Skip to content Skip to navigation

En Eski Çizim Keşfedildi

Dr. Mahir E. Ocak
26/09/2018 - 14:21

Bolombos Mağarası’nda bulunan silikatlı kaya parçası ve üzerindeki soyut çizim

Bilinen en eski soyut çizim Güney Afrika’daki Bolombos Mağarası’nda keşfedildi. Günümüzden 70.000 yıl öncesine tarihlendirilen aşı boyalı (içine karışan demir hidroksit miktarına göre pas sarısı, kızıl veya koyu esmer renk almış gevrek kil) figür, daha önceleri bilinen en eski soyut çizimden 30.000 yıl daha eski.

Tarih öncesine ait çizimlere bakıldığında neyin sembol olduğuna karar vermek hayli zordur. Figüratif bir sembol zannettiğimiz bir çizim amaçsızca yapılmış basit bir karalamadan ibaret de olabilir. Geçmişte ilk sembollerin günümüzden yaklaşık 40.000 yıl önce insanlar Avrupa’ya yayılmaya başladıktan sonra ortaya çıktığı düşünülürdü. Ancak Afrika, Avrupa ve Asya’da yapılan arkeolojik keşifler bu tarihten çok daha önceleri de sembollerin kullanıldığını gösterdi. Örneğin Endonezya’daki Java Adası’nda keşfedilen bir tatlı su midyesinin kabuğuna oyulmuş zikzak biçimli figür günümüzden 540.000 yıl öncesine tarihlendiriliyor. Afrika’daki çeşitli ören yerlerinde de günümüzden 70.000-120.000 yıl öncesine tarihlendirilen süs eşyaları keşfedildi.

Wim Lustenhouwer, VU University Amsterdam - Java Adası’nda keşfedilen bir tatlı su midyesinin kabuğuna oyulmuş zikzak biçimli figür

Yakın zamanlarda keşfedilen çizim, Bolombos Mağarası’nda yapılan kazılarda çıkarılan taş aletler incelenirken fark edilmiş. Dokuz ince çizgiden oluşan soyut figürün üzerinde bulunduğu silikatlı kaya parçası, günümüzden 73.000 yıl öncesine ait arkeolojik bir katmandan toplanmış.

Bu tarz keşiflerle ilgili en önemli zorluk, figürün amaçsız yapılmış basit bir karalama değil de kasten çizilmiş bir sembol olduğunu doğrulamaktır. Araştırmacılar bu amaçla çeşitli analiz yöntemlerine başvurmuş, çeşitli yoğunlukta aşı boyalarıyla kendi çizdikleri figürleri mağarada keşfettikleriyle karşılaştırmışlar. Sonuçlar, soyut figürün sivri uçlu bir tür aletle kasten çizildiğine işaret ediyor. Konu ile ilgili bir makale yakın zamanlarda Dr. Christopher S. Henshilwood ve arkadaşları tarafından Nature’da yayımlandı.

 

 

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Dünya yüzeyinin yaklaşık %70’i suyla kaplıdır. Bu suyun yaklaşık %97’sini ise okyanuslar oluşturur. Okyanuslar milyarca ton tuz içerebilir. 

Yerbilimleri

Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Dünya’nın sıvı dış çekirdeğinden mantoya demir atomları sızdığını ve bu atomların volkanik etkinlikler sırasında yeryüzüne ulaştığını gösteriyor.

Yerbilimleri

536 kış mevsiminin sona ermediği yıl olarak tarihe geçti. 536 yılında gerçekleşen volkanik bir patlamadan sonra açığa çıkan kül bulutları atmosferi kaplamış, Güneş kara bulutların arkasında kalmış, 18 ay boyunca gündüzleri karanlıkta geçmiş, ekinler yetişememiş, Çin’de yaz mevsiminde kar yağmıştı.

Yerbilimleri

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak deprem gerçekleştiğinde ses ve ışık ile uyarı veren bir deprem alarm düzeneği tasarlıyoruz.

Yerbilimleri

Yeryüzünde çok sayıda deprem meydana gelir. Bazı depremlerin gücü hissedilemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle herhangi bir zarara yol açmazlar. Şiddetli depremler ise büyük çapta can ve mal kaybına sebep olabilir. Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle basit bir sismograf düzeneği tasarlayıp çalışma prensibini öğreniyoruz.

Yerbilimleri

Türkiye önemli fay hatlarını barındıran bir deprem ülkesidir. Deprem önlenebilir bir doğa olayı olmasa da depremin yıkıcı etkilerini alacağımız önlemlerle en aza indirebiliriz. Peki depreme karşı hazırlıklı olmak için neler yapabiliriz?

Yerbilimleri

Peru’nun güneyindeki antik İnka şehri Machu Picchu, And Dağları’nda 2430 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer alır. 1438-1472 yılları arasında hüküm süren İmparator Pachacuti için inşa edildiği düşünülen şehir, 2007 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmişti.

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti.