Skip to content Skip to navigation

Elmas Yağmurları

Dr. Mahir E. Ocak
14/09/2017 - 17:11

(Greg Stewart/SLAC National Accelerator Laboratory)

Dev gezegenlerin içindeki koşulların oluşturulduğu deneylerde ilk kez “elmas yağmurları” gözlemlendi. Dr. D. Kraus ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Nature Astronomy’de yayımlandı.

Uranüs ve Neptün gibi dev gezegenlerin merkezindeki katı çekirdek çeşitli türde “buzlarla” çevrilidir. Hidrojenin karbon, oksijen ve azot gibi hafif elementlerle bağ yapmasıyla oluşan bu bileşikler yoğun bir katman oluşturur. Geçmişte dev gezenlerin içindeki yüksek basıncın, buzlardaki karbon atomlarını bir araya getirerek elmas oluşumuna yol açabileceği ileri sürülmüştü. Ancak bu durumu deneylerle doğrudan gözlemlemek mümkün olmamıştı.

Araştırmacılar, dev gezegenlerin içindeki yüksek basınç ve sıcaklık koşullarını oluşturmak için ABD’deki SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı’ndaki lazer kaynaklarını kullanmış. Dev gezegenlerin ana bileşenleri olan karbon ve hidrojenden oluşan polisitren adlı plastik malzeme üzerinde yapılan deneyler, tahmin edildiği gibi aşırı yüksek basınç altında elmasların oluştuğunu gösteriyor.

Araştırmacıların deneylerde gözlemlediği elmasların boyutları sadece nanometre ölçeğinde. Neptün ve Uranüs’teki doğal koşullar altında oluşan elmasların ağırlığınınsa milyonlarca karata ulaşabileceği belirtiliyor. Tahminlere göre bu elmaslar tıpkı Dünya’da yeryüzüne düşen yağmur damlaları gibi yavaş yavaş gezegenlerin içlerine doğru ilerliyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Columbia Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ötegezegen keşfetmek için yaptıkları çalışmalar sırasında Kepler-1625b gezegeninin etrafında dolanan bir uydu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Hayabusa 2 uzay aracından ayrılan iki keşif aracının Ryugu asteroidinin yüzeyinden çektiği ilk fotoğraflar Dünya’ya ulaştı.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları (İHA) yarışmasının üçüncüsü 20-23 Eylül tarihleri arasında TEKNOFEST kapsamında İstanbul Yeni Havalimanı’nda yapıldı.

Gökbilim ve Uzay

İnsanlığın evreni anlama çabası da gökyüzünün kendisi kadar muhteşem değil mi? Üst üste konulan tuğlalarla yavaş yavaş yükselen bir yapı gibi kuşaklar boyunca oluşturulan bilgi birikimine hayran olmamak elde mi?

Gökbilim ve Uzay

Oort Bulutu’nun iç sınırı ile dış sınırı arasındaki mesafe o kadar büyüktür ki NASA’nın günde 1,5 milyon kilometre kateden uzay aracı Voyager 1’in bu hızla Oort Bulutu’na ulaşması yaklaşık 1300 yılı, Oort Bulutu’ndan çıkması ise 30.000 yılı bulabilir.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) önderliğinde düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 20-23 Eylül tarihleri arasında İstanbul Yeni Havalimanı’nda gerçekleştirildi.

Gökbilim ve Uzay

Gökyüzü gözlemine ilgi duyuyorsanız mevsimler değişirken gökyüzündeki dönüşüme de tanık olmuşsunuzdur.

Gökbilim ve Uzay

İnsanların en büyük hayallerinden biri belki de başka gezegenleri ve yıldız sistemlerini ziyaret etmek. Böylesi uzun bir yolculuk için çok hızlı hareket edebilen uzay araçlarına ihtiyacımız var.

Gökbilim ve Uzay

Ekinoks olayı yılda iki kez gerçekleşir. İlkbahar ekinoksu (ilkbahar ılımı olarak da isimlendirilir) Kuzey Yarımküre’de ilkbaharın, sonbahar ekinoksu (sonbahar ılımı olarak da isimlendirilir) ise sonbaharın ilk günü olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Model uydu yarışması CanSat Competition 2018’de Bülent Ecevit Üniversitesi grizu-263 takımı ikinci oldu.