Skip to content Skip to navigation

Deprem Tahmini İçin Geliştirilen Yeni Yöntemden İstanbul Hakkında Bilgiler

Bilim Genç
17/08/2017 - 09:23

Türkiye, Fransa ve Almanya’dan araştırmacılar fay hatlarının hareketini gözlemleyebilmek için yeni bir yöntem geliştirdi. Yöntem, deprem bilimcilere fay hattının büyük bir deprem üretip üretemeyeceği konusunda bilgi veriyor.

Kuzey Anadolu Fay Hattı büyük depremler üretebilen bir fay hattıdır ve Avrupa-Asya ile Anadolu tektonik levhalarının çakıştığı noktalar boyunca ilerler (Avrupa-Asya ile Anadolu tektonik levhaları yılda yaklaşık 2 santimetre birbirine yaklaşıyor). Bu fay hattının sualtında bulunan İstanbul-Silivri bölümü (İstanbul’a yaklaşık 15 kilometre uzaklıktadır) ise yaklaşık 250 yıldır kırılmıyor. Fay hattının hareketini gözlemleyerek Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın bu bölümünün büyük bir deprem üretip üretemeyeceği konusunda tahmin yapmak mümkün. Çünkü fay hattının zaman içinde düzenli olarak hareket etmesi durumunda, fay hattı belirli aralıklarla kırılarak küçük depremler oluşturabilir. Fay hattının sabit kalması ise biriken enerjinin artmasına ve fay hattının aniden kırılarak büyük bir deprem oluşmasına neden olabilir. Ancak sualtındaki fay hatlarının hareketini uzun süre gözlemleyebilmek hayli zor.

J-Y Royer / CNRS-UBO LDO

Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmada ise bilim insanları sualtındaki fay hatlarının izlenebilmesi için yeni bir yöntem geliştirdi. Araştırmacılar bu amaçla sualtındaki fay hattı boyunca fayın her iki tarafına ses dalgaları algılayabilen ve yayabilen cihazlar yerleştirdi. Bu cihazlar belirli zaman aralıklarında birbirleriyle veri alışverişi yapıyor ve karşılıklı cihazlar arasındaki ses dalgalarının gidiş-dönüş zamanları arasındaki zaman farkı ölçülüyor. Bu veriler ise cihazlar arasındaki mesafede zaman içinde ortaya çıkan değişimlerin belirlenmesinde kullanılıyor.

Araştırmacılar geliştirdikleri yöntemi kullanarak Ekim 2014’ten sonra altı ay boyunca Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın İstanbul-Silivri bölümünde ölçümler yaptı. Elde edilen veriler fay hattının bu bölümünün yılda birkaç milimetreden (yaklaşık 6 milimetre) fazla hareket etmediğini gösteriyor. Araştırmacılar fayın uzun süre kırılmaması ve hareket etmemesi durumunda Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın bu bölümünde biriken enerji nedeniyle büyük bir deprem meydana gelebileceğini düşünüyor.

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Deprem konusunda uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mustafa Erdik ile deprem ve Türkiye’deki deprem çalışmalarıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yerbilimleri

Fotoğrafta gördüğünüz neredeyse dikdörtgen prizma biçimindeki beyaz yapı tamamen doğal yollarla oluşmuş bir buzdağı.

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.

Yerbilimleri

Colorado ve Montana üniversitelerinden bilim insanları büyük depremlerin sıklığı ile Dünya’nın dönüş hızındaki çok küçük değişimler arasında bir b

Yerbilimleri

Bilinen en eski soyut çizim Güney Afrika’daki Bolombos Mağarası’nda keşfedildi. Günümüzden 70.000 yıl öncesine tarihlendirilen aşı boyalı figür, daha önceleri bilinen en eski soyut çizimden 30.000 yıl daha eski.

Yerbilimleri

Yazar ve fotoğrafçı Anthony Murphy, İrlanda’daki Boyne Vadisi’nin yakınındaki arkeolojik bölgede binlerce yıldır gizli kalmış antik bir yapı keşfetti. Murphy, bölgeyi döner kanatlı insansız hava aracı (drone) ile görüntüledi.

Yerbilimleri

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde haziran ayında objektiflerinizi çevrenizde gördüğünüz doğal oluşumlara odaklamanızı istemiştik.

Yerbilimleri

Ürdün’deki Shubayqa 1 kazı alanında yapılan çalışmalarda 14.400 yıl önce üretilmiş bir bazlamanın yanmış kalıntıları bulundu.

Yerbilimleri

Şanlıurfa’da bugünlerde büyük bir sevinç yaşanıyor. 12 bin yıllık geçmişe sahip olan Göbeklitepe UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alındı.