Skip to content Skip to navigation

Dünya'daki Yaşamın 1,75 Milyar Yıl Ömrü Kaldı

Dr. Mahir E. Ocak
04/07/2014 - 16:02

Doğu Anglia Üniversitesi’nde görev yapan Dr. A. Rushby ve çalışma arkadaşları tarafından yapılan bir araştırma Dünya'daki canlı yaşamının ancak 1,75 milyar yıl daha devam edebileceğini gösterdi. Astrobiology'de yayımlanan makale sadece Dünya hakkında değil, Güneş Sistemi’nin dışındaki pek çok ötegezegen hakkında da sonuçlar içeriyor.

Yaşama elverişli bölge, bir yıldızın etrafında yörüngede bulunan bir gezegende sıvı suyun var olması için gerekli koşulların olduğu bölge olarak tanımlanıyor. Yaşama elverişli bölgenin dışında kalan yerlerdeki koşullar suyun ancak katı ya da gaz halinde bulunmasına izin veriyor. Kimyasal tepkimelerin gerçekleşmesi için gerekli ortamı sağlayan sıvı suyun yokluğu ise bu bölgelerde canlı yaşamının oluşmasını engelliyor.

Bir yıldızın etrafındaki koşullar zaman içinde değiştiği için yaşama elverişli bölgeler durağan değil. Güneş Sistemi’nde de yaşama elverişli bölge her yıl dışarıya doğru kayıyor. Dünya şu anda yaşama elverişli bölge sınırının sıcak tarafına çok yakın ve hesaplar 1,75 ila 3,25 milyar yıl sonra Dünya'nın yaşama elverişli bölgenin dışına çıkacağını gösteriyor. Bu sürenin sonunda Dünya aşırı derecede ısınacak ve tüm okyanuslar buharlaşacak. İnsanların ve diğer karmaşık organizmaların yaşamı iklimdeki en ufak değişikliklere bile duyarlı olduğu için soyları çok daha önce tükenecek. Dünya’da sağ kalacak son canlılar ise mikroplar gibi sıcak ortam koşullarına dayanıklı basit canlılar olacak.

Araştırmada Dünya, şu anda yıldızının yaşama elverişli bölgesinde bulunan sekiz gezegenle kıyaslanmış. Sonuçlar düşük kütleli ve uzun ömürlü yıldızların etrafında yörüngede bulunan gezegenlerin Dünya'dan çok daha uzun süre yaşama elverişli bölgede bulunabileceğini gösteriyor. Örneğin hesaplara göre Gliese 581d adı verilen bir ötegezegen için yaşama elverişli bölgede kalma süresi 42,4 ila 54,7 milyar yıl ki, bu süre Güneş Sistemi’nin yaşının yaklaşık on katı.

İncelenen gezegenler arasında Dünya benzeri bir gezegen bulunamamış. Fakat on milyar ışık yılından (ışığın on milyar yılda katettiği mesafeden) daha yakın bir mesafede Dünya benzeri bir gezegen olduğu düşünülüyor. Bu mesafe astronomi için küçük sayılabilir ama mevcut teknolojilerle bu gezegenlere ulaşmak yüz binlerce yıl sürer. Araştırmanın lideri Dr. Rushby, eğer bir gün Dünya dışında bir yere taşınmak zorunda kalırsak bu gezegenin Mars olacağını söylüyor. Çünkü hem Dünya'ya yakın hem de altı milyar yıl daha Güneş'in yaşama elverişli bölgesinde kalması bekleniyor.

Kaynaklar:

  • Marris, E., “Earth's days are numbered”, Nature News, 19 Eylül 2013.
  • Rushby, A., ve ark., “Habitable Zone Lifetimes of Exoplanets around Main Sequence Stars”, Astrobiology, Cilt 13, s. 833-849, 2013.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak. 

Gökbilim ve Uzay

MESSENGER uzay aracının topladığı kütleçekim verilerini analiz eden araştırmacılar Merkür’ün büyük, katı bir iç çekirdeğe sahip olması gerektiği sonucuna vardılar.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.