Skip to content Skip to navigation

Cildimiz Yaşlandıkça Neden Kırışır?

Dr. Tuba Sarıgül
21/11/2016 - 22:48

Cildimiz yaşlanmanın etkilerinin en belirgin fark edildiği organımız. Ciltteki kırışıklıkların temel sebebi yaşlanma olsa da başka etkenler de bu duruma yol açabiliyor.

Cildin en üst tabakası olan epidermisin yapısında keratin miktarı yüksektir. Keratin cilde mekanik direnç kazandıran bileşendir. Epidermisin altındaki dermis tabakası ise daha kalındır ve yapısında sinirler, kan damarları, cildin sıkı ve gergin olmasını sağlayan kolajen ve cilde esneklik kazandıran elastin proteinleri bulunur. Bu proteinlerin üretimi yaşlandıkça azalır. Örneğin yirmi yaşından sonra dermis tabakasındaki kolajen üretimi her yıl yaklaşık %1 oranında düşer. Bunun yanı sıra yaşlandıkça ipliksi yapıdaki bu proteinler kalınlaşmaya ve yumak şeklinde bir yapı oluşturmaya başlar. Elastin ve kolajen proteinlerinin kimyasal yapısındaki bu değişimler cildin esnekliğini kaybetmesine ve kolayca deforme olmasına, dolayısıyla kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olur.

Ayrıca yaşlandıkça ciltteki ölü hücrelerin dökülerek ciltten uzaklaşma süreci yavaşlar. Ölü hücrelerin ciltte birikmesi ve zamanla kalınlaşması kırışıklığa neden olan etkenlerdendir. Cildin gerginliğini kaybetmesine neden olan süreçlerden biri de ciltteki yağ hücrelerinin zamanla küçülmesi ve cilt altındaki yağ tabakasının incelmesidir.

Morötesi dalga boyundaki yüksek enerjili ışınlara maruz kalmak doğal yaşlanma sürecini ve kırışık oluşumunu hızlandıran en önemli etkendir. Dalga boyu 280-315 nanometre aralığındaki morötesi ışınlar (UVB) cildin epidermis tabakasını etkiler ve hücrelerde DNA hasarına yol açabilir. Dalga boyu 315 nanometreden büyük olan morötesi ışınlar (UVA) ise derinin dermis tabakasına nüfuz edebilir. UVA ışınlar bu tabakadaki kolajen proteinlerine hasar verir. Bu durum cildin sertleşmesine ve kırışık oluşumuna neden olur.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Kimi zaman bazı yiyecekleri canımız diğerlerine göre daha çok çeker. Bunun sebebiyse vücudumuz için gerekli besin maddelerini günlük olarak belirli oranlarda almak zorunda olmamız.

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüsün ağız, burun, boğaz gibi solunum yollarından geçip akciğerlere ve havayı soluk borusundan akciğerlere taşıyan hava yolları olan bronşlara yerleştiği ve bunun sonucunda virüsün bulaştığı kişide solunum yetmezliğinin ortaya çıktığı artık biliniyor.

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüs, solunum yolu enfeksiyonuna neden oluyor. Bu nedenle COVID-19’a yakalanan hastalardan ciddi solunum yetmezliği yaşayanların tedavisinde mekanik ventilatörlere yani solunum cihazlarına ihtiyaç duyuluyor.

Tıp ve Sağlık

Kısa bir sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüsün neden olduğu COVID-19 hastalığının henüz bir tedavisi ya da aşısı bulunmuyor.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde hayvanların beyninde ağrı algısını kontrol eden bir bölge keşfetti. 

Tıp ve Sağlık

Virüslerin neden olduğu solunum yolu enfeksiyonları, virüs taşıyan kişinin nefes alıp verirken, konuşurken, öksürürken ve hapşırırken açığa çıkardığı damlacıkların başka bir insana bulaşması ile ortaya çıkıyor.

Tıp ve Sağlık

Yapılan araştırmalar, COVID-19’a yakalanan kişilerde yaygın olarak D vitamini eksikliği olduğunu gösteriyor. Peki vitamin, mineral veya gıda takviyeleri bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine nasıl katkı sağlıyor?

Tıp ve Sağlık

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün her yaştaki insana ve özellikle gençlere tavsiye olarak verdiği bu sözü, spor yapan kişinin zihinsel olarak da sağlıklı olacağını anlatıyor. Peki, spor yapmak beynimizi nasıl etkiler?

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüs nedeniyle hasta olan kişi sayısı her geçen gün artıyor. Yeni tip koronavirüs için aşı adayı çalışmalarından biri olan Sinovac Biotech’in aşı çalışmasıyla ilgili detaylar ise yakın zamanlarda Science dergisinde yayımlandı.

Tıp ve Sağlık

Bütün hastalıkların bir aşısı olmasa da bugüne kadar pek çok hastalığa karşı aşı geliştirilmiştir. Peki aşı vücudumuzu hastalıklardan nasıl korur?