Skip to content Skip to navigation

Depresyon Kadınların ve Erkeklerin Beyinlerini Farklı Şekillerde Etkiliyor

Başak Kandemir
27/03/2018 - 15:04

Pittsburgh Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından gerçekleştirilen araştırmada ağır depresif bozukluğun (majör depresif bozukluk) erkeklerin ve kadınların beyinlerinde, genler tarafından yönetilen işlevlerde farklılıklara neden olduğu anlaşıldı.

Ağır depresyon bozukluğuna yönelik geçmişte yapılan araştırmalarda çoğunlukla erkeklerin beyinleri inceleniyordu. Ancak kadınların depresyon geçirme olasılıkları erkeklere göre iki kat daha yüksek ve hastalığın belirtileri ve şiddeti kadınlarda daha fazla.

Sonuçları Biological Psychiatry dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları erkeklerin ve kadınların beyinlerinin bazı bölgelerinde gen ifadelerini inceledi. Sonuçta aynı genlerin ifadesinde farklılıklar olduğu anlaşıldı. Örneğin kadınlarda bağışıklık işlevlerini etkileyen genlerin ifade düzeylerinde azalma görülürken, erkeklerde ilgili genlerde artış olduğu tespit edildi.

Her bir proteinin yapısı belirli bir genin DNA diziliminin oluşturduğu koda göre belirlenir, buna genin proteini kodlaması ya da gen ifadesi denilir.

Elde edilen sonuçlar ağır depresif bozukluğun erkeklerde ve kadınlarda farklı şekillerde tedavi edilmesi gerektiğini gösteriyor. Cinsiyete özgü moleküler düzeydeki farklılıklar dikkate alındığında, ağır depresif bozukluğun tedavisinde erkeklerde bağışıklık işlevlerini baskılayan, kadınlarda ise işlevlerin etkinliğini artıran yeni yöntemler uygulanabilir. 

 

Yazar Hakkında: 
Başak Kandemir
Gebze Teknik Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü Araştırma Görevlisi
 

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, önce, geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım: Viktor Holst - Skakbladet, 1905.

Beyin ve Sinir Bilim

Sizce bir üçgen sarı mıdır yoksa mavi mi? Ya da 5 rakamının tadı ekşi midir yoksa tatlı mı? Bazı insanlar bir rengin tadını alabildikleri veya bir şekli renk olarak da algılayabildikleri deneyimler yaşayabiliyor.

Beyin ve Sinir Bilim

New York Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, optogenetik yöntemler kullanarak koku algısının oluşumuyla ilgili çok önemli sonuçlara ulaştı.

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler,

Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümünü verelim:

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, her zamanki gibi önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım:

Beyin ve Sinir Bilim

İkinci bir dili öğrenmek bizi iki dilli bireyler arasına sokuyor. İkiden fazla dil bilmek ise çok dillilik olarak adlandırılıyor. Peki çok dilli olmanın ne gibi avantajları var? 

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım...

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım: A. Jaquot, 1934

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım: Franz Palatz, 1930.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz.