Skip to content Skip to navigation

Dünyanın En İnce Aynası

Prof. Dr. Berahitdin Albayrak
27/02/2018 - 09:00

A. İmamoğlu ve P. Back/ETH - Kuantum aynasından yansıyan bir ışın demeti örneği

Harvard Üniversitesi’ndeki (ABD) ve Kuantum Elektronik Enstitüsü’ndeki (Zürih, İsviçre) iki ayrı araştırma ekibi, eş zamanlı olarak dünyadaki en ince aynayı inşa etti. Sadece bir atom genişliğindeki aynalar, MoSe2 (molibdenum diselenid – molibdenum ve selenyum elementlerinin oluşturduğu organik olmayan bir bileşik) moleküllerini içeren bir katmandan oluşuyor. Araştırma sonuçları ile ilgili detaylı makaleler, Physical Review Letters’ta yayımlandı. Zürih’teki araştırma ekibinin üyelerinden Sina Zeytinoğlu ve Ataç İmamoğlu, bu mühendislik başarısıyla sınırların zorlandığını söylüyor.

Silisyum bir taban üzerine inşa edilen Harvard’daki ayna, üzerine gelen ışığın %85’ini, silika (silisyum oksit) üzerine inşa edilen Zürih’teki ayna ise ışığın %45’ini yansıtabiliyor. Araştırmacılar, bu yeni teknolojinin bilgi taşımak için lazer ışınları kullanılan özel sensörler ve bilgisayar çiplerinde önemli rol oynayabileceğini dile getiriyor.

MoSe2’nin bir ayna görevi görebilmesini sağlayan şey, elektronların buna imkân verebilecek çok özel durumlarda bulunabilmesi. Bir atom üzerine gönderilen uygun dalga boyundaki foton bu atomdaki bir elektronu mevcut enerji seviyesinden daha yüksek enerjili bir seviyeye taşıyabilir. Bu durumda düşük enerjili seviyede bir “elektron boşluğu” oluşur. MoSe2 molekülünü çevreleyen elektronlar da benzer şekilde belirli dalga boylarındaki fotonlar ile uyarılabilir ve elektron boşlukları oluşturulabilir.

Elektronlar negatif yüklü, çekirdekte bulunan protonlar ise pozitif yüklü parçacıklardır. Elektron boşlukları, atom çekirdeklerindeki protonlardan bir miktar pozitif yük “kazanır” ve sanki gerçek bir parçacıkmış gibi davranırlar. Çevredeki negatif yüklü elektronlar bu sahte parçacıkları çekme eğilimindedir. Bir elektrondan ve bir elektron boşluğundan oluşan çiftlere eksitonlar denir. Eksitonlar günlük hayatta kullandığımız aynalar gibi, üzerlerine gelen ışığı geri yansıtır.

Araştırmacılara göre üretilen malzeme, küçük bir aynadan çok daha fazlası. Maddeye uygulanan elektrik yüküne bağlı olarak, MoSe2'nin yansıtma oranı artırılıp azaltılabiliyor. Üstelik bu süreç o kadar hızlı gerçekleşiyor ki geliştirilen aynalar yüksek hızlı bilgi işlem uygulamalarında da yararlı olabilir.

İlgili İçerikler

Fizik

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yüzey gerilimi etkisiyle yüzen kâğıttan bir balık tasarlıyoruz.

Fizik

Fosil yakıtların alternatifi olabilecek yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunmasına ve yaygınlaştırılmasına yönelik çabalar gün geçtikçe artıyor.

Fizik

Genel görelilik kuramı geliştirildiğinden beri pek çok testten başarıyla geçti. Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan bir makalede araştırmacılar, genel görelilik kuramının tahminleriyle uyumlu sonuçlar elde etti.

Fizik

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yoğunluk ve basınç kavramlarından yararlanarak kendi kartezyen dalgıcımızı tasarlıyoruz.

Fizik

Metalik mavi renkli kelebekler, yanardöner renkli meyveler, altın rengi kabuğa sahip böcekler... Peki, bu renklerin hiçbirinin kaynağının boyalar ya da pigmentler olmadığını biliyor muydunuz? Öyleyse bu ışıl ışıl parıldayan renkler nasıl ortaya çıkıyor?

Fizik

ABD’de uzunluk ölçüsü olarak metre yerine yard, feet ve inç; kütle ölçüsü olarak kilogram yerine pound ve ons gibi metrik olmayan ölçü birimlerinin kullanılması dikkatinizi çekmiştir. Peki, ABD’de bu ölçü birimlerinin kullanılmasında Karayip korsanlarının da payı olduğunu biliyor muydunuz?

Fizik

Elektrik ve nükleer enerji santrallerinde soğutma amacıyla kullanılan suların büyük kısmı buharlaşarak atmosfere karışır. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacı bu kayıp suları geri kazanmak için yeni bir yöntem geliştirdi.

Fizik

Mikroakışkan çipler, mikrolitre ve daha küçük hacimlerdeki akışkanların mikro ölçekteki (metrenin milyonda biri) kanallar içerisinde kontrol edilm

Fizik

Baryon grubu parçacıklar üç kuarktan oluşur. Uluslararası bir araştırma grubu, di-Omega olarak adlandırılan bir parçacığın doğada var olabileceğini ileri sürdü. Baryon türü iki omega parçacığının bir araya gelmesiyle oluşan di-Omegaların Avrupa ve Japonya’daki parçacık hızlandırıcılarda üretilebileceği düşünülüyor.

Fizik

Farklı düğüm yapılarının dayanıklılıkları üzerine pek çok araştırma yapıldıysa da bir düğümün nasıl olup da kendi kendine açıldığına dair bir çalışma yapılmamıştı. Ta ki bir akademisyen küçük kızının ayakkabı bağcıklarının neden sürekli çözüldüğünü merak edene kadar. Bunun üzerine iki öğrencisiyle birlikte koşu sırasında ayakkabı bağcığının ne gibi etkilere maruz kaldığını yakından gözlemledi.