Skip to content Skip to navigation

Deprem Alarm Düzeneği Tasarlayalım

Namdar Gürsönmez
13/05/2020 - 17:22

Alman bilim insanı Alfred Wegener, 1912 yılında, yeryüzündeki bütün kıtaların 250 milyon yıl önce tek parça hâldeki dev bir kıtanın zamanla parçalanmasıyla oluştuğunu öne sürdü.

Yerkürenin katmanları arasındaki sıcaklık farkından kaynaklanan konveksiyon akımları, yerkürenin en dış katmanında, bir bütün hâlinde olmayan ve “levha” olarak adlandırılan tabakaları sürekli hareket ettirir. Yerküre büyük bir yapboz gibi birbirini tamamlayan bu levhalardan oluşur. Levhalar sürekli hareket hâlinde olduklarından zamanla birbirlerine yaklaşır, birbirlerinden uzaklaşır ya da birbirlerine sürtünerek yatayda zıt yönlere hareket eder. Pangea adı verilen, 250 milyon yıl önceki yekpare kıtanın zamanla parçalanması da yer kabuğundaki levhaların hareketlerinin sonucudur.

Bilimsel çalışmalar, geçmişte yeryüzündeki kıtaların defalarca bir araya gelip yeniden parçalandığına işaret ediyor. Uzak gelecekte de bugün yeryüzünü kaplayan kıtaların yeniden tek bir kıta hâlinde bir araya geleceği tahmin ediliyor.

Hareket eden levhaların birbirine göre yaptıkları hareketler sonucunda depremler ortaya çıkar. Depremler sırasında yaşanan sarsıntı, dalgalar hâlinde çevreye yayılan enerjinin sonucudur. Depremler genellikle bir dakikadan kısa sürer fakat üç dakika kadar süren depremlere de rastlanmıştır.

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak deprem gerçekleştiğinde ses ve ışık ile uyarı veren bir deprem alarm düzeneği tasarlıyoruz.

Nelere İhtiyacımız Var?

  • 1 adet 8 x 15 cm boyutlarında duralit
  • 1 adet 1,5 x 1,5 x 15 cm boyutlarında tahta
  • 1 adet 1,5 x 1,5 x 10 cm boyutlarında tahta
  • 1 adet 1,5 x 1,5 x 1,5 cm boyutlarında tahta
  • 2 adet LED ampul
  • 1 adet ses üretici (buzzer)
  • 2 adet 3 cm uzunluğunda çengel vida
  • 3 adet 2,5 cm uzunluğunda vida
  • 2 adet 0,5 cm uzunluğunda vida
  • 1 adet mini anahtar
  • 1 adet üçlü pil yatağı
  • 3 adet 1,5 V’luk kalem pil
  • 1 adet 20 g kurşun ağırlık
  • İletken kablo
  • 1 adet iletken kablo birleştirici
  • Tornavida
  • Cetvel
  • Kalem
  • Silikon tabancası
  • Silikon
  • Matkap

 

Uyarı:

Kesici ve delici aletler dikkatli kullanılmalıdır.

 

Ne Yapıyoruz?

. Tornavida ya da matkap kullanarak 1,5 x 1,5 x 15 cm ve 1,5 x 1,5 x 10 cm boyutlarındaki tahtaların yanı sıra duralite görseldeki gibi 2 mm çapında delikler açalım.

. Farklı boyutlardaki üç tahtayı görseldeki gibi 2,5 cm uzunluğundaki vidaları kullanarak birleştirelim.

. Üçlü pil yatağını silikon ile tahtaya sabitleyelim. Pil yatağından çıkan kırmızı ve siyah kabloları daha önce tahtalarda açtığımız deliklerden geçirelim.

. Çengel vidaları 1,5 x 1,5 x 10 cm ve 1,5 x 1,5 x 1,5 cm boyutlarındaki tahtalara sabitleyelim.

 

. 1,5 x 1,5 x 15 cm boyutlarındaki tahtayı 2,5 cm uzunluğundaki vidayı kullanarak duralite sabitleyelim.

 

. LED ampulleri ve ses üreticiyi, kablo birleştiriciyi kullanarak bir araya getirelim.

. Hazırladığımız bu düzeneği silikon ile 1,5 x 1,5 x 10 cm boyutlarındaki tahtanın uç kısmına sabitleyelim.

. Pil yatağından çıkan kırmızı iletken kabloyu kablo birleştiriciye, siyah iletken kabloyu ise 1,5 x 1,5 x 1,5 cm boyutlarındaki tahtada bulunan çengel vidaya bağlayalım. Ayrıca uygun uzunlukta siyah iletken kablo kullanarak kablo birleştirici ve 1,5 x 1,5 x 10 cm boyutlarındaki tahtada bulunan çengel vidanın uç kısmı arasında bağlantı kuralım.

 

. Yaklaşık 10 cm uzunluğundaki iletken kablonun yalıtkan kısmını sıyıralım. İletken telin bir ucunu kurşun ağırlığa bağlayalım. Diğer ucunu ise 1,5 x 1,5 x 10 cm tahtada bulunan çengel vidaya bağlayalım. Kurşun ağırlığı 1,5 x 1,5 x 1,5 cm boyutlarındaki tahtada bulunan çengel vidanın içinden geçirelim.

 

. Mini anahtarı 0,5 cm uzunluğundaki vidaları kullanarak görseldeki gibi 1,5 x 1,5 x 15 cm boyutlarındaki tahtaya sabitleyelim. Kırmızı iletken kabloyu kesip görseldeki gibi anahtar ile bağlantısını yapalım.

 

. Pilleri pil yatağına yerleştirelim. Düzeneğimiz artık hazır. Küçük sarsıntılar oluşturarak düzeneğimizin nasıl çalıştığını gözlemleyelim.

 

Ne Oldu?

Düzenek hareketsiz hâldeyken anahtar kapalı bile olsa devre tamamlanmadığı için ses ya da ışık ortaya çıkmaz. Ancak sarsıntılar sırasında kurşun ağırlığa bağlı iletken tel metal çengel vida ile zaman zaman temas ederek devreyi tamamlar. Böylece pilde depolanan kimyasal enerji elektik enerjisine dönüşür. Elektrik enerjisi de iletken kablolar ile LED ampullere ve ses üreticiye iletildiğinde düzeneğimiz ışıkla ve sesle uyarı verir.

 

 

 

Kaynak:

  • Komisyon,8 Sınıf Fen ve Teknoloji Ders Kitabı, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınevi, Ankara, 2012.

 

Yazar Hakkında:
Namdar Gürsönmez
Fen Bilimleri Öğretmeni
İzmir Çiğli-Karşıyaka Aydoğan Yağcı Bilim ve Sanat Merkezi

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

536 kış mevsiminin sona ermediği yıl olarak tarihe geçti. 536 yılında gerçekleşen volkanik bir patlamadan sonra açığa çıkan kül bulutları atmosferi kaplamış, Güneş kara bulutların arkasında kalmış, 18 ay boyunca gündüzleri karanlıkta geçmiş, ekinler yetişememiş, Çin’de yaz mevsiminde kar yağmıştı.

Yerbilimleri

Yeryüzünde çok sayıda deprem meydana gelir. Bazı depremlerin gücü hissedilemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle herhangi bir zarara yol açmazlar. Şiddetli depremler ise büyük çapta can ve mal kaybına sebep olabilir. Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle basit bir sismograf düzeneği tasarlayıp çalışma prensibini öğreniyoruz.

Yerbilimleri

Türkiye önemli fay hatlarını barındıran bir deprem ülkesidir. Deprem önlenebilir bir doğa olayı olmasa da depremin yıkıcı etkilerini alacağımız önlemlerle en aza indirebiliriz. Peki depreme karşı hazırlıklı olmak için neler yapabiliriz?

Yerbilimleri

Peru’nun güneyindeki antik İnka şehri Machu Picchu, And Dağları’nda 2430 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer alır. 1438-1472 yılları arasında hüküm süren İmparator Pachacuti için inşa edildiği düşünülen şehir, 2007 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmişti.

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.