Skip to content Skip to navigation

Duyuların Gizemli Birlikteliği: Renkleri Duymak, Sesleri Tatmak

Mine İmren
23/07/2020 - 13:00

Sizce bir üçgen sarı mıdır yoksa mavi mi? Ya da 5 rakamının tadı ekşi midir yoksa tatlı mı? Bu sorularda bir mantık hatası olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bazı insanlar bir rengin tadını alabildikleri veya bir şekli renk olarak da algılayabildikleri deneyimler yaşayabiliyor. Bu durum sinestezi (Yunanca “birlikte” anlamına gelen syn ve “duyu” anlamına gelen aisthēsis kelimelerinin birleşiminden oluşur) olarak adlandırılıyor.

Sinestezide bir uyaran, ilgili olduğu duyunun dışında başka bir duyusal süreci tetikleyebiliyor. Hatta bu durum sadece duyusal değil, algısal düzeyde de gerçekleşebiliyor. Böylece sinesteziyi deneyimleyen insanlar, yani sinestezikler, örneğin bir renk gördüklerinde tat duyuları harekete geçebiliyor veya bir rakamı bir renk olarak algılayabiliyor. Uzmanlar birçok insanın sinesteziyi hafif düzeylerde de olsa deneyimlediklerini ancak bunu fark edemediklerini düşünüyor. Önceki çalışmalar sinestezinin toplumda görülme sıklığının yaklaşık iki binde bir olduğunu gösteriyordu. Son zamanlarda yapılan ve hassas ölçümlere dayanan araştırmalara göreyse sinestezi her yirmi beş insanda bir görülüyor. Uzmanlar sinestezinin rahatsızlık olarak nitelendirilemeyeceğini ve sinesteziklerin nörolojik, algısal veya duyusal açıdan sağlıklı bireylerden farklı olmadığını vurguluyor.

Peki, Sinestezi Nasıl Deneyimleniyor?

Sinestezinin nasıl gerçekleştiğini açıklayan çeşitli kuramlar var. Bu durumun genel olarak beyindeki farklı serebral korteks tabakaları arasındaki sinirsel iletişime dayalı olarak ortaya çıktığı düşünülüyor. Duyusal bir uyaran algıladığımızda beynimizde bu uyaranla ilgili bölgeler aktifleşiyor. Bu sırada başka duyusal süreçler de aktif hâle gelebiliyor. Bu durum farklı duyuların birlikte algılanmasına neden olabiliyor.

Örneğin şekil-ses sinestezisi olan birini ele alalım. Kare şekli gören bu kişinin beyninde, bu şekli gördüğü anda, hem şekil hem de seslerin işlendiği bölgeler aktifleşiyor. Yapılan araştırmalar, sinestezik olanlar ve olmayanlar karşılaştırıldığında, beyinde gerçekleşen bu tür aktifleşmelerin sadece sinestezi deneyimine sahip kişilere özgü olduğunu gösteriyor.

Sinestezi Neden Bütün İnsanlarda Görülmüyor?

Sinestezinin genetik bir kökene sahip olduğu biliniyor. Geçmişte sinestezinin X kromozomu ile aktarılan, kadınlarda ve solaklarda daha fazla görülen bir farklılık olduğu biliniyordu. Ancak son zamanlarda yapılan araştırmalar, sinestezinin genetik temelinin tahmin edilenden daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Ayrıca, her zaman olmasa da epilepsi nöbetleri sonrasında da sinestezi deneyimi ortaya çıkabiliyor. 

Sinestezi Öğrenilebilir mi?

Sinesteziyi istemli şekilde deneyimlemek mümkün değil. Ancak sinestezinin öğrenilip öğrenilemeyeceğini belirlemeye yönelik araştırmalar var. Örneğin Scientific Reports dergisinde yayımlanan bir araştırmada, sinestezi görülmeyen yetişkinlere 9 hafta boyunca 13 harfin çeşitli renklerle birlikte algılanmasına yönelik alıştırmalar uygulandı. Bu sürenin sonunda katılımcıların harfler ve renkler arasında ilişki kurabildiği anlaşıldı. Yani harf-renk sinestezisine benzer bir deneyim yaşadıkları belirlendi. Ancak çalışmanın bitiminden üç ay sonra yapılan ölçümler bu öğrenmenin kalıcı olmadığını gösterdi. Araştırmacılar, katılımcıların harf ve renkler arasında sadece ilişki ve çağrışıma dayalı bir bağlantı kurmuş olabileceklerini yani beyinlerinde harflerin ve renklerin algılanmasını sağlayan bölgeler arasında sinirsel bir bağlantı kurulmamış olabileceğini vurguluyor.

Sinestezi Türleri

Sinestezi duyulara ve algılara dayandığından çeşitli türleri bulunuyor. En yaygın olanları yazı-renk, ses-renk, renk-tat ve ses-tat sinestezileri. Bunların yanı sıra ses-dokunma, gün-renk, şekil-ses, şekil-sayı, harf-renk gibi kişilere özgü sinesteziler de var. Ses-tat veya ses-şekil sinestezisine dair daha ayrıntılı bilgi için Bilim ve Teknik dergisinin 2016 Nisan sayısında yayımlanan Duyduğunuz Ses Sivri mi Yuvarlak mı? yazısını okuyabilirsiniz.

Sinestezinin başka ilginç bir özelliği ise deneyimlerin kişiye özel olabilmesi. Örneğin 5 rakamı birine göre sarı iken, bir diğerine göre mavi olabilir veya bir müzik çalarken işitilen notalar farklı kişiler tarafından farklı renklerde algılanabilir.

Sinestezinin Faydaları

Sinestezinin beyinde duyusal veya algısal bağlantılar kurulmasını sağladığı için bilginin akılda kolayca tutulmasına yardımcı olarak bellek yetisini geliştirdiği düşünülüyor. Ayrıca yenilikçi düşünme becerisini geliştirdiğini bildiren araştırmalar da var

Kaynaklar: 

Yazar Hakkında:
Mine İmren
Ahi Evran Üniversitesi Psikoloji Bölümü Araştırma Görevlisi

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, önce, geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım: Viktor Holst - Skakbladet, 1905.

Beyin ve Sinir Bilim

New York Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, optogenetik yöntemler kullanarak koku algısının oluşumuyla ilgili çok önemli sonuçlara ulaştı.

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler,

Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümünü verelim:

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, her zamanki gibi önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım:

Beyin ve Sinir Bilim

İkinci bir dili öğrenmek bizi iki dilli bireyler arasına sokuyor. İkiden fazla dil bilmek ise çok dillilik olarak adlandırılıyor. Peki çok dilli olmanın ne gibi avantajları var? 

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım...

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, Önce geçen ay sorduğumuz problemin çözümüne bakalım: A. Jaquot, 1934

Beyin ve Sinir Bilim

Sevgili gençler, geçen ay sorduğumuz problemin çözümüyle başlayalım: Franz Palatz, 1930.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz duyu organlarımız aracılığıyla çevreden bilgi toplar ve hafızaya kaydeder. Bu bilgiler de çevreyi algılama, problem çözme ve davranış geliştirme gibi işleri gerçekleştirmek için kullanılır. Bilgileri bazen anlık olarak, bazen kısa, bazen de uzun süre hafızamızda tutarız.