Skip to content Skip to navigation

Çocuklar Büyük Sayıları Kavrayabiliyor

Dr. Mahir E. Ocak
21/01/2014 - 19:46

Araştırmalar üç yaşındaki çocukların sayıları kavrama yetisinin düşünülenden çok daha fazla gelişmiş olduğunu gösterdi. Bu, ilkokula başlayan çocukların şu anda uygulanandan daha kapsamlı bir matematik eğitimine hazır olabileceği anlamına geliyor.

Çok basamaklı sayıların kavranması için bu sayılardaki rakamların basamak değerlerinin de anlaşılması gerekir. Örneğin 45 sayısındaki 4 rakamı onlar basamağında olduğu için basamak değeri 40'tır. Benzer şekilde 857 sayısındaki 8 rakamı yüzler basamağında olduğu için basamak değeri 800, 5 rakamı onlar basamağında olduğu için basamak değeri 50'dir. Okula yeni başlayan çocukların matematikte hızlı bir gelişim gösterebilmesi için çok basamaklı sayılardaki rakamların basamak değerlerini iyice anlamaları gerekiyor. Çünkü bu konunun kavranması hem basit matematik işlemlerinin hem de daha karmaşık problemlerin çözümlerinin kolayca anlaşılması için bir ön koşul.

Daha önceleri çocukların çok basamaklı sayıları ve bu sayılardaki rakamların basamak değerlerini kavrayamadığı düşünülüyordu. Ancak Michigan Eyalet Üniversitesi araştırmacılarının Child Development'ta yayımladığı araştırma sonuçları bunun doğru olmadığını gösteriyor. Yaşları 3 ile 7 arasında değişen çocuklar üzerinde yapılan deneyler, çocukların basamak değerini anlama konusunda tahmin edilenden çok daha iyi olduğunu gösterdi. Kavrama yeteneği beklendiği gibi yaş ile birlikte artıyor. Araştırmayı yapan ekibin üyelerinden Kelly Mix, bu durumun sebebinin günümüzde çocukların sık sık çok basamaklı sayılarla -örneğin etiketlerin üzerindeki fiyatlarla ya da binaların üzerindeki adres numaralarıyla- karşılaşmasından kaynaklandığını düşünüyor. Çocukların yazılı olarak gördüğü çok basamaklı sayıları sözlü olarak duyması da kavrayışlarının gelişmesini sağlıyor.   

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Anılar ve yaşam tecrübeleri sanki ayrılmaz ikililermiş gibi görünür. Ancak bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda Nature Neuroscience’ta yayımladıkları bir makalede, beyinlerindeki sinir hücrelerini uyararak laboratuvar hayvanlarının zihninde yapay anılar oluşturmayı başardıklarını açıkladı.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazı resim ya da fotoğraflara baktığımızda onları aslında olduklarından farklı şekilde algılarız. Görsel yanılsama ya da optik illüzyon adı verilen bu olay ışık, objenin rengi ve deseni gibi faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Yani bir anlamda beynimiz kandırılır.

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler,

Önce, eylül ayında sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım:

Matjas Zigman
Mat (Belgrad), 1970

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümünü sizlerle paylaşıyoruz: Klavdiya Tuşavina, Smena, 1938.

Beyin ve Sinir Bilim

1999’da vizyona giren Matrix filminde ana karakter Neo, Headjack olarak isimlendirilen bir beyin-bilgisayar arayüzü sayesinde Matrix dünyasına girebiliyordu. Neo’nun kafatasının arkasında yer alan bağlantı girişi sayesinde bu cihaz binlerce küçük bağlantı boyunca beynin derinliklerine ulaşabiliyordu. Headjack bilgisayarlara bağlanıyor ve bu şekilde insanlar bir sanal gerçeklik dünyası olan Matrix'e giriş yapabiliyordu.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Temmuz 2019 probleminin çözümüne ve Ağustos 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Çok acıktığınızı ve arkadaşlarınızla beraber en sevdiğiniz ev yapımı hamburgerciye gittiğinizi hayal edin. Büyük bir iştahla siparişinizi verdiniz. Ancak yan masada oturan kişi meyve suyunu höpürdeterek içiyor. Çok rahatsız oluyor ve hemen orayı terk ediyorsunuz.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzeredir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Bunun tam tersine trafiğin çok yoğun olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl oluyor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Haziran 2019 probleminin çözümüne ve Temmuz 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Hiç elinizin ya da ayağınızın uyuşması nedeniyle art arda iğneler batıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Karıncalanma dediğimiz bu olay uzun süre alışılmadık pozisyonda durduğumuzda ortaya çıkar.