Skip to content Skip to navigation

En Küçük Yıldız Keşfedildi

Dr. Mahir E. Ocak
28/07/2017 - 09:28

Cambridge Üniversitesi’nde çalışan bir grup gökbilimci bugüne kadar bilinen en küçük yıldızı keşfetti. Bilimsel yazında EBLM J0555-57Ab olarak adlandırılan yıldız Dünya’ya yaklaşık altı yüz ışık yılı uzaklıkta. Çapı Satürn’ünkinden biraz büyük olan yıldızın kütlesi Güneş’inkinin sadece %8’i kadar. Eğer gökcisminin kütlesi biraz daha küçük olsaydı merkezindeki basınç hidrojen füzyonunu gerçekleştirmek için yeterli olmadığı için yıldızlar gibi ışık yaymazdı.

Bir ikili yıldız sisteminin üyesi olan gökcisminin büyüklüğü ve sıcaklığı bugüne kadar keşfedilmiş, gaz devi olarak adlandırılan ötegezegenlerin pek çoğundan daha küçük. Keşif esasen yıldızları değil ötegezegenleri belirlemek için kullanılan transit yöntemiyle yapılmış. Bir ötegezegen kendi yıldızıyla Dünya’nın arasından geçerken yıldızdan Dünya’ya ulaşan ışık miktarında bir miktar azalma olur. Transit yöntemi de yıldızın parlaklığındaki bu değişimlerin incelenmesiyle ötegezegenlerin keşfedilmesi esasına dayanır. EBLM J0555-57Ab de kendisinden çok daha büyük olan eşinin önünden geçerken eşinden Dünya’ya ulaşan ışığın bir miktar azalmasına neden oluyor.

Alexander von Boetticher ve arkadaşları tarafından yapılan keşifle ilgili detaylı bir makale Astronomy & Astrophysics’te yayımlanacak. Makalenin ön baskısına arXiv’den ulaşılabiliyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu. 

Gökbilim ve Uzay

Merkür, ağustos ayında, yıl içinde gün doğumundan önce gözlemlendiği zamanlar arasında en parlak görünümde. Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in batışından sonra gökyüzünde görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Teknoloji mağazalarından bile kolayca satın alınabilen küçük boyuttaki döner kanatlı İHA’ların devasa yolcu uçaklarına büyük hasarlar vererek uçuş güvenliğini tehlikeye atabileceğini biliyor muydunuz?

Gökbilim ve Uzay

Konya Bilim Merkezi tarafından ilki 2018’de düzenlenen Astrofest gökyüzü gözlem etkinliği bu yıl 12-14 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirildi. “Herkese biraz gökyüzü!” sloganı ile düzenlenen etkinliğe gençler aileleriyle birlikte katıldı.

Gökbilim ve Uzay

20 yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) geçmişten günümüze birçok araştırmacı astronota ev sahipliği yapıyor. Çoğunlukla altı ay süren görevleri boyunca Dünya’dan uzakta kalan astronotlar, su ve hava gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için ISS’nin özel sistemlerinden yararlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak.