Skip to content Skip to navigation

Gezegenlerin Renkleri Neden Birbirinden Farklıdır?

Dr. Tuba Sarıgül
21/09/2016 - 09:00

Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin hepsi birbirinden farklı renklerde. Gezegenlerin hangi renklerde göründüğü yüzeylerinin ve atmosferlerinin hangi maddelerden oluştuğuyla ilişkilidir.

Kayaç yapısında bir gezegen olan Merkür çok ince bir atmosfere sahiptir. Volkanik etkinlikler sonucu oluşan ve büyük oranda silisyum ve demir içeren bileşiklerden oluşan kalın bir kayaç ve toz tabakası ile kaplı olan Merkür koyu gri görünür.

Atmosferi büyük oranda karbondioksitten oluşan ve sülfürik asit içeren kalın bir bulut tabakası ile kaplı olan Venüs sarı-turuncu renklerde görünür.

Yüzeyinin yaklaşık %70’i sularla kaplı olan Dünya, Güneş Sistemi’nin mavi üyelerinden biridir. Okyanuslar mavi, bulutlar beyaz, karalar yeşil ve kahverengi dalga boyundaki ışığı yansıttığı için daha ayrıntılı şekilde incelendiğinde bu renkleri fark etmek mümkündür.

Mars’ın kırmızı-turuncu renklerde görünmesinin nedeni ise yüzeyinin demir bileşikleri içeren kayaçlarla ve toz parçacıkları ile kaplı olmasıdır.

Jüpiter’in atmosferi büyük oranda hidrojen ve helyumdan oluşur. Aynı zamanda su damlacıkları, su kristalleri, amonyak kristalleri içerir. Jüpiter’in atmosferinde hızı saatte 600 kilometreyi aşan şiddetli fırtınalar gerçekleşir. Jüpiter’in yüzeyindeki beyaz-açık sarı renkler, bulutların içindeki amonyak kristallerinden kaynaklanır. Kahverengi-turuncu renkte görünen kısımlar ise amonyum hidrosülfür içeren bulutların bulunduğu bölgelerdir.

Satürn’ün atmosferinin bileşimi Jüpiter’inkine benzerdir. Ancak gezegeni çevreleyen amonyak gazından oluşan katman, alt kısımlardaki kırmızı tonlardaki bulutların renklerinin daha soluk görünmesine neden olur.

Uranüs’ün mavi-yeşil görünmesinin nedeni atmosferinde bulunan metandır. 600 nanometre dalga boyundaki kırmızı ışığı soğuran metan ışık tayfını oluşturan diğer dalga boyundaki ışınları geri yansıtır. Atmosferinin bileşimi Uranüs’e benzeyen Neptün’ün rengi ise parlak mavidir. Neptün’ün parlak mavi renkte görünmesinde atmosferindeki henüz ne olduğu tespit edilemeyen bir maddenin katkısı olduğu düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız.

Gökbilim ve Uzay

Dergimizin 31 Aralık 2017 tarihinden beri Yayın Danışma Kurulu Üyeliğini yürüten, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bö

Gökbilim ve Uzay

NASA’ya ait Yeni Ufuklar uzay aracı Kuiper Kuşağı’ndaki bir gökcisminin yaklaşık 28.000 kilometre yakınından geçti. Dünya’ya ulaşan ilk görüntülerde Ultima Thule adı verilen gökcisminin birbirine kaynaşmış iki küreden oluştuğu görülüyor. 

Gökbilim ve Uzay

Bu yıl 22.’si düzenlenen Ulusal Gözlem Şenliği’nin başvuruları 14 Ocak-1 Mart 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimci bugüne kadar Güneş Sistemi’nde gözlemlenmiş en uzak gökcismini keşfetti. 

Gökbilim ve Uzay

Ocak ayı iki tutulma olayına ev sahipliği yapıyor. 6 Ocak’ta parçalı Güneş tutulması gerçekleşecek. Tutulma sırasında Ay, Güneş’in yaklaşık %70’ini örtecek. Kuzeydoğu Asya’dan ve Kuzey Pasifik’ten gözlemlenebilecek tutulma Türkiye’den görülemeyecek.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu ile Türksat 6A projesi ve ülkemizin uydu faaliyetleri ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

İnsanların uzay keşif macerasında Ay’a, gezegenlere ve Güneş Sistemi’nin ötesine ulaşmak için uzay araçlarının ihtiyaç duyduğu enerji nasıl sağlanabilir?

Gökbilim ve Uzay

Çin, geçtiğimiz cumartesi günü Ay’a uzay aracı gönderdi. Çin mitolojisindeki Ay tanrıçasının adı verilen Chang’e-4 uzay aracının yeni yıl civarında Ay’ın Dünya’dan görünmeyen yüzüne inmesi planlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

NASA’ya ait InSight uzay aracı 5 Mayıs’ta Mars’a gönderilmişti. Yaklaşık yedi ay süren 460 milyon kilometrelik uzun bir yolculuktan sonra uzay aracı Mars’a ulaştı ve 26 Kasım’da gezegenin yüzeyine indi.