Skip to content Skip to navigation

Fotodinamik Terapiyle Kanser Tedavisi

Dr. Mahir E. Ocak
25/05/2016 - 13:31

Fotodinamik terapiyle (PDT) sağlıklı dokulara zarar vermeden kanser tedavi edilmeye çalışılıyor. Ülkemizde bu konuda araştırmalar yapan, Gebze Teknik Üniversite Kimya Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin ile PDT ve kanser tedavisi üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

TÜBİTAK Bilim Genç: Hangi konular üzerine araştırma yapıyorsunuz?

Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin: En genel anlamıyla fotodinamik terapide kullanılan moleküllerin tasarımı ve sentezi üzerine araştırmalar yapıyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Bu moleküller ne için kullanılıyor?

Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin: Sentezlediğimiz moleküller ışığa maruz kaldıklarında zehirli hale geliyor. Bu molekülleri bir kanser hastasına ilaç olarak verdiğinizi ve yalnızca tümörün olduğu bölgeye ışık tuttuğunuzu hayal edin. Bu bölgedeki moleküller zehirli hale gelerek kanserli hücrelerin ölmesini sağlayacak ve bu sırada sağlıklı dokular zarar görmeyecektir. Bu teknik kanser tedavisinde kullanılıyor ve klinik aşamada son derece umut vadediyor. Ayrıca enfeksiyonların ve özellikle yanıkların tedavisinde de hayli faydalı. Sarı nokta hastalığının tedavisi ve dermatolojik sorunlarda ise çok daha yaygın şekilde kullanılıyor. Geniş bir çerçeveden bakıldığında, biyomedikal alanında çalıştığımızı söyleyebilirim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Sizi bu alanda çalışmaya teşvik eden şey neydi?

Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin: Üniversitede biyoloji eğitimi aldım ve biyokimya üzerinden zamanla kimya alanına yöneldim. Moleküllerin biyomedikal fotodinamik uygulamaları, 2005’ten beri yani çalıştığım laboratuvara geldiğim andan itibaren hep ilgimi çekmiştir.

TÜBİTAK Bilim Genç: Laboratuvarınızda ne tür araştırmalar yapılıyor?

Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin: Zamanımızın çoğu, şu an var olanlardan daha etkili moleküller sentezlemeye çalışmakla geçiyor. Bu amaca ulaşmak için de fizik, biyoloji, kimya alanlarının bir araya geldiği disiplinler arası bir çaba ile araştırmalarımızı sürdürüyoruz. Kalan zamanımızdaysa, hazırlanan moleküllerin karakterizasyonuyla (analizleriyle) ve ardından PDT’deki etkinliklerinin değerlendirilmesiyle uğraşıyoruz.

TÜBİTAK Bilim Genç: Çalıştığınız konularda sanayi işbirliği ile ortak projeler yapmak mümkün mü?

Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin: Maalesef mümkün değil, ancak bunu çok istiyorum! Bana göre, Türkiye PDT’nin ilerlemesi için, dinamizm ve yeniliklere açıklık bakımından, ideal ülkelerden biridir. Çin ve Brezilya, PDT’yi ulusal düzeyde ele alan büyük ülkelerden. Türkiye’nin bu alandaki araştırmaları daha iyi ve daha hızlı yapabilmesi için büyük bir potansiyele sahip olduğundan eminim. Bunu başarabilmek ve özellikle de orijinal molekülleri Türkiye’de geliştirebilmek için sanayi ile etkileşim halinde olmak gerekiyor.

TÜBİTAK Bilim Genç: Araştırma grubunuzdaki öğrenciler hangi bölümlerde eğitim görüyor?

Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin: Yüksek lisans ve doktora öğrencilerimin çoğu kimya bölümü, bir kısmıysa kimya öğretmenliği ya da kimya mühendisliği mezunu. Yüksek lisansa başlayacak öğrenciler için en önemli özellik nereden geldikleri değil, motivasyonlarıdır. Araştırma alanımız özünde çok disiplinli olduğu için farklı bölümlerden gelen öğrencilere her zaman açığız.

TÜBİTAK Bilim Genç: Mezun öğrencilerinizin iş imkânlarından bahsedebilir misiniz?

Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin: Bu alanda yüksek lisans ya da doktora yapan öğrenciler, ilaç firmaları ve Ar-Ge sektörü başta olmak üzere, kimya ile ilgili tüm alanlarda iş bulabilirler.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Gece yatarken, sabah uyanır uyanmaz, yolda yürürken veya ders çalışırken akıllı telefonunuzu sık sık kontrol ediyor musunuz? Günlük alışkanlıklarımızdan biri olduğu düşünülse de ekran bağımlılığı teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği yeni bir hastalık olabilir.

Tıp ve Sağlık

Vücudumuzu mikroorganizma adı verilen gözle görülemeyecek kadar küçük trilyonlarca canlı ile paylaştığımızı biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Yapılan bir araştırma ikizlerin toplumun genelinden daha uzun yaşadığını gösteriyor.

Tıp ve Sağlık

Bir sabah uyandınız. Ancak yataktan hiç çıkmak istemediniz. Boğaz ağrısı ve öksürük de cabası. Peki, ama neden? 1676 yılında Hollandalı mikrobiyolog Antonie van Leeuwenhoek göl suyunu kendi tasarımı olan mercekli mikroskopta incelerken farklı bir canlı türü keşfetti.

Tıp ve Sağlık

Dünya genelinde kanser, diyabet ya da bulaşıcı hastalıklar nedeniyle birçok kişi hayatını kaybediyor. Doktorların uyarıları, düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı yaşam uygulamaları ile bu hastalıkların önüne geçilmeye çalışılıyor.

Tıp ve Sağlık

Cep telefonlarının ve klavyelerin klozet kapaklarından daha kirli olduğunu biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Utah Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı üç boyutlu yazıcılarla canlı hücrelerden bağ doku, tendon ve omurga üretmek için bir yöntem geliştirdi. Gelecekte bu yöntemle üretilen dokular tedavi amacıyla kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

ABD’li biyolog Ross G. Harrison 1907’de erişkin bir kurbağadan elde ettiği lenf sıvısında kurbağa sinir hücrelerini büyütmeyi başardı.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü bu yıl, kanser tedavisi için bağışıklık sistemini hedef alan yöntemlerin geliştirilmesine yaptıkları katkılar sebebiyle James P. Allison ve Tasuku Honjo'ya verildi.

Tıp ve Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz haziran ayında güncellenen Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’na video oyunu oynama bozukluğu eklendi.