Skip to content Skip to navigation

Devin Geçit Yolu

Dr. Bülent Gözcelioğlu
30/01/2017 - 17:14

Yaşadığımız dünyada jeolojik oluşumlar bilim insanlarının yanı sıra sayıları azımsanmayacak kadar doğaseverin de ilgisini çeker. Bazalt sütunları da ilginç jeolojik oluşumlardan biri. Ülkemiz de dâhil olmak üzere dünyanın pek çok yerinde bazalt sütunlarını görmek mümkün. Türkiye’deki en bilinen örneklerine Sinop-Boyabat ve Ankara-Kızılcahamam’da, dünyadaki örneklerine ise İskoçya’da Fingal Mağarası’nda, İzlanda’da Svartifoss Şelalesi’nde, Japonya’da Takachiho Gorge’ta, Meksika’da Los Prismas’ta, Güney Kore’de Jeju Adası’nda rastlanır. Bunun yanı sıra ismi bir efsaneye dayanan ve Devin Geçit Yolu olarak adlandırılan İrlanda’daki bazalt sütunları dünyanın en güzel örneği olarak kabul edilir. Sayıları 40.000’i bulan sütunlar İrlanda’nın kuzeydoğusunda, Atlas Okyanusu’nun kıyısında yer alır. Sütunların yüksekliği deniz seviyesinden 12,2 metreye kadar çıkabilir.

Bazalt sütunları nasıl oluşur?

Magma yeraltından yeryüzüne çıkarken katı, sıvı ya da gaz haldeki diğer maddeler de dışarıya çıkar. Magmanın akışkan haline lav denir. Magma sıvı halde yeryüzüne çıktıktan sonra soğuma süreci başlar. Soğuma sonucunda lavın içeriğine göre farklı tipte volkanik kayaçlar oluşur. Bunlardan biri de bazalttır. Soğuma sürecinde lavlar topoğrafik yapıya uygun yerlerde birikerek lav göllerini oluşturur. Lav göllerinde biriken magma bir süre sonra alttan ve üstten soğumaya başlar. Bu soğuma sırasında lavlar büzüşür ve hacimleri %5 ila %10 küçülür. Büzüşme sırasında aynı zamanda ilk çatlaklar oluşur. Bunlar bazalt sütunlarının oluşmasının da başlangıcıdır. Bu sütunların biçimini soğumanın alttan üste ya da üstten alta doğru olması belirler. Soğuma tabandan başlamışsa sütunlar dik şekilde oluşur. Lavların içine çatlaklardan su sızarsa soğuma daha hızlı gerçekleşir. Bunun sonucunda da çeşitli yön ve eğimlerde düzensiz bazalt sütunları oluşur. Ancak her soğumada bazalt sütunları oluşmaz. Bunun için basınç ve sıcaklık koşullarının uygun olması gerekir. Bu nedenle bazalt sütunlarına çok sık rastlanmaz. Bazalt sütunları genellikle altıgendir, ancak sayıları üçten on ikiye kadar değişebilen çokgen yapılar da görülür. Sütunların genişliğiyse lavın soğuma hızına bağlıdır. Soğuma yavaşsa bazalt sütunları büyük, hızlıysa küçük (1 cm çapında) olur. Bazaltlar genellikle gri ya da siyah renkli, yoğunluğu fazla olan kayaçlardır. Bileşimlerinde magnezyum ve demir içeren maddeler bulunur. Bu yüzden de küçük bir parça bazalt bile aynı büyüklükte başka birçok kayaçtan daha ağırdır. 

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Yerbilimleri

Deprem konusunda uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mustafa Erdik ile deprem ve Türkiye’deki deprem çalışmalarıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yerbilimleri

Fotoğrafta gördüğünüz neredeyse dikdörtgen prizma biçimindeki beyaz yapı tamamen doğal yollarla oluşmuş bir buzdağı.

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.