Skip to content Skip to navigation

Enerji İçecekleri Vücudu Nasıl Etkiliyor?

Dr. Tuba Sarıgül
03/04/2018 - 11:08

Enerji içecekleri genellikle uyanık kalmayı sağladıkları, fiziksel ve bilişsel performansı artırdıkları düşüncesiyle tüketilir. Enerji içeceklerinin temel bileşeni kafeindir. Bu içecekler kafein dışında taurin, glukoronolakton, bazı B grubu vitaminleri, şeker gibi başka maddeler de içerebilir.

Kafeinin etkileri vücuda alındıktan yaklaşık 15 dakika sonra ortaya çıkmaya başlar, 6 saat devam eder. Kafein fosfodiesteraz enziminin etkinliğini engeller. Hücre içi sinyal iletiminde rolü olan halkalı adenozin monofosfat (cAMP) maddesinin yıkımı fosfodiesteraz enzimi aracılığıyla gerçekleştiğinden, kafein hücre içinde cAMP seviyesinin yükselmesine neden olur. cAMP seviyesindeki değişime bağlı olarak kalp kaslarının kasılma hızı ve gücü artar. Sonuçta kan basıncı yükselir, beyne ve diğer dokulara daha fazla oksijen ulaşır.

Enerji içeceklerindeki taurin maddesi ise bir amino asittir. Kaslarda, kalpte, beyinde ve retinada yüksek oranda bulunur. Mekanizması henüz tam olarak aydınlatılamamış olsa da taurinin vücutta gerçekleşen temel birçok biyokimyasal süreçte (örneğin ozmotik basınç, enzim aktivitesi, hücre gelişimi, sinir iletimi) düzenleyici rolü vardır.

Glukoronolakton vücutta glikozun geçirdiği biyokimyasal değişimler sırasında oluşan ara ürünlerden biridir. Vücuda alındıktan sonra hızlı bir şekilde emilir, metabolize edilir ve vücuttan atılır. Bu nedenle hızlı şekilde enerjiye dönüşen bir kaynak olduğu kabul edilir.

Taurinin ve glukoronolaktonun kafeinle etkileşimi ve bu maddelerin aşırı tüketiminin etkileri ise tam olarak bilinmiyor.

Enerji içecekleriyle ilgili en önemli endişeler uzun dönemli ve aşırı kullanımının sağlık üzerindeki olası zararları ve özellikle gelişme dönemindeki bireyler -çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler- üzerindeki etkileri.

Journal of the American Heart Association dergisinde yayımlanan ve genç yetişkinler üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada bir enerji içeceği ile aynı miktarda ancak sadece kafein içeren bir içecek karşılaştırıldı. Sonuçta enerji içeceği tüketen katılımcılarda kan basıncındaki artışın daha uzun süre sonra normale döndüğü ve kalp ritmindeki düzensizliğin sadece kafein içeren içecek tüketen katılımcılara göre yüksek olduğu anlaşıldı. Ancak enerji içeceklerinin uzun dönemli etkilerinin belirlenebilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu söylenebilir.

Kaynak:

  • Emily, A. ve ark., “Randomized Controlled Trial of High-Volume Energy Drink Versus Caffeine Consumption on ECG and Hemodynamic Parameters”, Journal of the American Heart Association, Cilt 6, Sayı 5, s. 1-9, 2017.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Gece yatarken, sabah uyanır uyanmaz, yolda yürürken veya ders çalışırken akıllı telefonunuzu sık sık kontrol ediyor musunuz? Günlük alışkanlıklarımızdan biri olduğu düşünülse de ekran bağımlılığı teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği yeni bir hastalık olabilir.

Tıp ve Sağlık

Vücudumuzu mikroorganizma adı verilen gözle görülemeyecek kadar küçük trilyonlarca canlı ile paylaştığımızı biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Yapılan bir araştırma ikizlerin toplumun genelinden daha uzun yaşadığını gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Bir sabah uyandınız. Ancak yataktan hiç çıkmak istemediniz. Boğaz ağrısı ve öksürük de cabası. Peki, ama neden? 1676 yılında Hollandalı mikrobiyolog Antonie van Leeuwenhoek göl suyunu kendi tasarımı olan mercekli mikroskopta incelerken farklı bir canlı türü keşfetti.

Tıp ve Sağlık

Dünya genelinde kanser, diyabet ya da bulaşıcı hastalıklar nedeniyle birçok kişi hayatını kaybediyor. Doktorların uyarıları, düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı yaşam uygulamaları ile bu hastalıkların önüne geçilmeye çalışılıyor.

Tıp ve Sağlık

Cep telefonlarının ve klavyelerin klozet kapaklarından daha kirli olduğunu biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Utah Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı üç boyutlu yazıcılarla canlı hücrelerden bağ doku, tendon ve omurga üretmek için bir yöntem geliştirdi. Gelecekte bu yöntemle üretilen dokular tedavi amacıyla kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

ABD’li biyolog Ross G. Harrison 1907’de erişkin bir kurbağadan elde ettiği lenf sıvısında kurbağa sinir hücrelerini büyütmeyi başardı.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü bu yıl, kanser tedavisi için bağışıklık sistemini hedef alan yöntemlerin geliştirilmesine yaptıkları katkılar sebebiyle James P. Allison ve Tasuku Honjo'ya verildi.

Tıp ve Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz haziran ayında güncellenen Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’na video oyunu oynama bozukluğu eklendi.