Skip to content Skip to navigation

Denizlerdeki Gizli Tehlike: Çeken Akıntı

Dr. Tuba Sarıgül
05/09/2019 - 15:41

Yaz aylarında serinlemenin en eğlenceli yollarından biri yüzmek. Ancak bu keyifli fiziksel aktiviteyi gerçekleştirirken dikkat etmemiz gereken güvenlik önlemlerini aklımızdan çıkarmamalıyız. Denizde yüzenler için en tehlikeli doğal olgulardan biri çeken akıntı. Her yıl çok sayıda insan çeken akıntı nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde özellikle Karadeniz kıyılarında ortaya çıkan çeken akıntı nedir, nasıl fark edilir, çeken akıntıya kapılan yüzücüler ne yapmalıdır?

 

Çeken Akıntı Nedir?

Çeken akıntı sahilden açık denize doğru hareket eden güçlü ancak dar akıntılardır.

Dalgalar açık denizlerde oluşur ve kıyıya çarpmadan önce uzun mesafeler kateder. Açık denizden sahile doğru yaklaşan dalgalar derin sulardan sığ sulara ulaştığında dalganın alt kısmı deniz tabanına temas eder. Sürtünme nedeniyle dalganın alt kısmı yavaşlar. Bu durumda dalganın yüksekliği artar ve şekli değişir. Sığ sularda dalganın yüksekliği ile dalga boyu arasındaki oran belli bir değeri geçtiğinde (dalganın yüksekliğinin dalga boyuna oranı 1/7’ye ulaştığında) ise dalganın şekli bozulur. Bu olay dalga kırılması olarak isimlendirilir.

Çeken akıntı kıyıya yaklaşan dalgaların kırılmasıyla oluşur. Kıyıya çarpan dalgalar geri dönerken deniz tabanında kum sırtı ve resif gibi bir engelle karşılaşırsa su açık denize doğru hareket edemez. Eğer deniz tabanındaki engelde zayıf bir bölge ya da küçük bir açıklık varsa su bu bölgeden açık denize doğru hızla hareket eder. Bu olgu çeken akıntı olarak isimlendirilir.

Çeken akıntı, bu bölgede yüzen bir insanı açık denize doğru sürükler. Bu durumda panikleyen yüzücüler kıyıya doğru yüzmeye çalışabilir. Ancak çeken akıntının hızı saatte 8 kilometreye kadar ulaşabilir. Yani olimpiyat şampiyonu bir yüzücü dahi çeken akıntıya karşı koyamayabilir. Dolayısıyla çeken akıntıya kapılmaları durumunda kıyıya doğru yüzmeye çalışan yüzücüler, aşırı yorgunluk nedeniyle boğulma tehlikesiyle karşılaşabilirler.

 

Çeken Akıntı Nasıl Fark Edilir?

Çeken akıntının yazın yüzmek için deniz kıyısına gelen sıradan bir insan tarafından fark edilmesi hayli güçtür. Ancak suyun renginde ve hareketinde, dalgaların şeklinde ve dalgaların kırıldığı bölgedeki değişiklikler çeken akıntının tespit edilmesine yardımcı olabilir:

. Suyun yüzeyinde düzenli bir şekilde açık denize doğru hareket eden köpükler, yosunlar ya da kum tanecikleri varsa,

. Suyun renginin belirgin şekilde farklı olduğu bölgeler bulunuyorsa,

. Kıyıya doğru gelen dalgaların şeklinde düzensizliğin olduğu bölgeler varsa,

. Bir kanal boyunca hareket eden, birbirine karışmış, çalkantılı, dalgalı ya da düzensiz şekilde ilerleyen su akıntısı görüntüsü varsa o bölgede çeken akıntı ortaya çıkma olasılığı yüksek olabilir.

 

Çeken Akıntı Nerelerde Görülebilir?

İstanbul, Şile’de yay şeklinde bir koy

Çeken akıntı özellikle yarım ay şeklindeki koylarda ve rüzgârlı havalarda ortaya çıkar. Su dalgaları denizin üzerinde esen rüzgârlar nedeniyle oluşur. Rüzgârın hızı arttıkça dalgaların yüksekliği ve enerjisi artar. Kış aylarında dalgaların enerjisi yaz aylarındakine göre daha yüksektir. Yüksek enerjili dalgalar kıyıdaki kumu ve diğer birikintileri denizin içine taşır. Bu durumda denizin içinde kum sırtları oluşabilir, kumsaldaki kumluk alan ise küçülür. Yaz aylarında ise dalgaların enerjisi ve yüksekliği azalır, kum sırtlarındaki kumlar sahile taşınır. Ancak Karadeniz kıyılarında dalgaların enerjisi yaz aylarında bile -özellikle rüzgârlı havalarda- yüksek olabilir. Bu durum deniz tabanında kum sırtlarının dolayısıyla çeken akıntının oluşması için gerekli şartların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Çeken akıntı kıyı şeridinin yay şeklinde olduğu sahillerde daha sık görülür. Acta Oceanologica Sinica dergisinde yayımlanan bir araştırmada kıyı şeridinin eğrilik derecesi arttıkça çeken akıntının güçlendiği belirlendi. Ayrıca yarım ay şeklindeki kıyı şeridinin uzunluğu azaldıkça çeken akıntının zayıfladığı anlaşıldı.

Çeken akıntı ülkemizde en çok Karadeniz sahillerinde ortaya çıkıyor. İstanbul’un Karadeniz kıyısında Şile ve Ağva plajları, Kocaeli’nin Kandıra ilçesindeki Kefken, Kerpe, Kovanağzı, Sarısu, Cebeci plajları, Bartın’ın Mugada, Büyükkızılkum, Hatipler, Güzelcehisar, İnkumu plajları ile Amasra ilçesindeki Bozköy, Çakraz ve Göçkün plajları, Cide sahili, Düzce’nin Akçakoca ilçesindeki Çuhallı plajı, Zonguldak’ın Alaplı ve Ereğli plajları, Sakarya’nın Karasu ilçesi sahili, Samsun’un Canik ilçesindeki Mert plajı, İlkadım ilçesindeki Fener plajı, Atakum ilçesindeki Adnan Menderes sahili ile Kızılay Kampı plajı, Sinop kuzey sahillerinde Kumkapı mevkiinden başlayarak Akliman bölgesine kadar uzanan sahil, Ordu sahili, Trabzon sahili, Giresun sahili, Ordu’nun Fatsa ilçesi sahili bu tehlikeli deniz alanlarına örnek olarak verilebilir.
 

Çeken Akıntıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?

Akıntı kıyıya dik hareket ettiğinden yüzücüleri kıyıdan açık denize doğru sürükler. Çeken akıntıya kapılma durumunda yapılan en büyük hata panikle kıyıya doğru yüzmeye çalışmak. Çeken akıntının hızı tecrübeli bir yüzücünün dahi karşı koyamayacağı kadar yüksek olabildiği için çeken akıntıya kapılırsanız ilk olarak sakin kalmaya çalışın. Sesli bir şekilde yardım çağrısında bulunun. Kendinizi kıyıya doğru yüzmeye çalışarak yormak yerine kıyıya paralel yüzmeye çalışın. Çünkü çeken akıntının genişliği görece dardır (3 metre ile 30 metre arasında değişir).

Denizde çeken akıntıya kapılan bir kişiye nasıl yardım edileceği de hayli önemli. Çünkü bu durumda akıntıya kapılan kişiyi bilinçsizce kurtarmaya çalışan birçok kişi hayatını kaybedebiliyor. Bu nedenle denizde yardım isteyen birini gördüğünüzde kişiyi sakin olması konusunda uyarın ve hemen cankurtaran çağırın. Cankurtaran yoksa can simidi, halat gibi çeken akıntıya kapılan kişinin suyun üstünde kalmasını ve yüzmesini kolaylaştıracak malzemeler atarak yardım edebilirsiniz.

Çeken akıntı tehlikesinin bulunduğu sahillerde uyarı levhaları yer alır.

Yaz aylarında denizde keyifli zaman geçirirken güvenliği de ihmal etmemek için iyi yüzebilmek, suni teneffüs gibi ilk yardım bilgilerini öğrenmek, özellikle cankurtaran olmayan sahillerde tek başına denize girmemek bireysel olarak alınabilecek önlemlerden. Ayrıca yüzerken çeken akıntının oluşturduğu tehlikeden korunmak için rüzgârlı havalarda denize girmemeye, denize girdiğimiz bölgedeki güvenlik uyarılarını (levha, bayrak gibi işaretleri) dikkate almaya ve cankurtaran bulunan sahillerde denize girmeye dikkat etmeliyiz.

Unutmayalım, aşırı cesaret ya da dikkatsizlik geri dönüşü olmayan sorunlara yol açabilir.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

İnsanların toprağı ekip biçmeyi öğrenmeleri, yerleşik hayata geçip gelişmiş uygarlıklar kurmalarına imkân sağladı. Bu devrim niteliğinde bir değişimdi. Sonraki yıllarda insanların beslenme ihtiyacını karşılamak için tarımsal verimin artırılması amacıyla farklı yöntemler geliştirildi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Tırmanma; yürüme, koşma ve sıçrama gibi insanların hareketle ilgili en temel becerileri arasında yer alır. Aslında tırmanma becerisini hayatımızın çoğu alanında kullanırız. Örneğin evlerde ayaklı merdivenlere, parklarda demir çubuklara, bahçede ağaçlara veya spor salonlarında halatlara tırmanırız.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde eylül ayında objektiflerinizi çevrenizdeki tarihî mekânlara odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #TarihîMekânlar etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Bir grup araştırmacının Science’ta yayımladıkları bir makaleye göre, iklim değişikliğiyle savaşmanın en iyi yolu ağaç dikmek olabilir. Çünkü ağaçlar fotosentez sırasında atmosferdeki karbondioksiti tüketirken oksijen ve besin üretiyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İspanya Castilla-La Mancha Üniversitesinden bir grup araştırmacı iklim değişikliğine bağlı olarak dünyanın ortalama sıcaklığı arttıkça İber Yarımadası’ndaki ağaç eşek arılarının vücut ve kanat büyüklüklerinin azaldığı belirlendi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Otuzun üzerinde mikrobiyolog yakın zamanlarda Nature Reviews Microbiology’de bir makale yayımladı. Bilim insanları, küresel iklim değişikliği ile ilgili çalışmalarda mikroorganizmaların dikkate alınmamasının büyük bir hata olduğunu söylüyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Sanayi tesislerinde, taşıtlarda, ev ve iş yerlerinde enerji elde etmek için çoğunlukla kömür, doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtlar kullanıyoruz. Fosil yakıtların yakılması sonucu ise atmosfere sera gazları salınıyor. Atmosferdeki karbondioksit (CO2), metan (CH4), diazot monoksit (N2O) ve ozon (O3) gazları da sera etkisine önemli katkıda bulunur.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, Afrika orman filleri nedeniyle zarar gören ormanlardaki ağaçların zaman içinde gövdelerinin daha çok genişlediğini ve genel olarak kök, dal, yaprak ve tohumlarının daha çok büyüdüğünü gösteriyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Havaların ısınmasıyla birlikte birçoğumuz tatil planları yapmaya başladık. Kimimiz tatil için deniz, kum ve güneşin bir arada olduğu sahil kesimlerine giderken kimimiz el değmemiş ağaçların ve yaban hayatın bir arada olduğu ormanlık alanları tercih ediyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz, gezegenlerin kendi etraflarındaki dönüş hızının gezegenin iklimini dolayısıyla yaşamı nasıl etkilediğini Merkür, Dünya ve Jüpiter örnekleri üzerinden açıklıyor.