Skip to content Skip to navigation

Curiosity

Dr. Mahir E. Ocak
13/02/2014 - 10:55

Gökyüzü çok eski zamanlardan beri insanların ilgisini çekmiştir. 20. yüzyıldan önce gökcisimleri hakkındaki bilgilerimizin tamamını onlardan bize ulaşan ışık sayesinde elde ediyorduk. Uzaya gönderilen araçlar ise bu durumu değiştirdi. Artık Mars ve  Ay gibi Dünya'ya kısmen daha yakın olan gökcisimleri hakkında doğrudan bilgi edinebiliyoruz.

Mars hakkında bilgi toplamak için gönderilen son uzay aracı olan Curiosity'nin Mars'ın yüzeyine iniş yapmasının üzerinden neredeyse iki yıl geçti. Bu süreçte Curiosity, Dünya'ya olan benzerliği ile her zaman ilgi çeken ve gelecekte bir gün insanlar tarafından yerleşilmesi düşünülen Mars hakkında çok değerli bilgiler gönderdi.

efsdfsdfsd

Curiosity'nin Mars'taki en önemli görevi gezegende daha önce su olup olmadığını belirlemekti. Zaten aracın iniş yapacağı bölge de suyun bulunma olasılığının en yüksek olduğu otuz bölge arasından yüz bilim insanı tarafından seçilmişti. Gale krateri olarak adlandırılan 154 kilometre çapındaki bölgenin çevresi dağlarla kaplı olduğu için geçmişte bu bölgede yükseklerden süzülerek gelen suların oluşturduğu bir akarsuyun bulunabileceği düşünülüyordu. Curiosity'nin gönderdiği görüntüler bu beklentiyi haklı çıkardı. Bölgedeki irili ufaklı çakıl taşlarının, şiddetli rüzgârların aşındırması ile değil, suların aşındırması ile oluştuğu tahmin ediliyor. Akarsuyun akış hızının saniyede bir metre olduğu, derinliğinin ise bir metreye kadar çıktığı düşünülüyor.

Mars'ta suyun izlerine rastlanması, bir zamanlar Kızıl Gezegen’de ilkel bir formda da olsa yaşamın olduğu hakkındaki şüpheleri de artırdı. Bu konuda daha iyi bir fikir edinmek için gerekli olan en önemli bilgi ise Mars topraklarında canlı yaşamın oluşmasına imkân verecek elementlerin var olup olmadığı. Curiosity'nin kayaları delerek yaptığı analizlerde karbon, azot, oksijen, hidrojen gibi canlıların yapı taşlarını oluşturan elementlere rastlanması, Mars'ta canlı yaşamının oluşmasının mümkün olduğunu gösteriyor. Fakat hemen belirtelim ki, bu daha önce Mars'ta yaşam olduğu anlamına gelmiyor. Lazerler kullanılarak Mars atmosferinin analiz edilmesiyle elde edilen sonuçlar atmosferdeki metan gazı miktarının çok düşük olduğunu gösterdi; bu, bir zamanlar Mars'ta yaşamın olması ihtimalini hayli düşürüyor.

Mars'taki çalışmalarına devam eden Curiosity ilginç bir gök olayına da tanık oldu. Mars'ın iki uydusundan biri olan Phobos'un Güneş ile Mars arasında bulunduğu sırada oluşan görüntü Curiosity'nin kameraları tarafından kaydedildi. Mars'ın uydusu Phobos, Dünya'nın uydusu Ay'ın aksine Güneş'i tamamen kapatamıyor. Curiosity'nin gönderdiği görüntülerde Phobos, Güneş'in üzerinde kara bir leke gibi gözüküyor.

Mars'ın uydusu Phobos Güneş'in önünden geçerken Curiosity tarafından alınan görüntü

 

Phobos Güneş'in önünden geçerken Curiosity'nin çektiği görüntülerin videosu

 

Curiosity'nin Mars'a inişinin canlandırması

Kaynaklar:

  • Ege, B., “Curiosity Bir Yaşında”, TÜBİTAK Bilim ve Teknik, Sayı 549, s. 60, 2013.

 

İlgili İçerikler

Fizik

Ses günlük hayatımızın önemli bir parçası olmasına rağmen sesin ardındaki fiziksel süreçler dikkatimizi çekmemiş olabilir. Bu fiziksel süreçleri daha iyi anlayabilmek için sesi “görmeye” ne dersiniz?

Fizik

2014 yılında Türkiye’nin kendi teknolojisini kullanarak fotovoltaik (FV) temelli güneş enerjisi santral ekipmanlarını üretmesi ve ihraç etmesi amacıyla MİLGES (Millî Güneş Enerjisi Santrali Geliştirilmesi) projesi başlatılmıştı.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler ile iletken ve yalıtkan dedektör düzeneği tasarlıyoruz.

Fizik

Deneyler köşesinin yeni etkinliğinde Faraday kafesinin çalışma prensibini ve günlük hayatımızda nerelerde kullanıldığını öğreniyoruz.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak sabit makaralar, kaldıraç ve tekerleklerden oluşan ve bir bileşik makine olan “lastik tekerlekli vinç” düzeneği tasarlayacağız.

Fizik

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde basit bir kondansatör tasarlayıp birçok elektrik devresinde kullanılan bu elektronik devre elemanının çalışma prensibini öğreniyoruz.

Fizik

Yenilenebilir enerji kaynaklarının başında güneş enerjisi geliyor. Ancak güneş ışığından aldığı enerjiyi elektriğe dönüştüren geleneksel fotovoltaik gözeler sadece gündüzleri çalışıyor. Gündüzleri elde edilen enerjiyi geceleri kullanabilmek içinse başka enerji biçimlerine dönüştürüp depolamak gerekiyor.

Fizik

Fren pedalına hafif bir dokunmayla, yüklü bir kamyonun nasıl durduğunu öğrenmek ister misiniz? Sürücü tarafından fren pedalına uygulanan kuvvet, fren hidroliği tarafından balatalara iletilir. Balatalar da tekerleklerle bağlantılı fren disklerini sıkıştırarak aracın yavaşlamasını ve durmasını sağlar.

Fizik

Yarasalar ilgi çekici bir özelliğe sahip: Ses dalgalarını kullanarak tamamen karanlık bir ortamda çevrelerindeki nesnelerin yerini belirleyebiliyorlar. Görme engelli bazı insanların da bu özelliğe sahip olduğu biliniyor.

Fizik

Tasarla ve Yap köşesinin bu etkinliğinde maliyeti uygun malzemeler kullanarak elektrik enerjisi elde edip enerjiyi ışık, hareket ve ses enerjisine dönüştüren bir düzenek tasarlayacağız.