Skip to content Skip to navigation

Dijital Teknolojiler Eğitimi Nasıl Değiştiriyor?

Gamze Yılmaz Güntay
24/02/2020 - 16:44

Dijital dönüşümü yaşamımızın her alanında hissediyoruz. Geleceğimize yön veren eğitim de teknolojinin değiştirdiği alanlar arasında.

İletişim teknolojilerindeki gelişmeler düşünme, algılama ve öğrenme biçimlerimizi değiştirdi. Günümüzde artık  her şey etkileşim hâlinde. Bu nedenle bilginin ağırlıklı olarak öğretmenden öğrenciye tek yönlü aktarıldığı geleneksel eğitim yöntemleri geçerliliğini yitiriyor. Dijital teknolojiler eğitim imkânlarını geliştiriyor ve çeşitlendiriyor.

 

Gençler Çevrimiçi Öğrenme Yöntemlerini Tercih Ediyor

Geçmişte yeni kavramlar öğrenmek için ansiklopedilere başvurulur, ihtiyaç duyulan bilgilere ulaşmak için kütüphanelere gidilirdi. Bugün ise çoğumuz bilgi edinmek için arama motorlarını kullanıyoruz. Kişisel kütüphanemiz hâline gelen Google ve Yandex gibi arama motorları aracılığıyla elektronik kitaplara, dergilere ve diğer dijital bilgi kaynaklarına, istediğimiz yerde ve istediğimiz zamanda, kolayca ulaşabiliyoruz.

Dijital teknolojiler sayesinde bugün dünyanın en iyi üniversitelerinde bilim insanlarının verdiği dersleri çevrimiçi şekilde takip edebiliyoruz. Araştırma yaptığımız konu ile ilgili uzman kişilere -yaşadığımız yerden binlerce kilometre uzakta olsalar dahi- elektronik ortamda sorular yöneltebiliyor ya da onlarla görüntülü konuşabiliyoruz. Böylece sorularımıza farklı bakış açılarını yansıtan cevaplar alabiliyoruz.

Dijital medya araçlarında uzaktan eğitim imkânları gelişirken video temelli öğrenme yaygınlık kazanıyor. Artırılmış gerçeklik uygulamaları, simülasyonlar ve eğitici oyunlar öğrenmeyi kolaylaştırıyor. Sanal müzeler sayesinde ziyaret edemeyeceğimiz uzaklıktaki müzelerde sergilenen eserleri yakından inceleyebiliyoruz. Sınıflarda yer alan akıllı tahtalarla ders anlatan öğretmenler, çeşitlendirilmiş materyaller kullanabiliyor. Öğrencilerin de katılımıyla konular etkileşimli olarak öğreniliyor.

Günümüzde sadece bilgiye ulaşmak değil bilgiyi başka insanlarla paylaşmak da çok kolay. Geliştirdiğimiz uygulamaları dijital teknolojileri kullanarak geniş kitlelerle paylaşabiliyoruz. Ayrıca bu teknolojiler öğrencilere verilmek istenen bilgilerin ve kazandırılmak istenen becerilerin hangi oranda aktarılabildiğinin ölçülebilmesine imkân sağlıyor.

 

Öğrendiklerimizi Uyguluyoruz

Dijital teknolojiler öğrenmeyi geliştirirken aynı zamanda öğrendiklerimizi uygulayabilmemize de yardımcı oluyor. Artık öğrenciler yenilikçi fikirlerini yaratıcı tasarımlarla hayata geçirebiliyor. Örneğin bugün bilgisayar ortamında tasarladığımız ürünleri üç boyutlu yazıcılarla gerçek nesnelere kolayca dönüştürebiliyoruz. Robot kitleri ve kodlama yazılımları ile çeşitli görevlerde kullanılmak üzere robotlar geliştirebiliyoruz.

Günümüzde birçok fabrikada üretimi robotlar gerçekleştiriyor, üretim süreçleri sensörler ve bilgisayarlar aracılığıyla takip ediliyor. Doktorlar hastalar için en iyi tedavi yöntemini yapay zekâ uygulamalarının sonuçlarına göre belirliyor. Geçmişte insanların yaptığı özellikle emek gerektiren birçok işi, artık robotlar ya da bilgisayarlar gerçekleştirebiliyor. Bu nedenle robotik kodlama gibi dersler okul öncesi dönemden başlayarak ders programlarına girmiş durumda. Bu sayede gelecekteki toplumsal ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik yenilikçi eğitim anlayışları geliştirilmeye çalışılıyor.

 

Rehber Olan Öğretmenler ile Güçlü Yönlerini Keşfeden Öğrenciler

Bütün bu teknolojiler, eğitim yöntemlerinin geliştirilmesinde ve öğrenmenin güçlendirilmesinde etkili olsa da temelde başarıyı sağlayacak olan gençlerin kendilerini keşfetmesi. Çünkü öğrenme konusunda gençleri en çok motive eden şey ilgi duydukları konular üzerinde çalışmak. Öğrencilerin güçlü yanlarının ortaya çıkarılması ve bu doğrultuda ihtiyaç duyacakları becerilerin geliştirilmesi için öğretmenler tarafından doğru yönlendirilmesi gerekiyor.

Gençlerin büyük bir çoğunluğu dijital teknolojileri hiç zorlanmadan kullanıyor. Ancak öğrencilerin ellerinin altındaki teknolojiyi kendileri ve toplum için faydalı olacak şekilde nasıl kullanacağı konusunda bilinçlendirilmesi önemli. Dijital ortamda sayılamayacak kadar çok bilgi kaynağı var. Bu nedenle öğretmenlerin bilginin nasıl organize edilip sınıflandıracağı hakkında öğrencilere rehber olması gerekiyor. Gençler kendileri için gerekli olan içeriğe ulaşırken öğretmenlerin soru sorarak, erişilen bilginin doğru analiz edilebilmesi konusunda öğrencileri yönlendirmesi hayli önemli.

 

Çevrelerinde Karşılaştıkları Sorunlara Çözüm Üretebilen Öğrenciler

ABD’li yazar ve eğitimci March Prensky, eğitimin temel amaçlarından birinin “içinde yaşadığımız toplumu iyileştirmek” olduğunu söylüyor. Prensky tarafından geliştirilen “Gerçek Dünya Projesi / Güçlendirme Eğitimi” yaklaşımında, eğitimlerinin en başından itibaren öğrencilerin çevrelerinde var olan sorunlara uygulamalı olarak çözüm geliştirmeye çalışması amaçlanıyor. Bunun için öğrencilerin öncelikle yeteneklerini keşfetmeleri daha sonra da yeteneklerini “içinde yaşadıkları dünyaya değer katmak” amacıyla kullanmaları konusunda yönlendirilmesi gerekiyor. Prensky, dijital teknolojilerin öğrencilere sunduğu imkânların bunları artık mümkün hâle getirdiğini söylüyor.

Ulusal ve uluslararası düzeyde öğrencilerin eğitim sürecinde çevrelerinde tanık oldukları ya da karşı karşıya kaldıkları problemlere çözüm geliştirmesi konusunda destek veren birçok devlet ya da özel kaynaklı program var. Örneğin TÜBİTAK’ın ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine yönelik proje destekleri ve yarışmaları bunlardan bazıları. Bu gibi destek programları ile öğrenciler ilgi duydukları konularda kendi özelliklerine uygun şekilde, takım çalışması yaparak, yaşadıkları dünyayı yerel, ulusal ve küresel ölçekte daha iyi bir yer hâline getirme konusunda teşvik ediliyor.
 

Kaynak:

  • http://marcprensky.com/wp-content/uploads/2018/09/Prensky-End-to-end_Real-World-ProjectEmpowerment_Education-02.pdf
Yazar Hakkında:
Gamze Yılmaz Güntay
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Doktora Öğrencisi

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

Bilim Genç olarak nisan ayında objektiflerinizi evinize odaklamanızı istiyoruz. Örneğin evinizdeki çiçeklerin, ilginç tasarımlı nesnelerin, kitaplığınızın sanatsal fotoğrafını çekebilir ya da mutfakta yemek pişirmek gibi bilimsel süreçler içeren günlük aktiviteleri veya gün doğumunu, gün batımını ve bulutları fotoğraflayabilirsiniz.

Sosyal Bilimler

“Sinemada altın yıllar” dönemi olarak adlandırılan 1977-1990 yılları arasında birçok önemli yapım seyirciyle buluştu.

Sosyal Bilimler

2020 yılı, Kazakistan ve İran’ın önerisi; Irak, Rusya ve ülkemizin de desteğiyle UNESCO tarafından “Fârâbî’nin doğumunun 1150. yıl dönümü” ilan edildi. Gelin bu vesileyle Fârâbî’yi daha yakından tanıyalım.

Sosyal Bilimler

Gelişen teknoloji sayesinde iletişimin sınırları genişledi. Artık yalnızca ailemiz ve arkadaşlarımızla iletişim hâlinde değiliz. Peki, bu sanal dünya ne kadar güvenli?

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde şubat ayında objektiflerinizi çevrenizdeki sokak lambalarına odaklamanızı istemiştik.Bu süreçte #SokakLambaları etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.

Sosyal Bilimler

2020 yılı ülkemizin önerisi ve Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve Özbekistan’ın desteğiyle, UNESCO tarafından Tonyukuk Yazıtı’nın dikilmesinin 1300. yıldönümü olarak kutlanacak ve bu çerçevede kutlama ve anma etkinlikleri düzenlenecek.

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ocak ayında objektiflerinizi müziğin hayatınızdaki yerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #HayatımdakiMüzik etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. Oylamalar sonucunda ocak ayının en beğenilen fotoğrafı Mehmet Aziz Çakmak’a ait Hayatımdaki Müzik olarak belirlendi.

Sosyal Bilimler

11 Şubat Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde kız öğrenciler Bilim Genç Kafe etkinlikleri kapsamında Ankara, İstanbul ve Samsun’da genç bilim insanlarımız ile buluştu.

Sosyal Bilimler

Bu yıl altıncısı düzenlenen Bilim ve Teknolojide Lider Kadınlar Zirvesi, 22 Şubat 2020 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Zirve ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Sosyal Bilimler

Gençleri bilim insanlarıyla bir masa etrafında buluşturan TÜBİTAK Bilim Genç Kafe 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü’nde Ankara, İstanbul ve Samsun’da düzenleniyor. Etkinliğin Samsun’daki konuğu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşenur Büyükgöze Kavas.