Skip to content Skip to navigation

Denizanasının Neden Olduğu Zehirlenmeler

Dr. Bülent Gözcelioğlu
08/06/2017 - 15:42

Denizanası çarpmasının belirtileri denizanasının türüne, mevsime, nematosistlerin nüfuz ettiği bölgeye, deriye nüfuz eden nematosist miktarına, zehirleyen türün büyüklüğüne, bireyin bağışıklık sistemine ve yaşına (çok yaşlılar ve çok gençler daha hassastır) göre değişiklik gösterir. Zehirlenmeler genel olarak lokal deri tahrişiyle kendini gösterir. İlk anda ortaya çıkan kaşıntı hissi birkaç saat içinde sona erer. Denizanasının uzantılarına temas eden bölge kızarır; su toplaması veya hafif bir kanama da görülebilir. Ciddi zehirlenmeler kas krampları, karında sertlik, dokunma hissinde ve sıcaklığın algılanmasında azalma, mide bulantısı, kusma, ciddi sırt ağrısı, konuşma zorluğu, istemsiz kas kasılmaları ve nefes alma zorluğuna neden olabilir. Ölüm olaylarına ender rastlanır. Akdeniz’de yaşayan türler çok kuvvetli toksinler içermediğinden böyle bir tehlike olmadığı varsayılır.

Yüzücüler ve dalgıçlar için tehlike oluşturan bazı denizanası türlerinin uzantıları kimi zaman metreleri bulur. Bu tür bir denizanasına yakın bir yerde, zehirlenme ihtimali yüksektir. Aslında tüplü dalışlar sırasında giyilen dalış kıyafetleri bu tür bir tehlikenin önüne kolaylıkla geçebilir, ancak yüzücülerin böyle bir şansları olmadığından denizanalarının bulunduğu bir ortamda denize girmemek en iyisidir. Üreme dönemlerini geride bırakıp kumsallara vuran denizanası ölüleriyse başka bir tehlike yaratır. Zehir hücrelerinin büyük bir kısmı halen etkindir ve temas sonucunda zehirlenme gerçekleşebilir. Denizanalarının vücutlarından kopan uzantılar ve iplikçikler de dalgıçlar için potansiyel bir tehlike oluşturur. Dalış kıyafeti giyilmesine karşın açıkta kalan ellerin ve yüzün kopan bu parçalarla teması hafif ve orta şiddette ağrıya neden olabilir.

Denizanası çarpması durumunda neler yapılabilir?

İlk olarak ağrının hafifletilmesi ve zehir etkisinin azaltılması hedeflenir. Dünyanın pek çok bölgesinde denizanalarının neden olduğu zehirlenmelerde en yaygın tedavi, lokal olarak amonyak ya da sirke uygulanmasıdır. Bununla birlikte zehirlenme durumunda yapılması gereken işlemler şöyledir:

. Deri hemen deniz suyuyla hafifçe yıkanmalıdır. Kesinlikle tatlı su ya da buz kullanılmamalı ve deri asla ovuşturulmamalıdır (tatlı su kullanımı derideki patlamamış zehir hücrelerinin patlamasına neden olabilir).

. Ağrı ya da kaşıntı sona erene kadar sirke, %40-70 derecelik alkol ya da amonyak uygulanabilir.

. Eğer deride gözle görülebilen uzantılar, iplikçikler varsa çıplak elle dokunulmadan bir cımbızla deriden uzaklaştırılmalıdır. Bu uzantıların alınması sırasında mümkünse bir eldiven giyilmelidir. Uzantılar alınırken tahriş olan bölgeye kuru kum serpilmesi, daha sonra bölgenin bir havluyla çok bastırmadan silinmesi de yararlı olabilir.

. Tahriş olan bölgeye tekrar sirke, amonyak veya alkol uygulanmalıdır (15 dakika boyunca). Ağızdan alınacak antihistaminik bir ilaç ve tahriş olan bölgeye uygulanacak topikal bir krem yararlı olabilir.

. Eğer uzantılar gözle temas ettiyse, gözler 1-2 litre tatlı suyla yıkanabilir.

. Ağrı çok şiddetliyse mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Oklu kirpiler, kemiriciler takımının üyeleri olup bilinen kirpilerden farklıdırlar. Otçul olarak beslenirler ve daha iridirler. Tarım alanlarına herhangi bir zarar vermezler ve tek başlarına...

Biyoloji

Dünyanın en uzun ağacı Kaliforniya Sekoya Ulusal Parkı’nda bulunan 115,7 metre uzunluğunda, servigiller familyasının sahil sekoyası türünden bir ağaç olan Hyperion.

Biyoloji

Bir grup araştırmacının yaptığı bilimsel çalışmalar Meksika Körfezi’nin derinliklerinde yaşayan bir tür solucanın en uzun ömürlü hayvanlardan biri olabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Mumyalar, içinde bulundukları koşullar nedeniyle derileri ve organları çürümeyen ölülerdir.

Biyoloji

Bitkiler kökleri vasıtasıyla suyu topraktan alır ve taşıma sisteminin bir parçası olan ksilem boruları ile suyu yukarıya doğru yani gövdelerinden yapraklarına kadar iletir.

Biyoloji

Balıklar kemikli ve kıkırdaklı olmak üzere ikiye ayrılır. Köpekbalıkları ve vatozlar kıkırdaklı balıklardır. Bunların dışındakiler kemikli balıklardır.

Biyoloji

Bu soruya çok farklı cevaplar verilebilir. Ancak okyanuslarda yaşayan mikroskobik canlılar olan fitoplanktonlar için en önemli organizma...

Biyoloji

Bir grup araştırmacı, ilkel bir sinema filmini canlı hücrelerin DNA’sına kodlamayı ve daha sonra filmi yeniden oynatmayı başardı. 

Biyoloji

Su altı belgesellerinde gördüğümüz mercanlar belki çok çeşitli renklerinden, belki değişik yapılarından, belki de mücevhere benzemelerinden dolayı ilgimizi çeker.

Biyoloji

Ne bir balina ne de bir ağaç... Yaşayan en büyük organizma bal mantarıdır (Armillaria ostoyae). Bal mantarının kapladığı alan, daha doğrusu büyüklüğü 965 hektar.