Skip to content Skip to navigation

Dünya’dan Ötegezegen Gözlemi

Dr. Mahir E. Ocak
05/01/2015 - 10:33

Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenler ötegezegenler olarak adlandırılır. Yıldızların aksine ötegezegenlerin gözlemlenmesi çok zordur. Ötegezegenlerin yakınında hemen hemen her zaman bir yıldız bulunur. Yıldızların gezegenlere göre çok daha parlak ve çok daha büyük olması ötegezegenlerin gözlemlenmesini zorlaştırır.

Ötegezegenlerin keşfedilmesinde kullanılan yöntemlerden biri transit olarak adlandırılır. Bir yıldız ile Dünya’nın arasına bir cisim girdiği zaman yıldızdan Dünya’ya ulaşan ışık miktarında azalma olur. Böylece yıldızların gözlemlenen parlaklığının zaman içindeki değişimini inceleyerek etraflarında dolanan ötegezegenleri keşfetmek mümkün olur.

Transit yöntemi ile ötegezegen keşfetmek pek çok bakımdan zordur, hatta bazen imkânsızdır. Örneğin gezegen yörüngede dönerken Dünya ile kendi güneşinin arasından geçmiyorsa transit yöntemi ile belirlenemez. Bunun yanı sıra yıldızın gözlemlenen parlaklığındaki azalma çoğu zaman çok küçüktür. Dünya’nın atmosferinin yıldızlardan gelen ışığı dağıtması da ötegezegen gözlemlerini zorlaştıran bir diğer etkendir. Bu yüzden transit yönteminin kullanıldığı ötegezegen araştırmalarında yeryüzündeki teleskoplar yerine uzaydaki teleskoplar tercih edilir. Günümüzde bu amaçla kullanılan çeşitli uzay teleskopları var. Gelecekte de ötegezegen araştırmalarında kullanmak amacıyla yeni uzay teleskopları kurulması planlanıyor. Örneğin NASA 2017 yılında TESS, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ise 2024 yılında PLATO isimli yeni uzay görevlerine başlamayı planlıyor.

Ötegezegen araştırmaları ile ilgili yakın zamanlarda önemli bir gelişme yaşandı. Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nde çalışan bir grup araştırmacı, yeryüzünden gözlem yaparak transit yöntemi ile ötegezegen keşfetmeyi başardı. İspanya’ya bağlı La Palma Adası’ndaki Nordik Optik Teleskobu ile yapılan gözlemler sırasında Dünya’dan 40 ışık yılı (ışığın 40 yılda katettiği mesafe) uzaklıktaki 55 Cancri isimli yıldızın etrafında dönen bir ötegezegen keşfedildi. Çapı Dünya’nın çapının iki katı, kütlesi ise Dünya’nın kütlesinin sekiz katı kadar olan gezegen, güneşi etrafındaki bir turunu yaklaşık 18 günde tamamlıyor. Gezegenin yüzeyindeki sıcaklık 1700ºC civarında. Metalleri bile eritebilecek kadar yüksek olan bu sıcaklık, gezegende herhangi bir yaşam biçiminin oluşmasını imkânsızlaştırıyor.

Gelecekte keşfedilmesi muhtemel çok sayıda ötegezegenin tamamının sadece uzay teleskopları ile takip edilmesi çok zor. Bu bakımdan ötegezegenlerin yeryüzünden de gözlemlenebilmesinin çok önemli olduğu belirtiliyor.

Kaynak:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Geçmişten günümüze birçok araç uçsuz bucaksız evreni keşfetmek için uzaya gönderildi. Bu araçlar Merkür, Venüs, Mars, Neptün, Satürn, Plüton ve Ay hakkında veriler topladı ve bugün de toplamaya devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn ve ilkdördün evresindeki Ay 8 Eylül’de gökyüzünde birlikte görülebilir. 20 Eylül’de ise Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran yakın görünümde. Her iki gökcismini gece yarısına yakın saatlerde batı ufkunun üzerinde görebilirsiniz. 23 Eylül sonbahar ılımı yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih.

Gökbilim ve Uzay

Maden cevherlerinden metalleri özütlemek için mikroorganizmalardan yararlanılan yöntemler biyomadencilik olarak adlandırılır. Biyomadenciliğin yeryüzündeki tarihi 1950’lere kadar gider. Günümüzde bazı araştırmacılar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) uzayda biyomadencilikle ilgili çalışmalar yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu. 

Gökbilim ve Uzay

Merkür, ağustos ayında, yıl içinde gün doğumundan önce gözlemlendiği zamanlar arasında en parlak görünümde. Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in batışından sonra gökyüzünde görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Teknoloji mağazalarından bile kolayca satın alınabilen küçük boyuttaki döner kanatlı İHA’ların devasa yolcu uçaklarına büyük hasarlar vererek uçuş güvenliğini tehlikeye atabileceğini biliyor muydunuz?

Gökbilim ve Uzay

Konya Bilim Merkezi tarafından ilki 2018’de düzenlenen Astrofest gökyüzü gözlem etkinliği bu yıl 12-14 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirildi. “Herkese biraz gökyüzü!” sloganı ile düzenlenen etkinliğe gençler aileleriyle birlikte katıldı.

Gökbilim ve Uzay

20 yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) geçmişten günümüze birçok araştırmacı astronota ev sahipliği yapıyor. Çoğunlukla altı ay süren görevleri boyunca Dünya’dan uzakta kalan astronotlar, su ve hava gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için ISS’nin özel sistemlerinden yararlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.