Skip to content Skip to navigation

Evrensel Bir Grip Aşısı

Dr. Mahir E. Ocak
03/09/2014 - 11:06

Grip pek çok hastalığa nazaran daha önemsiz gibi görünse de her yıl çok sayıda insanın ölümüne neden oluyor. Grip virüsleri sürekli olarak değişikliğe uğradığı için her yıl yeniden grip aşısı geliştirmek gerekiyor ve bir önceki yıl çok görülen grip virüslerini hedef alan bu aşılar uzun süreli koruma sağlayamıyor. Stanford Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı, grip virüslerinin daha az değişikliğe uğrayan kısımlarını hedef alan evrensel bir grip aşısı geliştirmeye çalışıyor.

Günümüzde geliştirilen grip aşıları, virüslerde bulunan HA adlı bir proteini hedef alıyor. Şişkin bir kafa ve ince bir gövde kısmından oluşan bu proteinin görünümü bir mantara benziyor. Günümüzdeki aşıların hepsi bu proteinin kafa kısmını hedef almasına rağmen, incelemeler zaman içinde proteinin gövde kısmında meydana gelen değişikliklerin kafa kısmında meydana gelenlerden çok daha az olduğunu gösteriyor. Bu yüzden proteinin kafa kısmını değil, gövde kısmını hedef alan bir aşının etkinliğinin çok daha uzun süreceği düşünülüyor. Bu amaçla çalışmalar yapan bir grup araştırmacı bağışıklık sistemi tarafından hedef alınabilecek bir antijen geliştirmeyi başardı. Dr. T. Lu ve çalışma arkadaşlarının sonuçları Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)'da yayımlandı.

Aşılar bağışıklık sistemi tarafından hedef alınacak az miktarda antijen içerir. Aşılar sayesinde virüsleri tanımayı öğrenen bağışıklık sistemi, vücuda giren virüslerin hastalığa sebep olabilecek kadar üremesine engel olur. Bu çalışma sırasında araştırmacılar evrensel bir grip aşısında kullanılabilecek bir antijen elde edebilmek için 1918'de ve 2009'da salgınlara sebep olan H1N1 virüsünün DNA'sından yararlandı. DNA'nın HA proteininin sentezi ile ilgili kısmını ayıran araştırmacılar, proteinin kafa kısmı ile ilgili kodları da çıkardı. Böylece kullanılan DNA zincirinde sadece gövde kısmının sentezi ile ilgili kodlar kaldı. Araştırmacılar bu DNA dizisinden proteinin gövde kısmını üretmek için Hücre Dışı Protein Sentezi (HDPS) adı verilen yeni bir yöntem kullandı. Bu yöntem daha önceleri kullanılan yöntemlerden çok daha kısa sürede protein sentezlenmesine imkân veriyor.

Araştırma sırasında iki önemli problemin çözülmesi gerekmiş. Birincisi,  HA proteini üç monomerden oluşan bir trimer olmasına rağmen HDPS yöntemi ile başlangıçta sadece monomerlerin elde edilmesi. İkincisi ise sentezlenen monomerin suda çözünürlüğü çok düşük olduğu için sıvı aşılarda kullanılmaya uygun olmaması. Araştırmacılar iki yıla yayılan onlarca deneme-yanılmadan sonra bu problemleri çözmeyi başardı.

Elde edilen antijenin evrensel bir grip aşısı olup olamayacağının anlaşılması için hâlâ birkaç aşamadan geçmesi gerekiyor. Öncelikle, üretilen protein gövdesinin virüs benzeri bir parçaya eklenmesi düşünülüyor. Böylelikle bağışıklık sisteminin antijeni tanıma süreci hızlandırılacak. Eğer bu aşama da başarılı bir biçimde tamamlanabilirse, elde edilen aşı adayı madde önce hayvanlarda daha sonra insanlarda denenecek.

Kaynak:

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Aşırı şeker tüketilmesinin hiperaktiviteye neden olduğu konusunda bilim insanları arasında görüş birliği bulunmasa da obezite, diyabet yani şeker hastalığı, karaciğerde yağlanma, diş problemleri gibi sorunlara neden olduğu biliniyor.

Tıp ve Sağlık

İletişim ve bilgi teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasıyla sosyal medya yaşamımızın ayrılmaz bir parçası  hâline geldi. 

Tıp ve Sağlık

Milyonlarca insanı etkileyen yeni tip koronavirüsün neden olduğu COVID-19 hastalığının henüz etkisi kanıtlanmış bir tedavisi veya aşısı yok. İlaç ve aşı geliştirme çalışmaları ise sürüyor.

Tıp ve Sağlık

N95-N99/FFP2-FFP3 maskelerin, parçacıkların geçirgenliğini engelleyen nanofiber filtreleri TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Malzeme Enstitüsü tarafından üretildi.

Tıp ve Sağlık

Kimi zaman bazı yiyecekleri canımız diğerlerine göre daha çok çeker. Bunun sebebiyse vücudumuz için gerekli besin maddelerini günlük olarak belirli oranlarda almak zorunda olmamız.

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüsün ağız, burun, boğaz gibi solunum yollarından geçip akciğerlere ve havayı soluk borusundan akciğerlere taşıyan hava yolları olan bronşlara yerleştiği ve bunun sonucunda virüsün bulaştığı kişide solunum yetmezliğinin ortaya çıktığı artık biliniyor.

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüs, solunum yolu enfeksiyonuna neden oluyor. Bu nedenle COVID-19’a yakalanan hastalardan ciddi solunum yetmezliği yaşayanların tedavisinde mekanik ventilatörlere yani solunum cihazlarına ihtiyaç duyuluyor.

Tıp ve Sağlık

Kısa bir sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüsün neden olduğu COVID-19 hastalığının henüz bir tedavisi ya da aşısı bulunmuyor.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde hayvanların beyninde ağrı algısını kontrol eden bir bölge keşfetti. 

Tıp ve Sağlık

Virüslerin neden olduğu solunum yolu enfeksiyonları, virüs taşıyan kişinin nefes alıp verirken, konuşurken, öksürürken ve hapşırırken açığa çıkardığı damlacıkların başka bir insana bulaşması ile ortaya çıkıyor.