Skip to content Skip to navigation

En Soğuk Laboratuvar

Dr. Mahir E. Ocak
25/05/2018 - 16:50

NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) kuantum fiziği deneylerinin yapılacağı bir Soğuk Atom Laboratuvarı kurmaya hazırlanıyor. Laboratuvar, kurulumu tamamlandığında evrenin bilinen en soğuk yeri olacak.

Satyendra Nath Bose ve Albert Einstein tarafından 20. yüzyılın başlarında yapılan bir tahmine göre bozon türü parçacıklardan oluşan maddeler, mutlak sıfıra çok yakın sıcaklıklara soğutulduklarında tüm parçacıklar aynı (en düşük enerjili) kuantum durumuna geçerler. Maddenin ortaya çıkan bu hali günümüzde Bose-Einstein yoğuşukları olarak adlandırılıyor.

Soğuk Atom Laboratuvarı’nda makro büyüklükte Bose-Einstein yoğuşukları üretilmesi planlanıyor. Yeryüzünde üretilen Bose-Einstein yoğuşukları kütleçekimi etkisiyle sadece birkaç saniye içinde dağılırlar. ISS’deki ağırlıksız ortamdaysa en az 10 saniye boyunca var olabilecekleri düşünülüyor. Bu sürenin, yoğuşuğun sıcaklığını mutlak sıfırın bir derecenin 20 trilyonda biri üzerine kadar düşürmek için yeterli olacağı düşünülüyor. Böylece bilinen evrendeki en soğuk ortam oluşturulacak. Kuantum mekaniksel etkiler düşük sıcaklıklarda daha belirgindir. Soğuk Atom Laboratuvarı’nda da Bose-Einstein yoğuşukları üzerinde kuantum mekaniğinin temelleriyle ilgili deneyler yapılması planlanıyor.

NASA - Soğuk Atom Laboratuvarı'nda kurulması planlanan deney kapsülü

Bose-Einstein yoğuşukları üretilirken önce atomlar neredeyse durgun hale gelene kadar lazerler yardımıyla sıcaklığın düşürülmesi planlanıyor. Daha sonra manyetik alanlar kullanılarak atomlar bir hacmin içine hapsedilecek. Son olarak başka soğutma yöntemleriyle sıcaklığın daha da düşmesi ve yoğuşuğun oluşması sağlanacak. Yoğuşukların Dünya’nın manyetik alanındaki değişimlerden etkilenmemesi için önlem alınması gerekiyor. Ayrıca yapılacak çok hassas deneylerin astronotlar uykudayken gerçekleştirilmesi planlanıyor. Böylece çevredeki hareketlerin deney sonuçlarını mümkün olduğu kadar az etkilemesi sağlanacak.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Scott S. Sheppard, David Jewitt ve Jan Kleyna, Hawaii’deki Mauna Kea Dağı’ndaki Subaru Teleskobu’yla yaptıkları gözemler sonucunda Satürn’ün 20 yeni uydusunu keşfetti. Böylece Satürn’ün bilinen uydularının sayısı 82’ye çıktı.

Gökbilim ve Uzay

Mars, 2 Eylül’de yörünge hareketi sırasında Güneş’in arkasından geçmişti. Bu süreçte Güneş ile aralarındaki açısal mesafe küçük olduğundan Mars’ı Güneş’in parlaklığı nedeniyle birkaç hafta boyunca gözlemlemek mümkün olmadı. Mars ekim ayının ortasından itibaren doğu ufkunun üzerinde tekrar ortaya çıkıyor.

Gökbilim ve Uzay

Trigonometri lisede matematik dersinde karşılaştığınız ve belki de anlamakta zorlandığınız konulardan biri. Dik üçgenlerin iç açıları ve kenar uzunlukları arasındaki bağlantılarla ilgili matematiğin bu dalı size soyut gelebilir. Geçmişte insanlar denizcilikte, haritacılıkta ve astronomi yani gökbilimde karşılaştıkları problemleri çözmek için trigonometriden faydalandı. 

Gökbilim ve Uzay

İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 17-22 Eylül tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl 1.720.000 kişinin katıldığı etkinlik dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali oldu.

Gökbilim ve Uzay

NASA Space Apps Challenge’ın (NASA Uluslararası Uzay Uygulamaları Yarışması) Türkiye ayağı bu yıl Ankara, Elazığ ve Şanlıurfa’da düzenleniyor. Ankara’daki organizasyona 19-20 Ekim tarihlerinde ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu ev sahipliği yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Geçmişten günümüze birçok araç uçsuz bucaksız evreni keşfetmek için uzaya gönderildi. Bu araçlar Merkür, Venüs, Mars, Neptün, Satürn, Plüton ve Ay hakkında veriler topladı ve bugün de toplamaya devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn ve ilkdördün evresindeki Ay 8 Eylül’de gökyüzünde birlikte görülebilir. 20 Eylül’de ise Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran yakın görünümde. Her iki gökcismini gece yarısına yakın saatlerde batı ufkunun üzerinde görebilirsiniz. 23 Eylül sonbahar ılımı yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih.

Gökbilim ve Uzay

Maden cevherlerinden metalleri özütlemek için mikroorganizmalardan yararlanılan yöntemler biyomadencilik olarak adlandırılır. Biyomadenciliğin yeryüzündeki tarihi 1950’lere kadar gider. Günümüzde bazı araştırmacılar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) uzayda biyomadencilikle ilgili çalışmalar yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu.