Skip to content Skip to navigation

Göz Muayenesi Sırasında Alzheimer Tahmini

Dr. Mahir E. Ocak
10/09/2018 - 17:39

Hafıza kaybı ve bilişsel yetilerin azalması gibi belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce bile Alzheimer hastalığı beyne zarar vermeye başlayabiliyor. Dolayısıyla insanların beyinlerindeki anormal durumları tespit ederek erken Alzheimer teşhisi yapmak mümkün. Bugün bu amaçla kullanılan yöntemler hem pahalı hem de vücuda müdahale edilmesini gerektiriyor.

Geçmişte Alzheimer sebebiyle hayatını kaybetmiş insanların gözleri üzerinde yapılan incelemelerde retinanın merkezinde incelmeler ve optik sinirde (görevi retinayla beyin arasında bağlantı kurmaktır) bozulmalar gözlemlenmişti. Bu bilgiden yola çıkan bir grup araştırmacı, göz muayeneleri sırasında erken Alzheimer teşhisine imkân veren bir yöntem geliştirdi. Dr. Bliss E. O’Bryhim ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları JAMA Ophtalmalogy’de yayımlandı.

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalışan araştırmacılar, yaşları 70-80 arasında değişen 30 denek üzerinde çalışmalar yapmış. Deneklerin hiçbirinde Alzheimer belirtisi yok. Ancak yarısının beyinlerinde Alzheimer ile ilişkilendirilen amiloid ve tau proteinleri yüksek miktarda bulunuyor ve dolayısıyla gelecekte Alzheimer’a yakalanma ihtimalleri var.

Araştırmacılar deneklerin gözlerini “optik bağdaşımlı tomografi anjiyografi” olarak adlandırılan bir yöntemle incelediklerinde beyinlerinde yüksek miktarda amiloid ve tau proteinleri bulanan deneklerin retinalarının merkezinde önemli miktarda incelme olduğunu tespit etmiş. Retinanın merkezinde kan damarlarının olmadığı küçük bir bölge vardır. Araştırmacılar, Alzheimer’a yakalanma ihtimali bulunan deneklerde bu bölgenin belirgin biçimde büyüdüğünü gözlemlemiş.

Günümüzde retinanın kalınlığını belirleyebilen testlere pek çok göz muayenehanesinde rastlamak mümkün. Dolayısıyla gelecekte göz muayeneleri sayesinde Alzheimer’a yakalanma ihtimali olan hastaları tespit etmek ve erken tedaviye başlayarak hastalığın vereceği zararları en aza indirmek mümkün olabilir.

 

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Bir sabah uyandınız. Ancak yataktan hiç çıkmak istemediniz. Boğaz ağrısı ve öksürük de cabası. Peki, ama neden? 1676 yılında Hollandalı mikrobiyolog Antonie van Leeuwenhoek göl suyunu kendi tasarımı olan mercekli mikroskopta incelerken farklı bir canlı türü keşfetti.

Tıp ve Sağlık

Dünya genelinde kanser, diyabet ya da bulaşıcı hastalıklar nedeniyle birçok kişi hayatını kaybediyor. Doktorların uyarıları, düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı yaşam uygulamaları ile bu hastalıkların önüne geçilmeye çalışılıyor.

Tıp ve Sağlık

Cep telefonlarının ve klavyelerin klozet kapaklarından daha kirli olduğunu biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Utah Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı üç boyutlu yazıcılarla canlı hücrelerden bağ doku, tendon ve omurga üretmek için bir yöntem geliştirdi. Gelecekte bu yöntemle üretilen dokular tedavi amacıyla kullanılabilir.

Tıp ve Sağlık

ABD’li biyolog Ross G. Harrison 1907’de erişkin bir kurbağadan elde ettiği lenf sıvısında kurbağa sinir hücrelerini büyütmeyi başardı.

Tıp ve Sağlık

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü bu yıl, kanser tedavisi için bağışıklık sistemini hedef alan yöntemlerin geliştirilmesine yaptıkları katkılar sebebiyle James P. Allison ve Tasuku Honjo'ya verildi.

Tıp ve Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz haziran ayında güncellenen Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’na video oyunu oynama bozukluğu eklendi.

Tıp ve Sağlık

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar otizmli çocuklarda terapi amaçlı kullanılabilecek robotlar için bir yapay zekâ uygulaması geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Yaz ayları birçoğumuz için dinlendiğimiz, seyahat ettiğimiz ve yeni yerler keşfettiğimiz bir dönem. Açık havada yaptığımız etkinliklerin arttığı bu sıcak günlerde yuvalarını terk eden sürüngenler, örümcekler ve böceklerle karşılaşma olasılığımız diğer mevsimlere göre daha yüksek.

Tıp ve Sağlık

Güneş'ten gelen UVA ışınlar cildin alt katmanlarına nüfuz ederek erken yaşlanmaya, kırışıklıklara ve kalıcı cilt hasarlarına dolayısıyla da cilt kanserine neden olabilir, UVB ışınlar ise güneş yanıklarına ve cilt kanserine yol açabilir.