Skip to content Skip to navigation

Dünyanın En Güçlü Roketi Uzayda

Dr. Tuba Sarıgül
07/02/2018 - 15:40

Günümüzde kullanılan uzay roketlerinin en güçlüsü olan SpaceX’e ait Falcon Heavy ilk deneme uçuşunu gerçekleştirmek üzere, 6 Şubat’ta Türkiye saati ile 23.45’te ABD’deki Kennedy Uzay Üssü’nden başarıyla fırlatıldı.

Fırlatmanın ilk aşamasında görev yapan üç roket motoru -roketlerin her biri Falcon 9 roketiyle eşit miktarda itiş gücü oluşturuyor- Falcon Heavy’yi Dünya’nın atmosferinin dışına taşıdı. Bu üç roketten ikisi -yardımcı motorlar- fırlatmadan yaklaşık 2,5 dakika sonra gövdeden ayrıldı ve yaklaşık 8 dakika sonra ABD’nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral Hava Üssü’ne aynı anda dikey iniş yaptı.

SpaceX

Kalkışın ilk aşamasında görev yapan üçüncü roketin -ana motor- ise Atlantik Okyanusu üzerindeki bir platforma iniş yapması bekleniyordu. Ancak iniş sırasında roketin yavaşlamasını sağlayacak üç itki motorundan ikisi ateşlenemedi ve roket okyanus yüzeyine çarparak hasar gördü.

Falcon Heavy’nin ilk uçuş denemesi için hazırlanan animasyon

Ana motorun ayrılmasından sonra Falcon Heavy’yi yörüngeye taşıyacak olan motor ateşlendi. Uçuşun ikinci aşamasında görev yapan motor, fırlatmadan yaklaşık 28 dakika sonra durduruldu. Falcon Heavy sonraki aşamada Dünya’nın etrafındaki Van Allen Radyasyon Kuşağı olarak bilinen yoğun radyasyon bölgesinden geçti ve Falcon Heavy’yi Dünya ve Mars arasındaki yörüngeye taşıması planlanan motor tekrar ateşlendi.

Falcon Heavy ilk uçuşunda SpaceX’in sahibi Elon Musk’a ait kırmızı bir Tesla Roadster’ı uzaya taşıdı. Aracın sürücü koltuğunda ise uzay kıyafeti giymiş Starman isimli bir manken var. Ancak Mars’ın yörüngesine girmesi planlanan Falcon Heavy’nin taşıdığı Tesla Roadster’ın Güneş merkezli bir yörüngede hareket edeceği belirlendi.

NASA Jet İtki Laboratuvarı’nın HORIZONS sistemindeki verilere göre Tesla Roadster elips şeklinde bir yörüngede hareket edecek. Yörünge hareketi sırasında Tesla Roadster’ın Güneş’le arasındaki mesafe Güneş’e en yakın olduğu günberi konumundayken 148,1 milyon km (0,99 AU), Güneş’e en uzak olduğu günöte konumundayken 249,8 milyon km (1,67 AU) olacak.

HORIZONS sistemi Güneş Sistemi’ndeki gökcisimlerinin (örneğin gezegenler uydular, kuyrukluyıldızlar, asteroitler, uzay araçları) yörünge özelliklerine ait verileri takip etme imkânı sağlıyor. Bu yazının yayıma hazırlandığı tarihte -14 Şubat 2018- Tesla Roadster’ın Dünya’ya uzaklığı 2,17 milyon kilometreydi.

Başlangıçtaki hedefi Mars’ın yörüngesine girmek olan Falcon Heavy’nin taşıdığı Tesla Roadster’ın Mars’a en yakın olacağı tahmini tarih ise 8 Ekim 2020. Bir gökcisminin Mars’ın uydusu olarak hareket edebileceği yörünge bölgesinin -Hill küresi olarak isimlendirilir- yarıçapı yaklaşık 1 milyon kilometre. Ancak Tesla Roadster’ın bu tarihte Mars’ın yaklaşık 7 milyon kilometre yakınından geçeceği öngörülüyor.

Tesla Roadster’ı buradan takip edebilirsiniz.

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

1772 yılında Wittenberg Üniversitesi’nden Johann Daniel Titius gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıkları arasında bir ilişki olduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz Güneş’te meydana gelen değişimlerin Dünya’nın iklimini nasıl etkilediğini anlatıyor.

Gökbilim ve Uzay

2007-2017 yılları arasında on civarında hızlı radyo dalgası patlaması gözlemlenmişti. Batı Avustralya’daki bir grup araştırmacıysa CSIRO Radyo Teleskobu’nu kullanarak sadece son bir yıl içinde yirmi yeni patlama tespit etti.

Gökbilim ve Uzay

Tuz Gölü, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün (TÜBİTAK UZAY) girişimleriyle uydular için Dünya üzerindeki sekiz kalibrasyon sahasından biri olarak seçilmişti.  Tuz Gölü’ndeki çalışmalar, ulusal ve uluslararası projeler kapsamında 2009 yılından bu yana devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Aralarında Sabancı Üniversitesi'nden Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan’ın da olduğu uluslararası bir araştırma ekibi RX J0806.4-4123 nötron yıldızından yayılan olağandışı bir kızılötesi ışıma tespit etti. Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan ile bu önemli çalışma üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’ndeki dev gezegenlerin arasında dolaşan çok sayıda büyük gökcismi vardır. Centaur’lar olarak adlandırılan bu gökcisimleri sıklıkla olmasa da zaman zaman Güneş Sistemi’nin içlerine doğru yönelir.

Gökbilim ve Uzay

Columbia Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ötegezegen keşfetmek için yaptıkları çalışmalar sırasında Kepler-1625b gezegeninin etrafında dolanan bir uydu keşfetti.