Skip to content Skip to navigation

Doç. Dr. Orhan Hazer ile Söyleşi

Mehmet Koçak
04/11/2015 - 16:19

Analitik kimya alanında eser elementler üzerine çalışmalar yapan ve akademik birikimini sanayi ile buluşturup önemli başarılara imza atan Doç. Dr. Orhan Hazer ile Ar-Ge çalışmaları üzerine konuştuk.

TÜBİTAK Bilim Genç: Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Doç. Dr. Orhan Hazer: Kendimi, akademik çalışmalarını Ar-Ge’ye yönelik yenilikçi bir bakış açısıyla ticarileştirmeye çalışan bir akademisyen olarak tanımlayabilirim. 1979 Kayseri doğumluyum ve aslen Yozgat, Yerköylüyüm. Eğitimimin hemen hemen tamamını Kayseri’de aldım. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimimi Erciyes Üniversitesi Kimya Bölümü’nde analitik kimya üzerine yaptım. Şu an Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Aynı zamanda Bozok Teknopark AŞ’de genel müdür olarak görev yapıyorum. Erciyes Teknopark’ta bir teknogirişim firması olan Hazerfen Kimya’nın da işletme sahibiyim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Hangi konularda araştırma yapıyorsunuz?

Doç. Dr. Orhan Hazer: Akademik çalışmalarım analitik kimya alanında eser elementler üzerine. Özellikle doktora sırasında ülkemizde de inşasına başlanan nükleer tesisler için önem arz eden uranyum zenginleştirme üzerine çalışmalar yaptım. Fakat 2011 yılından itibaren deyim yerindeyse yönümüzü sanayiye çevirdik ve ilk olarak Kimyasal Kullanmadan Altın Geri Dönüşümü Projesi’ni İstanbul’da gerçekleştirdik. Bunu Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan da Başarı Belgesi alan Akıllı Polimerler ile Pişik Yapmayan Bebek Bezi Projesi takip etti. Daha sonra patentli bir proje olan ve insan ve çevre sağlığı için önemli gördüğümüz İçilebilir Yüzey Temizleyiciler Projesi’ni ticarileştirdik. Elektronik atıklardan tarımda sulamaya kimya temelinde hayata dokunan birçok projeye özellikle Hazerfen Kimya Şirketi ve Ar-Ge personelleri ile imza attık. Sonuç olarak Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin düzenlediği İnovalig 2015 kapsamında en yenilikçi 250 şirket arasına girmeyi başardık.

TÜBİTAK Bilim Genç: Sizi bu konularda araştırma yapmaya yönelten sebepler neler?

Doç. Dr. Orhan Hazer: Akademisyenlerimizin birçok başarılı çalışmaya imza attığını biliyoruz. Fakat ülkemizde henüz olgunlaşmamış üniversite-sanayi işbirliğinde görülen eksiklikler beni sanayi ve üretim ihtiyaçları yönünde çalışmaya itti. Tabii ki bunda ilkokul yıllarında semt pazarında yaptığım bazı ticari girişimler de etkili oldu.

TÜBİTAK Bilim Genç: Yaptığınız araştırmaların uygulama alanları neler?

Doç. Dr. Orhan Hazer: Daha önce bahsettiğim gibi biz çalışmalarımızda doğrudan hayata dokunan projelere yer veriyoruz. Bir de alanımız kimya olunca sağlıktan inşaata kozmetikten tekstile birçok alanda projelerimizin uygulamalarını görebilirsiniz. Diğer taraftan hâlihazırda seri üretim aşamasında olan ancak pazara sunulmamış çalışmalarımız da var.

TÜBİTAK Bilim Genç: Son olarak gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Doç. Dr. Orhan Hazer: Hızla gelişen teknoloji sayesinde sosyal medya gün geçtikçe gençlerin ilgisini daha çok çekiyor. Ancak zamanlarının bir kısmını burada harcayan gençlerin, sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekiyor. Bu noktada zamanlarını iyi değerlendiren, gözlemleyen, araştıran, deneyen, sorgulayan ve olabildiğince disiplinli çalışan gençlerin başarıya çok daha kolay ulaşabileceğini düşünüyorum.

İlgili İçerikler

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kimya ve fizik bilgilerimizi kullanarak bir yumurtanın kabuğunu kırmadan çiğ mi yoksa pişmiş mi olduğunu nasıl anlayabileceğimizi öğreniyoruz.

Kimya

Limon suyu ekşidir. Elimizi yıkamak için kullandığımız sabun ise kaygandır. Bu maddeler sırasıyla asit ve baz olarak sınıflandırılır. Peki, asit ve baz nedir? Okulda kimya dersinde ya da laboratuvarında sıkça karşılaştığımız bu kavramlar neden önemli?

Kimya

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

Kimya

İdeal gazların hareketlerini ve birbirleriyle etkileşmelerini bilardo ya da pinpon toplarınınkine benzetebiliriz. Bu etkinliğimizde de pipon toplarını kullanarak maddenin gaz hâlinin bir benzetimini yapacağız.

Kimya

Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından üniversite ve lise öğrencilerine konuşma yapmak üzere Türkiye’ye gelen Nobel ödüllü Prof. Dr. Agre başarı hikâyesini Bilim Genç’e anlattı.

Kimya

Herhangi bir maddenin bir molü atomlarının ya da moleküllerinin belirli bir sayısıdır. Bu değer Avogadro sayısıyla ifade edilir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro’dan gelir.

Kimya

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) çalışan Kehang Cui ve Brian L. Wardle, bilinen en kara malzemeyi üretti. Malzeme, üzerine düşen ışığın %99,995’inden fazlasını soğuruyor.

Kimya

Kimyacılar, yapılarında meydana gelen değişimleri öğrenmek için genellikle maddeleri ısıtır. Katı hâldeki maddelerin bazıları ısıtıldıklarında erir bazıları sıvı hâle geçmeden doğrudan buharlaşır yani süblimleşir. Sıvılar ise genellikle gaz hâle geçer. Soğutulduklarında eski hâllerine dönerler.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün 2019 yılındaki sahipleri, Austin’deki Texas Üniversitesinden John B. Goodenough, New York Eyalet Üniversitesinden M. Stanley Whittingham ve Meijo Üniversitesinden Akira Yoshino oldu. Araştırmacıların lityum iyon pillerin geliştirilmesine yaptıkları önemli katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kimya

Georgia Teknoloji Enstitüsünden Paul Kohl ve arkadaşları güneş ışığına maruz kaldığında kendiliğinden yok olan bir tür plastik malzeme geliştirdi.