Skip to content Skip to navigation

Gaz Devleri Olarak Bilinen Gezegenler Katı Bir Çekirdeğe Sahip mi?

Dr. Tuba Sarıgül
18/03/2015 - 15:43

NASA

Gaz devleri, çoğunluğu gazlardan oluşan gezegenlerdir. Güneş’ten en uzak dört gezegen olan Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün genellikle gaz devleri olarak sınıflandırılır. Gaz devleri olarak isimlendirilen gezegenlerin ortalama yoğunluğu Dünya’nınkinin yaklaşık beşte biri kadardır. Bu gezegenlerden Jüpiter ve Satürn büyük oranda hidrojen ve helyumdan oluşurken, Uranüs’ün ve Neptün’ün yapısında molekül kütlesi hidrojenden ve helyumdan büyük olan maddelerin oranı daha fazladır. Gaz devleri büyük kütleli gezegenlerdir. Jüpiter’in kütlesi Dünya’nın kütlesinden 318 kat, Satürn’ünki 95 kat, Uranüs ve Neptün’ünki ise yaklaşık 20 kat daha büyüktür. Kütleleri dolayısıyla kütleçekim kuvvetleri çok büyük olan bu gezegenler hidrojen gibi hafif elementleri atmosferlerinde tutabilir.

Gaz devleri olarak isimlendirilen gezegenler hidrojen, helyum, amonyak ve metandan oluşan kalın bir atmosfere sahiptir. Ancak gezegenlerin iç kısımlarına doğru gidildikçe artan sıcaklık ve basınç nedeniyle atmosferi oluşturan bu maddeler sıvı hale dönüşmeye başlar. Yani gaz devleri katı bir yüzeye sahip değildir.

Kesin olarak bilinmese de bilim insanları bu gezegenlerin demir-nikel alaşımı, kayaçlar ve hidrojen bileşiklerinden oluşan katı bir çekirdeğe sahip olabileceğini düşünüyor. Örneğin hacmi Dünya’dan yaklaşık 1300 kat daha büyük olan Jüpiter’in çekirdeğinin, yaklaşık olarak Dünya ile aynı büyüklükte olduğu tahmin ediliyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Columbia Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ötegezegen keşfetmek için yaptıkları çalışmalar sırasında Kepler-1625b gezegeninin etrafında dolanan bir uydu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Hayabusa 2 uzay aracından ayrılan iki keşif aracının Ryugu asteroidinin yüzeyinden çektiği ilk fotoğraflar Dünya’ya ulaştı.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları (İHA) yarışmasının üçüncüsü 20-23 Eylül tarihleri arasında TEKNOFEST kapsamında İstanbul Yeni Havalimanı’nda yapıldı.

Gökbilim ve Uzay

İnsanlığın evreni anlama çabası da gökyüzünün kendisi kadar muhteşem değil mi? Üst üste konulan tuğlalarla yavaş yavaş yükselen bir yapı gibi kuşaklar boyunca oluşturulan bilgi birikimine hayran olmamak elde mi?

Gökbilim ve Uzay

Oort Bulutu’nun iç sınırı ile dış sınırı arasındaki mesafe o kadar büyüktür ki NASA’nın günde 1,5 milyon kilometre kateden uzay aracı Voyager 1’in bu hızla Oort Bulutu’na ulaşması yaklaşık 1300 yılı, Oort Bulutu’ndan çıkması ise 30.000 yılı bulabilir.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) önderliğinde düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 20-23 Eylül tarihleri arasında İstanbul Yeni Havalimanı’nda gerçekleştirildi.

Gökbilim ve Uzay

Gökyüzü gözlemine ilgi duyuyorsanız mevsimler değişirken gökyüzündeki dönüşüme de tanık olmuşsunuzdur.

Gökbilim ve Uzay

İnsanların en büyük hayallerinden biri belki de başka gezegenleri ve yıldız sistemlerini ziyaret etmek. Böylesi uzun bir yolculuk için çok hızlı hareket edebilen uzay araçlarına ihtiyacımız var.

Gökbilim ve Uzay

Ekinoks olayı yılda iki kez gerçekleşir. İlkbahar ekinoksu (ilkbahar ılımı olarak da isimlendirilir) Kuzey Yarımküre’de ilkbaharın, sonbahar ekinoksu (sonbahar ılımı olarak da isimlendirilir) ise sonbaharın ilk günü olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Model uydu yarışması CanSat Competition 2018’de Bülent Ecevit Üniversitesi grizu-263 takımı ikinci oldu.