Skip to content Skip to navigation

Egzoz Dumanını Temizlemek İçin Yeni Bir Katalizör

Dr. Mahir E. Ocak
05/01/2018 - 16:20

Motorlu araçların atmosfere bıraktığı egzoz dumanının çevreye ve sağlığa zarar vermemesi için katalitik dönüştürücüler kullanılıyor. Benzinli ve dizel motorlu araçların temel bir parçası olan bu sistemler, motordan çıkan karbonmonoksiti (CO), hidrokarbonları (karbon ve hidrojenden oluşan bileşikleri) ve azot oksitleri (NxOy); azot gazı (N2), karbondioksit (CO2) ve su buharına dönüştürüyor. Günümüzde kullanılan katalitik dönüştürücüler, 750°C sıcaklıktaki egzoz dumanını bile verimli bir biçimde işlemden geçirebiliyor. Şu an araştırmacıları meşgul eden konuysa sistemleri düşük sıcaklıklarda da verimli hale getirmek. Geçtiğimiz yıllarda geliştirilen yeni motorlar, yakıtı daha verimli bir biçimde kullandığı için egzoz dumanındaki atık enerji miktarı daha az ve dolayısıyla dumanın sıcaklığı daha düşük oluyor. Özellikle motorlar ilk çalıştırıldığında, henüz soğukken egzoz gazının sıcaklığı çok düşük oluyor. Şu an kullanılan katalitik dönüştürücüler, 250°C’nin üzerindeki egzoz sıcaklıklarında verimli çalışıyor. Araştırmacıların ulaşmaya çalıştığı hedefse bu değeri 150°C’ye kadar düşürebilmek.

Bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda egzoz dumanını temizlemek için kullanılabilecek yeni bir katalizör geliştirdiklerini açıkladı. Yüzeyinde platinyum atomları bulunan seryum oksitten oluşan katalizörün hem yüksek sıcaklıklara karşı dayanıklı olduğu hem de düşük sıcaklıklarda da verimli olduğu belirtiliyor. Dr. Lie Nie ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

İlgili İçerikler

Kimya

Experimentarium Bilim Merkezi’nin kurucu müdürü Asger Hoeg ile Türkiye’deki bilim merkezlerinin nasıl geliştirilebileceğini konuştuk.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün bu yılki sahipleri Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden Frances H. Arnold, Columbia Üniversitesi’nden George P. Smith ve Cambridge Üniversitesi’nden Gregory P. Winter oldu.

Kimya

Sonbahar mevsiminin en belirgin özelliklerinden biri doğadaki renk cümbüşüdür. Ağaçların yaprakları yeşilden parlak sarıya, turuncuya, kırmızıya ve kahverengiye doğru renk değiştirir.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yoğunluk kavramından faydalanarak kendi gökkuşağımızı oluşturacağız.

Kimya

Toryumun doğal olarak bulunan altı izotopu (proton sayıları aynı, nötron sayıları farklı olan atomlara izotop denir) var. Bunlardan toryum-232 yer kabuğunda en yaygın olarak bulunan toryum izotopu. Yarı ömrü ise 14 milyar yıl yani neredeyse evrenin tahmin edilen yaşıyla eşit.

Kimya

Uranyum elementinin doğal olarak bulunan üç izotopu var (laboratuvarda yapılanlarla birlikte toplam 19 izotopu bulunuyor). Doğada bulunanlar uranyum-234, uranyum-235 ve uranyum-238.

Kimya

Mikroakışkanlar temelini fizik, kimya, biyoloji ve mühendislikten alan disiplinler arası bir araştırma alanıdır. Bu alanda minyatür sistemlerin üretilmesine yönelik araştırmalar yapılır. Bu sistemler DNA çiplerin üretimi, biyolojik tahliller ve kimyasal sentezler gibi amaçlarla kullanılabilir.

Kimya

Uluslararası bir araştırma grubu, paketleme ve tekstil alanlarında en sık kullanılan polimer türlerinden biri olan polietilen tereftalatı (PET) biyolojik olarak parçalayabilen enzimin verimliliğini artırmayı başardı.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde meyve ve sebzeleri kullanarak kendi pilimizi tasarlıyoruz.

Kimya

Toplumda bilim kültürünün ve iletişiminin geliştirilmesini amaçlayan Bilim ve Toplum Programları 2007 yılından bu yana Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından yürütülüyor.