Skip to content Skip to navigation

Dünya’yı Tehdit Eden Dev Kuyrukluyıldızlar

Dr. Mahir E. Ocak
08/02/2016 - 11:50

Santorlar olarak adlandırılan gökcisimleri, Güneş Sistemi’nin dış bölgelerinde, kararsız yörüngelerde hareket eden dev kuyrukluyıldızlardır. Çapları genellikle 50 ile 100 kilometre arasında olan santorlar, Güneş etrafındaki hareketleri sırasında, ara sıra gaz devleri olarak adlandırılan Jüpiter, Uranüs, Satürn ve Neptün’ün yakınından geçerler. Gaz devlerinin büyük kütleçekimi, santorların yörüngelerinde önemli değişikliklere sebep olur. Hatta bazen büyük kütleli gezegenler santorları “yakalar” ve kendi uyduları yaparlar. Örneğin Satürn’ün uydusu Phoebe’nin geçmişte gezegenin çekimine kapılmış bir santor olduğu düşünülüyor.

Gaz devleri bazen de santorların yörüngelerini öyle bir değiştirir ki, bu devasa kuyrukluyıldızlar Güneş Sistemi’nin iç kısımlarına doğru yönelir. Bu gökcisimlerinin bazıları Dünya’yı tehdit eder. Santorların Güneş Sistemi’nin içine doğru sapma sıklıkları kullanılarak yapılan hesaplar, her 40.000-100.000 yılda bir, bir santorun Dünya’nın yörüngesine doğru yöneleceğini gösteriyor. Bu gökcisimlerinin Güneş’e yaklaştıkça ufak parçalara ayrılacağı ve bu parçaların bazılarının Dünya’ya çarpacağı tahmin ediliyor.

Geçmişte doğal çevrede yaşanan olumsuz değişiklikler hakkındaki bilgilerimize dayanılarak, yaklaşık 30.000 yıl önce bir santorun Dünya’yı etkilediği tahmin ediliyor. Bu kuyrukluyıldızın parçalarının çapı, muhtemelen birkaç kilometreye kadar çıkıyordu. Uzak geçmişte yaşanan toplu yok olmaların sebebi de santorlar olabilir. Örneğin 65 milyon yıl önce Dünya’ya çarparak dinozorların neslinin tükenmesine sebep olduğu düşünülen göktaşı, muhtemelen bir santor parçasıydı.

Son otuz yılda santorlar üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, bu gökcisimlerinin görece yakın gelecekte de Dünya için önemli bir tehdit olabileceğini gösteriyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Perseid göktaşı yağmuru 12-13 Ağustos’ta en yüksek etkinliğe ulaşıyor. Bu tarihte Ay’ın %47’si aydınlanmış durumda.

Gökbilim ve Uzay

Bugün pek çok gökbilimci Plüton’un buzlu yüzeyinin altında bir okyanus olup olmadığı hakkında kafa yoruyor.

Gökbilim ve Uzay

Çin tarihinde ilk kez Mars’a bir uzay aracı göndermeye hazırlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

İngiltere’deki Manchester Üniversitesinden bir grup araştırmacı, matematiksel hesaplamalar yaparak uzaydan gelen kayaç parçalarının Dünya üzerinde nerelere düştüğünü tespit etmeye çalıştı.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimci Dünya’ya 1000 ışık yılı uzaklıkta bir karadelik keşfetti. 

Gökbilim ve Uzay

Temmuz ayında Güneş’in batısına geçen Merkür ayın ortalarına doğru gökyüzünde görülebilecek. 

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Güney Gözlemevi’ndeki (ESO) Çok Büyük Teleskop (VLT), Dünya’dan 520 ışık yılı uzaklıktaki AB Aurigae yıldızının etrafında yeni doğmakta olan bir gezegen görüntüledi.

Gökbilim ve Uzay

Hubble Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemler ilk yıldızların tahmin edilenden daha erken bir dönemde oluşmaya başladığını gösteriyor.

Gökbilim ve Uzay

Astronotlar ilk defa özel bir şirket tarafından geliştirilen uzay aracı ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na taşındı. 

Gökbilim ve Uzay

Bir grup Japon araştırmacı, Mars’tan Dünya’ya gelmiş bir meteoritin içinde azotlu organik bileşikler keşfetti. Dr. Mizuho Koike ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Nature Communications’ta yayımlandı.