Skip to content Skip to navigation

Dr. Ayşegül İlhan Mutlu ile Söyleşi

Melike Erol
20/02/2015 - 08:51

Çağımızın hastalığı kanser insan hayatını tehdit eden en büyük sorunlardan bir tanesi. Ancak dünyada ve ülkemizde yapılan çalışmalar ve geliştirilen tedavi yöntemleri sayesinde bu hastalığı yenmek artık daha kolay hale geliyor. Ülkemizden Avrupa’ya üniversite eğitimi için giden ve halen Avrupa’da kanser alanında bilimsel çalışmalarını yürüten Dr. Ayşegül İlhan-Mutlu ile sizler için bir söyleşi yaptık.

Dr. Ayşegül İlhan-Mutlu, 1984 yılında Düzce’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini babasının görevi dolayısı ile Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde tamamladı. Düzce Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde okuduktan sonra üniversite sınavına girip Türkiye 206.sı oldu. Ardından yatay geçiş ile üniversite eğitimi için Avusturya’nın başkenti Viyana’ya gitti. Eğitim süresi 6 yıl olan Viyana Tıp Fakültesi’ni 4,5 yılda bitirdi. Aynı üniversitede doktora eğitimine devam ederken Onkoloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Halen bu bölümde görev yapıyor.

TÜBİTAK Bilim Genç: Neden tıp alanına, özellikle de akademik dünyaya yöneldiniz?

Dr. Ayşegül İlhan-Mutlu: Doktorluk, beni küçüklüğümden beri cezbeden bir meslekti. 8 yaşındayken doktor olmaya karar verdim. Önceleri akademik çalışma konusunda pek bir bilgim yoktu. Ancak tıp okurken akademik çalışmalara ilgi duymaya başladım. Akademik dünyada olmak demek, sadece doktor olup insanlara en zor zamanlarında yardım etmek değil, aynı zamanda yapılacak çalışmalarla sonraki hastalara da umut ışığı olmak demek. Akademik dünyanın beni cezbeden yönü buydu.

TÜBİTAK Bilim Genç: Hangi konularda araştırma yapıyorsunuz?

Dr. Ayşegül İlhan-Mutlu: Doktora sırasında laboratuvar havasını soluma imkânım oldu. Bu esnada, birçok kanser türünde oluşan ve kanserin hayatta kalma mekanizmalarından biri olan stresle mücadele etme mekanizmasının (oksidativ stress) anahtar proteinlerinden birini klonladım ve bu proteinin vücuttaki görevini tanımladım. Klinik çalışmalarım kapsamında özellikle beyin tümörünün önceden belirlenmesinde işe yarayacak ve kanda rahatça ölçülebilecek belirteçler üzerinde çalıştım.

TÜBİTAK Bilim Genç: Sonra…

Dr. Ayşegül İlhan-Mutlu: Daha sonra, Almanya Heidelberg’de bulunan Alman Kanser Araştırmaları Merkezi’nde klinik öncesi araştırmalarıma devam ettim. Bu merkezde, akciğer kanserinin vücuda yayılmasını önleyecek terapi yöntemleri üzerinde çalıştım. Şu sıralarda ise, mide ve yemek borusu kanseri üzerine çalışmalar yapıyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Sizi bu konularda araştırma yapmaya yönelten sebepler neler?

Dr. Ayşegül İlhan-Mutlu: Her şeyden önce merak ve istek. Bunlar bilim insanı olma yolunda kişiyi güdüleyen en önemli iki etken. Diğer bir etken ise yurt dışında bulunmak. Avrupa’da, ülkeden ülkeye farklılık gösterse de, bilim insanı yetiştirmek ve bilim merkezlerini desteklemek konusunda ciddi bir eğilim var. Her ne kadar ekonomik nedenler bu politikayı son zamanlarda biraz baltalasa da bilimsel çalışmaları sürdürme konusunda hâlâ birçok imkân var. Ben de Avrupa’da ikamet eden ve burada eğitim gören bir birey olarak, bu imkânlardan mümkün olduğunca yararlanmak istedim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Yaptığınız araştırmaların uygulama alanları neler?

Dr. Ayşegül İlhan-Mutlu: Özellikle beyin tümörü konusunda geliştirmeye çalıştığımız ve kanda kolaylıkla ölçülebilen belirteçler, henüz hastalık belirtisi olmayan bireylerde uygulanabilecek önleyici bir yöntem olabilir. Bu belirteçlerden birçoğu sadece tümör çok küçükken değil, tümörün cerrahi müdahale ile çıkarıldıktan sonra yeniden ortaya çıkması durumunda da kanda rahatlıkla ölçülebiliyor. Alman Kanser Araştırmaları Merkezi’nde yaptığım çalışmanın sonuçları esas alınarak, Avrupa Kanser Araştırmaları ve Tedavileri Birliği (EORTC) Avrupa’da birçok kanser merkezini içine alan bir klinik çalışma planlıyor.

TÜBİTAK Bilim Genç: TÜBİTAK tarafından yayımlanan dergileri takip edebiliyor musunuz? Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Ayşegül İlhan-Mutlu: TÜBİTAK okul öncesi dönemdeki çocuklardan, gençlere ve yetişkinlere kadar tüm yaş grupları için bilim dergileri hazırlıyor. Bilim ve Teknik dergisinin takipçilerinden biri olarak seçilen konuları ve konuların ele alınış şeklini hayli ilgi çekici buluyorum. Şimdi de Bilim Genç olarak bilim macerasına yeni bir kapı aralıyorsunuz. Bilimin sevdirilmesi ve yaygınlaşması açısından hayli önemli projelere imza atan TÜBİTAK’ı bu konuda kutluyor ve yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

1

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Türk bilim insanları tarafından geliştirilen metal kompleks bileşiğinin kolon kanseri tedavisinde kanser ilacı olarak kullanılmasına yönelik hücre kültürü ve deney hayvanları test aşamaları başarıyla geçildi. ABD ve Avrupa Birliği patent ofislerinden patenti alınan bileşiğin kanser hastaları ile gerçekleştirilecek testlerinden sonra ilaç olarak üretimine başlanabilir.

Tıp ve Sağlık

Göz tomografisi yöntemi sayesinde gözdeki mikro ölçekteki doku katmanları yüksek çözünürlükle görüntülenebiliyor. Göz hastalıklarının teşhisinde çok sık kullanılan bu yöntem beyin hastalıklarının tespitinde de kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

Güneş ışığının insanlar üzerinde doğrudan katkıları da vardır. Örneğin güneş ışığı vücudumuzda D vitamini üretimini artırır, uykumuzu düzenler ve ruh hâlimizi iyileştirir. Gelin, bu faydaları daha yakından inceleyelim.

Tıp ve Sağlık

Harvard Üniversitesinden David Mooney önderliğinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı, embriyolardan esinlenerek yetişkinlerdeki cilt yaralarını iyileştirmek için bir malzeme geliştirdi. 

Tıp ve Sağlık

Bağışıklık sistemi henüz olgunlaşmamış bebekleri ve çocukları ciddi hastalıklardan korumak için yapılan aşılar ile erken yaşlarda tanışırız.

Tıp ve Sağlık

Hücrelerde meydana gelen doğal süreçlerden biri aşırı yaşlanma sebebiyle çoğalmanın durmasıdır. İnsanlarda ileri yaşlarda ortaya çıkan eklem romatizması, kemik erimesi ve kalp hastalıkları gibi sağlık sorunlarının nedenlerinden biri de hücrelerin aşırı yaşlanmasıdır.

Tıp ve Sağlık

Gözlerin de tıpkı mide gibi sindirim yaptığını biliyor muydunuz? Evet, yanlış okumadınız. Gözler de mide gibi sindirim yapabiliyor. Ancak tek farkla... Midemiz tükettiğimiz gıdaları sindirirken gözümüz çevreden gelen bakterileri sindiriyor.

Tıp ve Sağlık

Bilimsel çalışmalar gözlerimizde yaşayan, göz sağlığına yararlı bakteriler olduğunu gösteriyor. Göz mikrobiyomu olarak adlandırılan bu bakterilerin davranışlarının tam olarak anlaşılması, çeşitli göz hastalıklarının tedavisinde yararlı olabilir.

Tıp ve Sağlık

“Seyahat” denildiğinde aklımıza ilk olarak yeni yerler görme, yeni insanlar tanıma fırsatı gelir. Peki, seyahat etmenin kimi zaman sağlığımız için tehdit oluşturabileceğini biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Pek çok hastalığın tedavisinde antibiyotikler kullanılıyor. Ancak aşırı kullanım zararlı da olabiliyor. Çünkü antibiyotikler sadece hastalık yapan bakterilere değil yararlı bakterilere de -örneğin sindirime yardımcı olan bakterilere de- zarar verebiliyor.