Skip to content Skip to navigation

Ebola’ya Karşı Etkin Bir Aşı Geliştirildi

Dr. Mahir E. Ocak
11/12/2014 - 17:09

Araştırmacılar, Ebola virüsüne karşı bir aşı geliştirdi. Yirmi gönüllü üzerinde denenen aşının olumlu sonuçlar verdiği görüldü. Araştırma ile ilgili sonuçlar New England Journal of Medicine’da yayımlandı.

ABD’deki Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü’nde ve GlaxoSmithKline isimli bir biyoteknoloji firmasında çalışan araştırmacıların ortak çalışmasının ürünü olan aşı, Ebola virüsünün genetik materyalinden bazı parçalar içeriyor. Virüsün genetik materyalini gönüllülere enjekte etmek için, şempanzelerde soğuk algınlığına sebep olan ancak insanlar için zararsız başka bir virüs taşıyıcı olarak kullanılmış. Aşı adayı madde Ebola virüsü içermediği için hastalığa sebep olmuyor.

Araştırmacılar, aşı adayı maddeyi enjekte ettikten sonra gönüllülerin vücutlarında meydana gelen değişiklikleri takip etmiş. Dört hafta içinde gönüllülerin tamamının kanında anti-Ebola antikorları üremiş. Bunun yanı sıra aşının T-hücreleri adı verilen bağışıklık sistemi hücrelerinin oluşmasına neden olduğu da görülmüş. Araştırmaya katılan gönüllülerin hiçbirinde önemli bir yan etki gözlemlenmemiş.

Geliştirilen aşının Ebola virüsünün sebep olduğu hastalığı önleme konusunda başarılı olup olamayacağını belirlemek için gelecekte çalışmalar yapılması planlanıyor.

Kaynak:

 

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Pek çok hastalığın tedavisinde antibiyotikler kullanılıyor. Ancak aşırı kullanım zararlı da olabiliyor. Çünkü antibiyotikler sadece hastalık yapan bakterilere değil yararlı bakterilere de -örneğin sindirime yardımcı olan bakterilere de- zarar verebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Uçmak insanların çoğuna büyük keyif verir. Ancak yerden yükselmek insan fizyolojisi üzerinde çeşitli etkilere yol açar. Dış kulak ile orta kulak arasında yer alan kulak zarı, uçuş sırasındaki  basınç değişikliklerinden etkilenen en önemli yapıdır.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar plasentadan elde edilmiş, Cdx2 olarak adlandırılan kök hücrelerin kalp krizi geçirmiş farelerde yeniden sağlıklı kalp hücrelerine dönüşebildiğini gösterdi.

Tıp ve Sağlık

Yakın zamanda doktora gittiyseniz hastane duvarlarında şöyle bir uyarı ile karşılaşmış olabilirsiniz: “Doktorunuza antibiyotik yazması için ısrar etmeyin”. Peki, bu uyarı neden yapılıyor? Neden antibiyotik kullanıyoruz? Antibiyotikler tehlikeli mi? Gelin, bu soruların cevaplarına birlikte bakalım.

Tıp ve Sağlık

Rochester Teknoloji Enstitüsünde çalışan Nicholas Conn, Karl Schwarz ve David Borkholder, konjestif kalp yetmezliği hastaları için yararlı olacak bir klozet oturağı geliştirdi. Çeşitli ölçüm cihazlarıyla donatılmış oturak, henüz semptomlar ortaya çıkmadan hastanın sağlığındaki bozulmaları tespit edebiliyor.

Tıp ve Sağlık

Ergenlik dönemi bilişsel, fiziksel ve duygusal olarak çok hızlı değişimler geçirdiğimiz, kendine has özellikleri olan bir dönemdir. Peki, bu dönemde beslenme konusunda nelere dikkat etmek gerekiyor?

Tıp ve Sağlık

Prof. Dr. Ramazan Akdemir ile üç boyutlu yazıcıyla üretilen eriyebilen damar stenti projesi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tıp ve Sağlık

“Her şeyin azı karar çoğu zarar” denir. Bu söz bağışıklık sistemimiz için de geçerli olabilir. Çünkü bağışıklık sisteminin aşırı aktif olması otoimmün hastalıklara (öz bağışıklık hastalıkları) sebep olabiliyor.

Tıp ve Sağlık

Sindirim sistemimizi yakından tanıyıp yiyeceklerin vücudumuza girdikten sonra hangi süreçlerden geçtiğini ve nasıl enerjiye dönüştüğünü öğrenmek i

Tıp ve Sağlık

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan bir grup araştırmacı, sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri öldürmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Dr. Hokyung K. Chung ve arkadaşlarının Prof. Dr. Michael Z. Lin önderliğinde yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.