Skip to content Skip to navigation

Falcon9 Roketi Dikey İniş Yapmayı Başardı

Dr. Zeynep Bilgici
25/12/2015 - 11:33

SpaceX’in Falcon9 isimli roketi 11 küçük uyduyu yörüngeye yerleştirdikten sonra Dünya’ya başarıyla iniş yaptı.

Uzay taşımacılığı ve teknolojileri alanında çalışmalar yürüten SpaceX tekrar kullanılabilir roketler üzerine yoğunlaşıyor. Bu nedenle uzaya gönderdiği roketleri atmosfer dışı görevlerini tamamladıktan sonra yeryüzüne hasarsız indirmeyi hedefliyor.

Uzun süredir bu konuda çalışan SpaceX’in daha önceki denemeleri başarısız sonuçlanmıştı. Bu denemelerden birinde okyanus üzerine kurulan devasa platforma inmeye çalışan roket büyük zarar gördü. Haziran ayında yapılan diğer bir denemede ise roket havalandıktan kısa bir süre sonra patladı.

Başarıyla tamamlanan son deneme ise Aralık ayında ABD’nin Florida Eyaleti’nde gerçekleşti. Bu defa okyanus yerine kara parçasına indirilmeye çalışılan roket, birkaç dakika içinde yörüngeye 11 haberleşme uydusu bıraktı ve fırlatıldığı yerden yaklaşık 10 km uzak bir noktaya dikey iniş yaptı.

Aslında yakın zaman önce Blue Origin şirketinin New Shepard roketi de dikey iniş yaptı, ancak bu rokete göre daha yüksek hızda ve daha uzun menzilde uçtuktan sonra yere dikey iniş yapan Falcon9’un başarısı büyük önem taşıyor. Çünkü tekrar kullanılabilir roketler alanında SpaceX’in elde ettiği bu başarının uzaya uçuş maliyetlerini düşüreceği ve uzay yolculuğunda yeni bir dönem başlatacağı düşünülüyor.

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Konya Bilim Merkezi tarafından ilki 2018’de düzenlenen Astrofest gökyüzü gözlem etkinliği bu yıl 12-14 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirildi. “Herkese biraz gökyüzü!” sloganı ile düzenlenen etkinliğe gençler aileleriyle birlikte katıldı.

Gökbilim ve Uzay

Şili’deki ALMA teleskoplarıyla gözlemler yapan bir grup gökbilimci, Dünya’ya yaklaşık 1500 ışık yılı mesafedeki genç bir yıldızın etrafında tuz molekülleri tespit etti. Dr. A. Ginsburg ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Astrophysical Journal’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Ay, Güneş’ten sonra gökyüzündeki en parlak ikinci gökcismi. Ay gökyüzü gözlemcilerine çıplak gözle gerçekleştirebilecekleri birçok gözlem imkânı sunuyor. Örneğin her gece gökyüzünde Ay’ı farklı bir şekilde görürüz. Çünkü Dünya etrafındaki yörünge hareketi sırasında Ay’ın Güneş’e göre konumu sürekli değişir.

Gökbilim ve Uzay

“Şu an saat kaç?” sorusuna saatimize hemen cevap verebiliriz. Geçmişteyse zamanı ölçmek hiç de kolay değildi. Usturlap adı verilen alet, Güneş ve yıldız gibi gökcisimlerinin gökyüzündeki konumuna göre zamanı ölçmeyi sağlıyordu.

Gökbilim ve Uzay

Rus-Alman ortaklığı ile inşa edilen Spektrum Röntgen Gama (SRG) Uzay Gözlemevi'nin, 12 Temmuz 2019'da Kazakistan'da bulunan Baykonur Uzay Üssünden Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor. Bu görevin temel amacı evrenin şimdiye kadar gerçekleştirilmemiş bir hassasiyetle X-ışını haritasını oluşturmak. 

Gökbilim ve Uzay

MESSENGER uzay aracının topladığı kütleçekim verilerini analiz eden araştırmacılar Merkür’ün büyük, katı bir iç çekirdeğe sahip olması gerektiği sonucuna vardılar.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?