Skip to content Skip to navigation

Cinayetleri Aydınlatan Kimyasal: Luminol

İbrahim Özay SEMERCİ
22/09/2014 - 15:45

Polisiye dizi veya film izlerken çoğumuzun denk geldiği bir sahne vardır. Cinayet ihtimali olan ancak kan izinin görünmediği bir ortam karartıldıktan sonra, uzman, ortamda belirli yerlere ve eşyalara bir sıvı püskürtür ve devamında bazı yerlerde mavimsi bir parıltı görünür. Bu mavimsi parıltı ortamdaki kan izlerini görünür hale getirir ve böylece cinayetin çözümüne doğru yol alınmaya başlanır. Mavimsi parıltının kaynağı olan luminol ismindeki molekül bugüne kadar pek çok cinayetin aydınlatılmasında rol oynadı. Luminolün bunu nasıl gerçekleştirdiğini anlatmadan önce kısaca tarihçesine bakalım.

Luminol ilk kez 1902 yılında Almanya’da sentezlendi. Teknik adı 3-aminofitalhidrazit olan bu molekül luminol adını 1920’li yılların sonunda aldı. Adli olaylarda kullanımı 1937’de gündeme gelen luminolün 1942’de bilim insanları tarafından adli vakalarda kan tespitinde kullanılması tavsiye edildi.

Uyarılmış Elektronların Gösterisi

Bir molekül ya da iyondaki uyarılmış elektron veya elektronlar temel hale dönerken enerjilerini yayarlar ve bu enerji renk olarak görünebilir. Luminol hidrojen peroksit gibi yükseltgen (tepkime esnasında elektron alan tanecik) bir molekülün ve katalizörün (tepkimeyi hızlandıran tanecik) bulunduğu bazik bir ortamda mavimsi renkte ışık saçar. Bu tepkimeyi çeşitli metal iyonları katalizör olarak hızlandırabilir. Kırmızı kan hücrelerimizde bulunan hemoglobindeki demir de bu etkiyi gösterir. Luminolün hidrojen peroksit ile tepkimesi sonucu oluşan aminofitalat uyarılmış (elektronlarından bir veya daha fazlası normalde bulunduğu enerji seviyesinden daha yüksek enerji seviyesinde olan tanecik) haldedir. Aminofitalattaki uyarılmış elektronlar temel hale dönerken fazla enerjilerini ışık olarak saçar. Bu ışık karanlık ortamda mavimsi renkte görünür.

Kimyasal Işıldama

Luminol, bir maddeyle tepkimeye girerek ışık saçma olayında yalnız değil. Kimyagerler bu özelliklere sahip pek çok madde keşfetmiş. Luminol örneğinde olduğu gibi bir tepkime sonucu ışık saçılmasına kimyasal ışıldama (kemilüminesans), ışık saçan maddeye de kemilüminisant denir. Ekzotermik tepkimelerde enerji ısı olarak, kimyasal ışıldamada ise ışık olarak açığa çıkar. Isı olmadan açığa çıkan görünür ışıklara soğuk ışık deniyor. Aslında ışık saçılması sadece cansız ortamlarda gerçekleşmiyor ateşböceği gibi bazı canlılar da benzer şekilde ışık saçıyor. Canlılardaki bu olaya ise biyoışıldama (biyolüminesans) deniyor.

Mavimsi Parıltı Ortamdaki Kana Dair Kesin Kanıt mı?

Luminol özellikle bir cinayet sonrası ortamdan yok edilmek istenen kan izlerini tespit etmek için kullanılıyor. O kadar etkili ki ortamda milyonda bir oranında kan bulunsa dahi bunu tespit edebiliyor. Bu nedenle cinayet sonrası, katil ne kadar temizlediğini zannederse zannetsin ortamda büyük olasılıkla luminol tarafından tespit edilebilecek kadar kan kalıyor. Ancak luminol sıkılan loş bir ortamda ışıldama gözlenmesi ortamda kan olduğunu ispatlamaz. Çünkü tükürük, pas, irin gibi maddeler; elma, kayısı, yaban turpu, şalgam, soğan gibi sebze ve meyvelerdeki enzimler; bakır, potasyum permanganat, pas, iyot gibi inorganik maddeler de luminolle pozitif sonuç verebiliyor yani ışıldama gözleniyor. Ayrıca kan lekesi varsa bunun insana mı yoksa bir başka canlıya mı ait olduğunu, insana aitse kime ait olduğunu belirlemek için luminol testinden sonra DNA testi gibi tamamlayıcı testlerin yapılması gerekiyor.

Luminolün molekül formülü C8H7N3O2. Formül yardımıyla şekildeki renkli topların hangi atomları temsil ettiğini kolayca bulabilirsiniz.

Gösteri Sırası Sizde

Okullarda bilim şenliği düzenlerken luminolle gösteri deneyleri yaparak pek çok kişinin ilgisini çekebilirsiniz. Bu ilgi çekici deneylerin nasıl yapıldığını merak ediyorsanız video paylaşım sitelerine luminol yazarak ya da aşağıdaki bağlantı adreslerine tıklayarak birbirinden ilginç pek çok gösteri deneyine ve bilgilendirici videoya ulaşabilirsiniz.

http://www.angelo.edu/faculty/kboudrea/demos/luminol/luminol.htm

http://www.rsc.org/eic/2013/10/exchem0313-luminol-fountain-chemiluminesc...

İlgili İçerikler

Kimya

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

Kimya

İdeal gazların hareketlerini ve birbirleriyle etkileşmelerini bilardo ya da pinpon toplarınınkine benzetebiliriz. Bu etkinliğimizde de pipon toplarını kullanarak maddenin gaz hâlinin bir benzetimini yapacağız.

Kimya

Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından üniversite ve lise öğrencilerine konuşma yapmak üzere Türkiye’ye gelen Nobel ödüllü Prof. Dr. Agre başarı hikâyesini Bilim Genç’e anlattı.

Kimya

Herhangi bir maddenin bir molü atomlarının ya da moleküllerinin belirli bir sayısıdır. Bu değer Avogadro sayısıyla ifade edilir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro’dan gelir.

Kimya

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) çalışan Kehang Cui ve Brian L. Wardle, bilinen en kara malzemeyi üretti. Malzeme, üzerine düşen ışığın %99,995’inden fazlasını soğuruyor.

Kimya

Kimyacılar, yapılarında meydana gelen değişimleri öğrenmek için genellikle maddeleri ısıtır. Katı hâldeki maddelerin bazıları ısıtıldıklarında erir bazıları sıvı hâle geçmeden doğrudan buharlaşır yani süblimleşir. Sıvılar ise genellikle gaz hâle geçer. Soğutulduklarında eski hâllerine dönerler.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün 2019 yılındaki sahipleri, Austin’deki Texas Üniversitesinden John B. Goodenough, New York Eyalet Üniversitesinden M. Stanley Whittingham ve Meijo Üniversitesinden Akira Yoshino oldu. Araştırmacıların lityum iyon pillerin geliştirilmesine yaptıkları önemli katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kimya

Georgia Teknoloji Enstitüsünden Paul Kohl ve arkadaşları güneş ışığına maruz kaldığında kendiliğinden yok olan bir tür plastik malzeme geliştirdi.

Kimya

Laboratuvar ortamında üretilen bir malzeme tıpkı gerçek bir doku gibi metabolik reaksiyonları gerçekleştirebilir, aynı zamanda vücutla uyumlu olabilir mi? Bilim kurgu filmlerinde karşılaşabileceğimiz bu durum biyolojik nanomalzemeler sayesinde mümkün olabilir.

Kimya

Yeryüzünün pek çok bölgesinde insanlar temiz suya erişmekte güçlük geçiyor. Üstelik küresel iklim değişikliği ve insan etkinlikleri sebebiyle gelecekte durumun daha da kötüleşme ihtimali var. Bu soruna çare bulmak için çalışmalar yapan Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinden Prof. Dr. Omar Yaghi ve arkadaşları, atmosferden su buharı toplayarak içme suyu üreten bir cihaz geliştirdi.