Skip to content Skip to navigation

Gayzerler

İbrahim Özay Semerci
02/07/2013 - 16:37

Bir püskürmede yüzlerce litre suyu onlarca metre yükseğe taşıyan gayzerler, erimiş kayaçların ve sıcak suyun yeraltındaki yarık ve mağaralar boyunca yukarı doğru hareketiyle oluşur. Gayzer kelimesinin kökeni İzlanda’daki Geysir isimli, püsküren sıcak su kaynağıdır. Geysir kelimesi ise İzlanda dilinde "püskürmek" anlamına gelen geysa kelimesinden türetilmiştir. Birçoğu düzensiz zaman aralıklarıyla püsküren gayzerlerin oluşumu şöyle özetlenebilir:

Yağmur veya kar suları küçük çatlaklar boyunca yeryüzünden binlerce metre aşağıya sızar. Sızan su yeraltındaki mağaralarda birikir. Yeraltındaki bu mağaralarda su 300oC’den fazla bir sıcaklığa ulaşsa da, o derinlikte kayaların ve daha üstte bulunan suların oluşturduğu çok yüksek basınçtan dolayı gaz halde bulunmaz. Aşırı sıcak su, bulduğu açıklıklardan yukarı doğru hareket eder ve bu esnada üzerine etki eden basınç azalmaya başlar. Bu durumda su daha düşük sıcaklıklarda kaynamaya başlar. Basınç azalması çok hızlı gerçekleşirse kaynamakta olan su yeryüzünde buhar olarak açığa çıkar ve bu durum gayzer püskürmesine neden olur. Ancak basınç yavaşça azalırsa veya suyun yeryüzüne ulaştığı açıklık yeterince genişse, su yeryüzünde ılıca veya kaynarca denilen sıcak su kaynağını oluşturur. Kaynarcadan farklı olarak gayzerde sıcak suyun çıktığı yarığın özellikle yeryüzüne yakın kısımlarında daralma gözlenir. Bu dar kısmın üstünde kalan su bir kapak gibi alttaki sıcak suya basınç uygulamaya devam eder. Sıcak suyun basıncı çok arttığında gayzer püskürür ve üstünde kapak gibi duran suyu iter. Suyun yeryüzüne doğru ilerlediği yarık ne kadar darsa gayzer de o kadar yükseğe püskürür.

Gayzer püskürdükten sonra yeraltında boşalan mağara, etrafında bulunan daha soğuk su ile dolmaya başlar ve gayzer püskürmesi ile son bulacak döngü bir kez daha başlamış olur.  Bazen gayzer püskürmesine neden olan yarıklar tıkandığı için suyun yukarı doğru hareketi kesilebilir, ancak yer sarsıntılarıyla tıkanan bölgeler tekrar açılır. Gayzer püskürmelerinde depremler, insan müdahaleleri ve gayzer yolunda biriken mineraller nedeniyle değişimler olabilir.

Gayzerlerin püskürttüğü suyun içinde farklı kimyasal maddeler vardır. Suyun içinde, ilerlediği yoldaki yapıya göre silisyum dioksit (SiO2), kalsiyum karbonat (CaCO3), arsenik (As), cıva (Hg), karbondioksit (CO2), hidrojen sülfür(H2S) ve başka kimyasal maddeler bulunabilir.

Dünya genelindeki 1000 kadar gayzerin yaklaşık yarısı Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yellow Stone Milli Parkı’nda bulunuyor. Tüm gayzerler arasında en bilineni ise bu parkın içindeki Old Faithful’dur. Yine aynı park içinde yer alan Steamboat isimli gayzer ise yaklaşık 100 m ile şu an için en yükseğe su püskürten gayzerdir.

Gayzerlere Rusya, Şili, Yeni Zelanda ve İzlanda’da sıkça rastlanır. Ülkemizde ise gayzer bulunmuyor.

 

 

1

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde haziran ayında objektiflerinizi çevrenizde gördüğünüz doğal oluşumlara odaklamanızı istemiştik.

Yerbilimleri

Ürdün’deki Shubayqa 1 kazı alanında yapılan çalışmalarda 14.400 yıl önce üretilmiş bir bazlamanın yanmış kalıntıları bulundu.

Yerbilimleri

Şanlıurfa’da bugünlerde büyük bir sevinç yaşanıyor. 12 bin yıllık geçmişe sahip olan Göbeklitepe UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alındı.

Yerbilimleri

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde temmuz ayında objektiflerinizi çevrenizdeki geçmişe ait izlere odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #Arkeoloji etiketini eklemeyi unutmayın.

Yerbilimleri

İtalya’daki Pisa Kulesi eğikliğiyle ünlü. Bir zamanlar Galileo’nun yerçekim ivmesinin kütleden bağımsız olduğunu göstermek için tepesinden gülleler attığı rivayet edilen kule, inşa edilirken kasten eğik yapılmamıştı.

Yerbilimleri

Büyük Patlama kuramına göre, evrenin oluşumunun erken dönemlerinde sıcaklıklar, füzyon  tepkimelerinin (atom çekirdeklerinin birleşmesi) gerçekleşmesine müsaade edecek kadar yüksekti. Bu durum hidrojen, helyum, döteryum ve çok az miktarda lityum ve berilyum gibi hafif elementlerin oluşumuna zemin hazırladı.

Yerbilimleri

Nevada Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacı mantonun 800 kilometre derinlerinde su olduğuna dair bulgular elde etti. Dr. O. Tschauner ve arkadaşlarının yaptığı çalışmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Yerbilimleri

Güneş Sistemi’ndeki kayaç gezegenlerin büyük oranda demir ve nikelden oluşan metal bir çekirdeğe sahip olduğu tahmin ediliyor. Kayaç gezegenler, temel olarak silikat mineralleri içeren kayaçlar ve metallerden meydana gelmiştir. 

Yerbilimleri

İnsan etkinliklerinin yapay depremler ortaya çıkarabildiği biliniyor. Durham ve Newcastle üniversitelerinde çalışan bir grup araştırmacı 2016’da yapay depremlerle ilgili bir veri tabanı oluşturmaya başladı.

Yerbilimleri

Son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalar, yeraltından petrol ve kaya gazı çıkarmak için yapılan çalışmaların depremleri tetikleyebileceğini gösteriyor. Hatta bazı araştırmacılar petrol ve kaya gazı çıkarılan bölgeler için deprem tahminleri yapmaya bile başladı.