Skip to content Skip to navigation

Dünya’nın İç Çekirdeğinin de Çekirdeği Varmış

Dr. Tuba Sarıgül
27/02/2015 - 08:47

ABD’deki Illinois Üniversitesi ile Çin’deki Nanjing Üniversitesi’nden bilim insanları, sismik dalgalardan elde edilen verileri analiz ederek gerçekleştirdikleri araştırmada Dünya’nın iç çekirdeğinin de çekirdeği olduğunu belirledi.

Yerkabuğunun altında Dünya’nın nikel ve demirden oluşan sıvı halde bir dış çekirdeği ve demirden oluşan katı halde bir iç çekirdeği var. Ay’dan biraz daha küçük boyuttaki iç çekirdeğin geçmişte demirden oluşmuş katı bir top olduğu düşünülüyordu. Ancak araştırmalar iç çekirdeğin karmaşık bir yapısı olduğunu gösteriyor.

Nature Geoscience dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları Dünya’nın iç çekirdeğinde farklı yapıda iki bölge olduğunu, çapı iç çekirdeğinkinin yarısı kadar olan iç bölgede demir kristallerinin Dünya’nın dönme eksenine dik şekilde yönlendiğini, dış kısımda ise kristallerin yönünün dönme eksenine paralel olduğunu belirledi. Bu, iç çekirdeğin çekirdeğindeki demirin kristal yapısının, dış katmandakinden farklı olabileceği anlamına gelebilir.

İç çekirdeğin yapısındaki bu farklılığın Dünya’nın oluşum süreci hakkında bilim insanlarına önemli bilgiler sağlayabileceği düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Ay tutulması sırasında Güneş, Dünya ve Ay tam olarak aynı hizadayken Dünya, Güneş ile Ay’ın arasındadır. Bu durumda Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine düşer. Ancak Ay tutulması sırasında Ay tamamen karanlıkta kalmaz.

Gökbilim ve Uzay

Aslında Dünya da uzayın bir parçası. Ancak “uzay” ifadesi ile çoğunlukla uzayın Dünya...

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın kütleçekimi sıvıların hareketini önemli ölçüde etkiler. Bu nedenle sıvılar Dünya’da ve ağırlıksız bir ortamda, örneğin Uluslararası Uzay İstasyonu’nda farklı şekillerde davranır.

Gökbilim ve Uzay

2017 yılında yaşanan önemli bilimsel olaylardan bir derleme...

Gökbilim ve Uzay

Özellikle NASA’nın ve SpaceX’in uzay seyahati alanındaki çalışmaları ile biliyoruz ki planlanan her şey istenildiği gibi giderse insanoğlu 2030’lu yıllarda başka bir gezegene ilk defa ayak basacak. 1965 yılında Mars’a ilk uydunun gönderilmesinden bu yana Mars’a insanlı uzay görevleri planlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Çıplak gözle kolayca fark edilebilen gökcisimleri (örneğin Güneş, Ay, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin bazıları, bazı yıldızlar) antik dönemlerden beri biliniyor. Bu gökcisimlerinin isimleri çoğunlukla Latince, Yunanca ve Arapça kökenli.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’ya çarpan göktaşları meteorit olarak isimlendiriliyor. Meteoritler çok değerli jeolojik örnekler. Çünkü insanlı ya da insansız uzay araçlarının henüz gitmediği gökcisimlerinin yapısı hakkında bilim insanlarına doğrudan bulgular sağlayabiliyor.

Gökbilim ve Uzay

NASA’nın Juno uzay aracının Temmuz 2017’de Jüpiter’deki devasa fırtına olan Büyük Kırmızı Leke’nin üzerinden geçerken elde ettiği verilerden, fırtınanın gezegenin atmosferinin çok derinlerine kadar indiği anlaşıldı.

Gökbilim ve Uzay

Ses bir mekanik dalgadır ve yayılmak için bir ortamın varlığına ihtiyaç duyar. Örneğin bir enstrümandan çıkan sesler havadaki...

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) 2020’li yıllarda görevini tamamlaması planlanıyor. Uzay teknolojilerine sahip ülkeler bir sonraki uzay istasyonunun taşıması gereken özellikleri belirlemek için çalışmaya başladı