Skip to content Skip to navigation

Böcekler Gibi Düşünen Robotlar

Dr. Mahir E. Ocak
28/12/2017 - 14:53

Geçmişte araştırmacılar, böceklere benzeyen ufak robotlar üretmeyi başardı. Ancak bu makineleri gerçek böceklermiş gibi davranacak biçimde programlamak bugüne kadar mümkün olmadı. Cornell Üniversitesi’nde çalışan bir grup mühendis, böceklerin beyinlerinin çalışma ilkelerini taklit eden yeni bir programlama yöntemini kullanarak bir süredir robot böcekler üzerinde deneyler yapıyor. Öyle ki yakın gelecekte robot böcekleri gerçeklerinden ayırt etmenin çok zorlaşacağı belirtiliyor.

Bir robot böceğin gerçek böcekler gibi davranabilmesi için ortam koşullarını algılayabilmesi ve davranışlarını koşullara göre ayarlayabilmesi gerekir. Ancak böyle bir işi başarmak için gerekli hesaplama gücü çok yüksektir. Örneğin uçan bir robot böceğin, kanatlarına yerleştirilmiş ufak saç benzeri duyargalarla rüzgârı algılaması ve uçuşunu koşullara göre düzenleyebilmesi için üzerinde masaüstü bilgisayar büyüklüğünde bir bilgisayar taşıması gerekir ki bu imkânsızdır. Cornell Üniversitesi’nden Prof. Dr. Silvia Ferrari, bu sorunu aşmanın yolunun nöromorfik bilgisayar çiplerinin geliştirilmesinden geçtiğini belirtiyor. Dijital bir biçimde “0”larla ve “1”lerle kodlanmış bilgileri işleyen geleneksel bilgisayar çiplerinin aksine nöromorfik çiplerin bilgiyi işleme süreci insan beyninin çalışmasına benziyor. Nöromorfik çiplerde insanların sinir sistemlerindeki nöronlara benzer biçimde çalışan yapılar var. Bu yapılar, gerçek nöronlar gibi yeterli derecede uyarıldığında elektrik sinyalleri üretirler. Bilgi, nöromorfik çiplerde karmaşık kombinasyonlarla elektrik sinyalleri üreten bu yapay nöronlar tarafından işlenir. Nöromorfik çipler geleneksel çiplere göre çalışmak için çok daha az enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu durum hesaplama kapasitelerinin aynı büyüklükteki geleneksel çiplerden daha fazla olmasını sağlar.

Prof. Dr. Ferrari ve öğrencileri Harvard Üniversitesi’nden bir grup araştırmacıyla iş birliği yaparak 80 miligram ağırlığında, kanat açıklığı 3 santimetre olan, uçan robot arılar üretmiş. Şu an için robot arılar bir güç kaynağına bağlı biçimde çalışıyor. Ancak yakın gelecekte yeni güç kaynaklarının kullanılmasıyla birlikte robot arıların hareketlerini kısıtlayan bu bağlantılardan kurtarılabileceği düşünülüyor.

Robot arılar, rüzgârlı havalarda kontrollerini kolayca kaybedebilir ve etrafa çarpabilirler. Bu ve benzeri sorunları aşmak için algoritmalar geliştirmeye çalışan Cornell Üniversitesi araştırmacıları bir simülatör kurmuşlar. Hem robot arıların hem de arıların maruz kalabileceği koşulların modellendiği simülatör sayesinde arıların çok çeşitli ortamlardaki hareketleri tahmin edilebiliyor. Simülatörden hem algoritmaları geliştirmede hem de geliştirilmiş algoritmaları test etmede yararlanılıyor.

Araştırmacılar, robot arıların davranışlarını tahmin etmenin diğer robotların davranışlarını tahmin etmeye göre çok daha zor olduğu için robotlar arılar üzerine çalıştıklarını belirtiyor. Robot arılar için geliştirilecek teknolojileri ve benzer algoritmaları diğer robotlarda da kullanmak mümkün.

İlgili İçerikler

Teknoloji

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde mart ayında objektiflerinizi çevrenizdeki teknolojik aletlere odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #Teknoloji etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.

Teknoloji

Vecnos tahta kalemi boyutlarında, 360 derece görüş alanına sahip bir kamera geliştirdi. Çevrenizdeki her şeyi tek kareye sığdırabilen bu kamera sayesinde artık paylaştığınız fotoğraflara ve videolara yeni bir bakış açısı getirebilirsiniz.

Teknoloji

Rensselaer Politeknik Enstitüsünde çalışan bir grup araştırmacı, lityum iyon bataryalara rakip olarak görülen metal bataryaların geliştirilmesinin önündeki en önemi sorunlardan birine çözüm buldu.

Teknoloji

Bilim Genç olarak mart ayında objektiflerinizi çevrenizdeki teknolojik aletlere odaklamanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #Teknoloji etiketini eklemeyi unutmayın.

Teknoloji

Sinemada Rönesans (yeniden doğuş) dönemi olarak adlandırılan 1970’li yıllarda, sinema tarihine damgasını vuran filmler vizyona girdi. Bu dönemdeki teknolojik buluşlar, görsel efekt tasarımı alanında yeni tekniklerin ve yöntemlerin geliştirilmesine imkân sağladı.

Teknoloji

Dünyanın en büyük havacılık festivallerinden biri olan TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarının başvuruları başladı. 23 farklı kategoride düzenlenecek yarışmalar için son başvuru tarihi 28 Şubat.

Teknoloji

Haberleşme sistemleri alanında uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları sebebiyle TÜBİTAK 2019 yılı Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Erdal Arıkan ile 5G teknolojisi ve “kutupsal kodlama” ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Teknoloji

Vermont ve Thuft üniversitelerinde çalışan bir grup araştırmacı kurbağa embriyolarından alınan kök hücreleri kullanarak canlı robotlar üretti. Dr. Sam Kriegman ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale Proceedings of The National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Teknoloji

16. TÜBİTAK Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları başvuruları başladı. Başvurular 2 Mart’a kadar devam edecek ve bu yıldan itibaren challenge.tubitak.gov.tr adresinden çevrimiçi olarak yapılacak.

Teknoloji

Günümüzün en dikkat çekici teknolojik gelişme alanlarından biri otonom sürüş teknolojileri. Bu dönemde geliştirilen otonom araçların öndeki araçla mesafeyi uygun değerde sabit tutmak, bulunulan şeridi takip etmek gibi işlevleri yerine getirmesi bekleniyor.