Skip to content Skip to navigation

Genel Görelilik Kuramı Bir Testten Daha Başarıyla Geçti

Dr. Mahir E. Ocak
28/08/2018 - 16:20

Genel görelilik kuramı geliştirildiğinden beri pek çok testten başarıyla geçti. Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, bu testlerin en sonuncusu ve en zoru yakın zamanlarda yapıldı. Gökadamızın etrafındaki devasa karadeliğin etrafında dönen bir yıldızı gözlemleyen araştırmacılar, genel görelilik kuramının tahminleriyle uyumlu sonuçlar elde etti.

Gökadamızın merkezinin yakınındaki yıldızları gözlemlemek çok zordur. Gaz ve toz bulutları yıldızlardan yayılan ışığın Dünya’ya ulaşmasını engeller. Ancak kızılötesi ışığa duyarlı kameralarla bu yıldızları takip etmek mümkündür.

Biri Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde diğeri Max Planck Dünya Dışı Fizik Enstitüsü’nde çalışan iki ayrı araştırma grubunun 1990’ların başından beri takip ettiği, S2 adı verilen yıldız gökadamızın merkezindeki Sgr A* karadeliğinin etrafında her 16 yılda bir tur atıyor. Yıldız, karadeliğe çok yakın (yaklaşık 20 milyar kilometre yarıçaplı) bir yörüngede dolandığı için büyük bir kütleçekim alanının etkisinde kalıyor ve genel görelilik kuramının etkileri gözlemlenebilir hale geliyor.

Genel görelilik kuramının sonuçlarından biri kütleçekim alanından uzaklaşan ışığın enerji kaybetmesi ve frekansının kırmızıya kaymasıdır. Özel görelilik kuramı da gözlemci ve ışık kaynağının birbirlerine göre hareket etmeleri durumunda ışığın frekansında kaymalar olacağını söyler. Araştırmacılar S2’den Dünya’ya ulaşan ışıktaki kırmızıya kaymayı gelişmiş teleskoplar yardımıyla ölçmüşler ve sonuçların görelilik kuramının tahminleriyle uyumlu olduğunu bulmuşlar. Elde edilen sonuçları Newton’un kütleçekim kuramıyla açıklamaksa mümkün değil.

Genel görelilik kuramının tahminlerinden biri de gökcisimlerinin takip ettiği yörüngelerin zamanla kaymasıdır. Örneğin bu etki Merkür’ün yörüngesinde gözlemlenebiliyor. Aynı olgunun S2’nin yörüngesinde de gözlemlenebileceği düşünülüyor. Araştırmacılar yakın gelecekte S2’nin yörüngesini takip etmeyi ve 16 yıl önce aynı bölgeden geçerken takip ettiği yörüngeden ne ölçüde farklı olduğunu ölçmeyi planlıyor. Daha sonra, elde edilen sonuçların genel görelilik kuramının tahminleriyle uyumlu olup olmadığı belirlenecek.

İlgili İçerikler

Fizik

Söz konusu elektronlar, protonlar gibi “noktasal” parçacıklar olduğunda aynı işaretli elektrik yüklerinin birbirini ittiği, zıt işaretli elektrik yüklerinin birbirini çektiği bilinir. Ancak çok sayıda elektrik yüklü noktasal parçacığın bir araya gelmesiyle oluşan “bileşke” parçacıklarda durum farklıdır. 

Fizik

Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romer, ışık hızını belirlemek için çalışmalar yapan ilk bilim insanlarından biridir. Romer, yaptığı uzun süreli gözlemler sonucunda Jüpiter’in uydularından Io’nun iki tutulması arasında geçen zamanlarda farklılıklar tespit etti.

Fizik

Bu etkinliğimizde yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisinin farklı enerji türlerine dönüştüğünü gözlemleyebileceğimiz bir düzenek tasarlayacağız.

Fizik

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. James Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için etkili bir yöntem ararken geliştirdi. İlk yazımızda Arşimet, 12. yüzyılda yaşayan el-Cezeri ve 16. yüzyılda yaşayan Takiyüddin’in suyun yukarı taşınması için geliştirdikleri düzenekleri anlatmıştık.

Fizik

Uluslararası bir araştırma grubu, araçların arka kısımlarına hava püskürten cihazlar yerleştirerek hava sürtünmesini azaltmayı başardı. Dr. Ruiying Li ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Physical Review Fluids’te yayımlandı.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemelerden güneş enerjisi ile çalışan bir yel değirmeni düzeneği tasarlayarak enerji dönüşümünü gözlemleyeceğiz.

Fizik

Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü ve Zürih Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, aşırı derecede düşük sıcaklıklara soğutulduğunda bile suyun donmasını engelleyen bir yöntem geliştirdi. 

Fizik

Nano ölçekteki malzemelerin özelliklerinin anlaşılması için gerçekleştirdiği uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Hasan Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Gözümüz karanlık veya aydınlık ortamlarda, nesnelerin çok uzakta ya da çok yakında olduğu durumlarda net görüntüler oluşturabiliyor. Etkileyici fotoğraflar çekebilmek içinse fotoğraf makinesinde doğru ayarların yapılması gerekiyor. Gelin, görüntü oluşturma özelliğine sahip olan insan gözü ile fotoğraf makinesini karşılaştıralım.

Fizik

İletken, yüksüz iki levhanın birbirine paralel biçimde boşlukta konumlandırıldığını düşünelim. Klasik elektromanyetik kuram levhalara net bir elektriksel kuvvet etki etmeyeceğini söyler. Ancak gerçekte durum çok daha farklıdır.