlikte ülkemizin biyolojik hazinelerini keşfedelim!

Biyoloji

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde kış ile yaz mevsimi arasındaki geçişin etkilerini gözlediğimiz nisan ayında objektiflerinizi doğada yaşanan değişimlere odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #CanlananTabiat etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar değerlendirildi ve ayın en beğenilen fotoğrafları belirlendi.