Skip to content Skip to navigation

Gayzerler Neden Patlar?

Dr. Tuba Sarıgül
31/08/2016 - 09:25

Gayzerler sıcak su buharının yeraltından yüzeye doğru fışkırarak çıktığı yer kabuğundaki açıklıklardır. Nadir olarak rastlanan bu yapılara Dünya üzerinde sadece birkaç bölgede (ABD, Rusya, Yeni Zelanda, Şili ve İzlanda) rastlamak mümkün. Gayzerler genellikle volkanik olarak aktif bölgelerde bulunur.

UC Berkeley

Yüzeyden aşağı doğru sızan sular yeraltında sıcak magma ile karşılaştığında ısınmaya başlar. Ancak yerin altında basınç çok yüksek olduğu için sıcaklığı artan su gaz haline dönüşemez. Aşırı ısınmış suyun bulunduğu kanalın üst kısımlarında basınç ve sıcaklık daha düşük olduğundan bu bölgedeki sular gaz haline dönüşmeye başlar. Buharlaşma devam ettikçe basınç azalmaya başlar ve alt kısımlardaki sular da gaz hale geçebilir. Su baharı kabarcıkları yukarı doğru hareket ettikçe hacimleri artar ve belli bir noktadan sonra su buharı kabarcıkları üzerlerindeki suyu yukarı doğru iterek sıcak su-buhar karışımının yüzeyden metrelerce yükseğe fışkırmasına neden olur.

Bazı gayzerler düzenli aralıklarla patlar. Hatta çok dakik oldukları söylenebilir. Örneğin Journal of Volcanology and Geothermal Research dergisinde yayımlanan araştırmada Şili’de bulunan El Jefe gayzerinin her 132 saniyede bir -2 saniye sapmayla- patladığı belirlendi. Bilim insanları gayzerlerin düzenli zaman aralıklarıyla patlamasının nedeninin yerin altında suyun bulunduğu kanalın şeklindeki kıvrılmalar olduğunu düşünüyor.

 

 

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Yerbilimleri

Deprem konusunda uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mustafa Erdik ile deprem ve Türkiye’deki deprem çalışmalarıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yerbilimleri

Fotoğrafta gördüğünüz neredeyse dikdörtgen prizma biçimindeki beyaz yapı tamamen doğal yollarla oluşmuş bir buzdağı.

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.