Skip to content Skip to navigation

Biyolojik Saat ve Sağlık

Nurulhude Baykal
06/05/2016 - 09:03

Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar ile ortak çalışmalar yürüten Doç. Dr. Nuri Öztürk ile çalışmaları ve kariyeri üzerine konuştuk.

TÜBİTAK Bilim Genç: Moleküler biyoloji ve genetik alanını seçmenizde sizi teşvik eden neydi? Kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

Doç. Dr. Nuri Öztürk: Diğer fen bilimleri ile birlikte doğadaki olayları anlama merakı ve biyoloji derslerinin etkisiyle bu alana yöneldim. 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 2000 yılında Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Doktora çalışmamı 2006 yılında yine Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde karaciğer kanser hücrelerinde yaşlanma konusunda tamamladım. 2006 yılından 2012 yılına kadar ABD’nin Kuzey Karolayna eyaletindeki Chapel Hill Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Aziz Sancar’ın laboratuvarında doktora sonrası araştırmalarda bulundum. Ardından aynı bölümde yardımcı doçent olarak çalıştıktan sonra 2014 yılında Gebze Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne katıldım. Halen aynı bölümde doçent olarak çalışmalarıma devam ediyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Eminiz ki biyolojik saatin tam olarak ne olduğunu ve nasıl işlediğini merak eden pek çok okurumuz var. Bu yüzden ilk olarak onunla başlayalım: Biyolojik saat nedir ve sizin bununla ilgili çalışmalarınız neler?

Doç. Dr. Nuri Öztürk: Canlılarda 24 saatlik metabolik ve fizyolojik olayları düzenleyen bir sistem olan biyolojik saatin mekanizması ve sağlık üzerine etkisi temel çalışma konum.  Biyolojik saatin yaşlanmayı nasıl kontrol ettiği hakkında bir projemiz de Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanlarını Ödüllendirme Programı (GEBİP) tarafından destekleniyor. Bunların yanında ışık ile hücrelerde birtakım olayların kontrolü için uygulamalar geliştirmeye çalışıyoruz. Bu araştırmalara dair sonuçlar biyolojik saatin insan sağlığına etkisi ile ilgili olduğundan sağlık bilimleri alanlarında kullanılabilir. Buradan elde edilecek bilgiler ile biyolojik saati düzenlemeyi hedefleyen ilaçlar geliştirilebilir.

TÜBİTAK Bilim Genç: Çalışmalarınızı biraz daha detaylı anlatabilir misiniz?

Doç. Dr. Nuri Öztürk: Laboratuvarlarımızda üzerinde çalıştığımız çeşitli projeler var.

Öncelikle, kanser araştırmalarını da içeren çalışmamızdan bahsedeyim. Son iki yılda yaygınlaşan teknikler sayesinde hücrelerde istenilen herhangi bir genin kolayca değiştirilebilmesi mümkün oldu. Yeni geliştirilen gen değiştirme teknolojilerini kullanarak hücrelerde biyolojik saat genlerinin bozulmasının etkilerini sistematik olarak inceliyoruz. Bu bozulmaların kanserleşmede temel basamaklar olan hücre ölümü ve hücre hareketliliğini nasıl etkilediğini araştırıyoruz. Bu projenin sonuçları hastaların mutasyonlarına ve kanser evresine göre hangi tip kemoterapi ilaçlarının daha etkin olabileceğine dair yapılacak araştırmalarda kullanılabilir.

Bunun yanı sıra, biyolojik saatin düzgün çalışmaması halinde erken yaşlanmada etkisi olduğu düşünülen durumlar ortaya çıkıyor. Vücuttaki bu değişikliklerin neden ve sonuçları üzerine de bilimsel çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmaların sonucunda erken yaşlanmayı yavaşlatacak kimyasallarla ilgili temel bilgiler edinilebilir ve ilaçlar geliştirilebilir. 

TÜBİTAK Bilim Genç: Günlük hayatımızın gündeminde olan meselelerin bilim dünyasında da araştırma konusu olması ve bunlara dair çözümlerin geliştirileceğini bilmek güzel. Başka projeleriniz var mı?

Doç. Dr. Nuri Öztürk: Son olarak sözünü etmek istediğim proje de ışık kullanılarak hücre ortamında mantık devreleri oluşturulması. Verilen ışık miktarı ve süresini hücrelerin yorumlayıp ona göre işleyişiyle ilgili karar verebileceği bir model oluşturmaya çalışıyoruz. Bu, daha çok disiplinler arası mühendislik uygulamalarına açık bir proje.

TÜBİTAK Bilim Genç: Peki, bu koşullarda sanayi ile ortak projeler yürütmeniz mümkün mü?

Doç. Dr. Nuri Öztürk: Şu an için bu mümkün değil. Ancak projelerimizin sonunda elde edilecek bilgilerin kullanılmasıyla ileride geliştirilecek ilaçlar söz konusu olduğunda ortak projeler yürütmek mümkün hale gelecek.

TÜBİTAK Bilim Genç: Şimdi, genç okurlarımızı daha çok ilgilendiren kısma gelelim: Grubunuzun öğrenci profili nasıl? Yaptığınız çalışmalar farklı bölümlerden öğrencilere de açık mı?

Doç. Dr. Nuri Öztürk: Araştırma gruplarımızda moleküler biyoloji ve genetiğin yanı sıra biyomühendislik kökenli öğrenciler de bulunuyor. Bu bakımdan yaptığımız çalışmalar farklı bölümlerden öğrencilere açık diyebilirim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Moleküler biyoloji ve genetik alanında çalışacak birinin iş imkânları neler olabilir?

Doç. Dr. Nuri Öztürk: Bu alanda çalışacak biri genel olarak akademik araştırma veya ilaç araştırma ve geliştirme alanında iş imkânlarına sahip olabilir.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Michigan Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı uzuvlarını kaybeden insanların (amputelerin) yapmak istedikleri hareketleri düşünerek kontrol edebildiği bir robot el geliştirdi. Dr. Philip P. Vu ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale Science Translational Medicine’da yayımlandı.

Tıp ve Sağlık

Çin’de ortaya çıktıktan sonra hızla yayılan yeni tip koronavirüsün neden olduğu COVID-19 hastalığı, dünya genelinde yaklaşık 210.000 insanı etkiledi. SARS-CoV-2 diğer koronavirüs türlerine göre neden hızla yayılıyor ve çok sayıda insanı etkiliyor?

Tıp ve Sağlık

Ellerimizi temiz tutmak, koronavirüs gibi patojenler (hastalık yapıcı mikroorganizmalar ve virüsler) yoluyla yayılan hastalıklardan korunmak için alabileceğimiz önlemlerin başında geliyor. Hatta bazı bilim insanları el hijyenini “kendi kendinize yapabileceğiniz aşı” olarak tanımlıyor. Ancak araştırmalar ellerimizi gerektiği gibi yıkamadığımızda patojenlerin ellerimizde kaldığını gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Kanser, Down sendromu, renk körlüğü gibi pek çok hastalığın kökeninde genler vardır. Ancak bu hastalıkları tedavi etmek için kullanılan geleneksel yöntemlerde sadece belirtiler ortadan kaldırılmaya çalışılıyor, hastalığın kökeninde yer alan genlere bir müdahalede bulunulmuyor.

Tıp ve Sağlık

McMaster Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının complestatin ve yeni keşfedilmiş corbomycin adlı antibiyotiklerle yaptıkları deneyler, bu antibiyotiklerin bakterilerle daha önceleri bilinenlerden farklı bir biçimde savaştıklarını gösterdi.

Tıp ve Sağlık

Kıyafetlerimizin üretiminde kullanılan iplikçikler çoğu zaman polyester, naylon ve akrilik gibi plastiklerden elde edilir. Yapılan son bilimsel çalışmalar, bu mikroiplikçiklerin denizlerdeki plastik kirliliğinin ana kaynaklarından biri olduğunu gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Hafta sonları tüm aile bir aradayken pazar kahvaltıları nasıl da güzel olur, değil mi? Patatesli omlet, simit, börek, krep, kızarmış ekmek... Bu kadar şeyi yedikten sonra tatlı bir uyku bastırır. Peki ama neden?

Tıp ve Sağlık

Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüsün neden olduğu salgın dünyanın farklı yerlerine hızla yayılıyor. Şu ana kadar 30.000'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan virüs hakkında bilinmesi gerekenleri derledik.

Tıp ve Sağlık

San Diego’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan Prof. Dr. Karen Christman ve arkadaşları kalp krizi geçirmiş hastaların kalp kaslarını onarmak için bir hidrojel geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Okulda sınav haftasındasınız ve ders çalışırken sürekli bir şeyler atıştırıyorsunuz. Bu durumda muhtemelen “Stresten yiyorum” cevabını verirsiniz. Bazı insanlar stresli oldukları dönemlerde normalde olduğundan daha fazla yemek yer. Stres bazı insanların ise yeme isteklerinin azalmasına neden olur. Peki, stres yeme alışkanlıklarımızı nasıl etkiliyor?