Skip to content Skip to navigation

Düzensizlikle Verimliliği Artan Güneş Gözeleri

Dr. Mahir E. Ocak
04/01/2020 - 08:00

Günümüzde güneş gözesi üretmek için yaygın olarak silisyum kullanılıyor. Ancak bu güneş gözeleri hem pahalıya mal oluyor hem de üretim süreçleri çok zahmetli. Yüksek verim elde etmek için silisyum atomlarının çok düzenli bir yapı oluşturması ve bu yapının içine toz ya da başka yabancı maddelerin karışmaması için üretimin tozsuz odalarda yapılması gerekiyor.

Perovskit kristal yapı

Son on yıldır silisyumlu güneş gözelerine alternatif olarak perovskitli güneş gözeleri üzerine araştırmalar yapılıyor. Bu güneş gözeleri ucuz ve bol bulunan malzemelerden üretilebiliyor ve üretim süreçleri de hayli basit. Üstelik çok ince bir film hâlindeki perovskit katmanı silisyumlu güneş gözeleriyle benzer verimlilikle çalışabiliyor. Bu yüzden camlarda ya da esnek akıllı telefon ekranlarında kullanılmaları da mümkün. Şu an için perovskitli güneş gözeleriyle ilgili en önemli sorun neme karşı aşırı duyarlı olmaları. Bu yüzden perovskitli güneş gözelerinin açık havada ya da evlerin çatılarında silisyumlu güneş gözelerinin yerini alabilmesi için yeni çalışmalara ihtiyaç var.

Güneş gözeleri ışık enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren cihazlardır.

Geçmişte sıvı mürekkep içindeki perovskitin bir yazıcıyla püskürtülmesi gibi basit yöntemlerle üretilen güneş gözelerinin yüksek verimliliğe sahip olması şaşırtıcı bulunuyor, hassas yöntemlerle daha düzenli bir yapıda üretilecek gözelerin verimliliğinin daha yüksek olacağı düşünülüyordu. Ancak Cambridge Üniversitesinden Dr. Felix Deschler ve Dr. Sam Stranks önderliğinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı perovskitli güneş gözelerinin verimliliğini esasen düzensizliklerine borçlu olduklarını buldu. Araştırmacıların Nature Photonics’te yayımladıkları sonuçlara göre, düzensiz yapı malzeme içinde yüksek enerjili elektrik yüklerini yakalayabilen bölgeler oluşmasına sebep oluyor ve bu durum gözenin verimliliğinin artmasıyla sonuçlanıyor. Prof. Dr. Deschler, gelecekte maksimum verimliliği elde etmek için gerekli ideal düzensizliği oluşturabilecek üretim yöntemlerinin geliştirilmesi üzerine çalışmalar yapacaklarını söylüyor.

İlgili İçerikler

Fizik

Işık nasıl yayılır? Dalgalar gibi mi yoksa madde parçacıkları gibi mi? Bu soru bir zamanlar bilim dünyasını ikiye bölmüştü. Deneyler köşesinin yeni etkinliğinde ışığın yapısını çift yarık deneyi ile inceliyoruz.

Fizik

İster dinleyelim, ister mırıldanalım, ister bir müzik aleti ya da herhangi bir nesne ile müzik yapalım, ister dans ederek eşlik edelim; müzik hayatımızda önemli bir yere sahip. Biz de ocak ayında objektiflerinizi müziğin hayatınızdaki yerine odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #HayatımdakiMüzik etiketini eklemeyi unutmayın.

Fizik

Geride bıraktığımız yılda bilim ve teknoloji alanında birçok gelişmeye şahit olduk. 2019 yılında gerçekleşen önemli bilimsel ve teknolojik gelişmeleri sizin için derledik.

Fizik

Dünya’nın kendisi de bir mıknatıstır. Dünya’nın manyetik kuzey ve güney kutupları coğrafi kuzey ve güney kutuplarının yakınında bulunur ve yavaş da olsa hareket eder. Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak mıknatısın çevresinde oluşan manyetik alanı gözlemleyeceğiz.

Fizik

Yakın zamanda gerçekleştirilen deneyler protonun fizikçilerin düşündüğünden %5 daha küçük olduğunu gösteriyor.

Fizik

Yollardaki buzlanmanın önüne geçmek için kullanılabilecek çevre dostu bir katkı malzemesi geliştirildi. Çeşitli kimyasal süreçlerle üzüm kabuğundan elde edilen malzemenin hem buzun daha hızlı çözülmesini sağladığı, hem asfaltlara ve betonlara daha az zarar verdiği, hem de su kaynakları için daha az risk teşkil ettiği belirtiliyor.

Fizik

Bir katıyı başka bir katının üzerinde kaydırmak kolay değildir. Çok yüksek sürtünme kuvvetiyle baş etmeniz gerekir. Bu durumun bir istisnası ise buzdur. Buz o kadar kaygandır ki buz patencileri neredeyse hiçbir dirençle karşılaşmadan buzun üzerinde kayabilirler.

Fizik

Suyu yukarı yönde taşıyabilen aletlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar James Watt'ın buhar motorunun keşfine öncülük etti.

Fizik

Suyun kaç derecede kaynadığını biliyor musunuz? Muhtemelen cevabınız 100°C olacaktır. Çünkü suyun deniz seviyesindeki kaynama noktası 100°C’dir. Peki, suyu daha düşük ya da yüksek sıcaklıklarda kaynatmak mümkün olabilir mi?

Fizik

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ekim ayında objektiflerinizi çevrenizdeki müze ve bilim merkezlerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #MüzelerveBilimMerkezleri etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.